Sokaklarda, sessizce yanımızdan süzülüp giden o "yeni nesil" makineleri görüyorsunuz. Kimisi milli gururumuz Togg, kimisi yolların teknoloji devi Tesla, kimisi de Uzak Doğu’nun yükselen yıldızı BYD ve çok daha fazlası. Hepsi pırıl pırıl, hepsi geleceğin habercisi. Ancak bir eksik var: Bu araçlar trafikteki milyonlarca içten yanmalı motorlu aracın arasında adeta "kimliksiz" kalıyor.
Dünya çoktan kararını verdi. Çin’den Macaristan’a, İngiltere’den Norveç’e kadar yollar "Yeşil Plaka" ile renkleniyor. Peki, neden? Sadece görsel bir şov mu? Asla. Bu bir ekosistem inşası, bir ödüllendirme mekanizması.
Dünya Bu "Yeşil" Ayrıcalığı Nasıl Kullanıyor?
Gelin, biraz sınır dışına bakalım. Çin, bu işin kitabını yazdı. Büyükşehirlerde plaka almak için yıllarca çekiliş bekleyen insanlar, elektrikli araç aldıkları an o meşhur yeşil plakayı alıp trafiğe çıkabiliyor. Sonuç mu? Devasa bir EV satışı başarısı.
İngiltere ise daha pragmatik bir yol seçti. Plakanın soluna eklenen o "yeşil şerit" (Green Flash), sürücüye adeta bir "VIP kart" veriyor. Londra’nın o meşhur trafik ücretlerinden muaf mısınız? Evet. Bazı bölgelerde otobüs şeridine girip trafiği mi deliyorsunuz? Evet.
Macaristan’da ise durum daha da somut: Şehir merkezindeki o pahalı otoparklar, yeşil plakanız varsa size ücretsiz. İşte gerçek teşvik budur!
Türkiye Neyi Bekliyor?
Bizde ise durum biraz trajikomik. Türkiye’de "yeşil plaka" denince akla hala konsolosluk araçları geliyor. Oysa biz, 800V mimarilerini, LFP ve NMC batarya farklarını, V2L teknolojilerini konuşan bir otomobil toplumu haline geldik.
Artık plaka mevzuatını güncellemenin vakti geldi de geçiyor. 2027’de kapımıza dayanacak olan "Batarya Pasaportu" düzenlemelerinden önce, kendi içimizde bu kültürü oturtmalıyız.
Sadece Renk Değil, Hak Verilsin!
Bir elektrikli araç savunucusu olarak açıkça söylüyorum: Yeşil plaka Türkiye’de sadece bir görsel tercih olmamalı, yasalarla altı doldurulmuş bir "ayrıcalık belgesi" olmalıdır.
-İSPARK ve belediye otoparkları elektrikli araçlara kayıtsız şartsız ücretsiz olmalı.
-AVM şarj istasyonlarını işgal eden "fosil yakıtlı" araçların tespiti, plaka tanıma sistemleriyle otomatikleşmeli. Yeşil plakan yoksa, o alana park edemezsin!
-Otoyol ve köprü geçişlerinde, karbon ayak izini sıfırlayan bu araç sahiplerine özel bir indirim tanımlanmalı.
Biz bu yola gönül verdik, yatırım yaptık. Şimdi sıra devlette ve yerel yönetimlerde. Gelin, şu plakaları yeşillendirelim; hem yollarımız şenlensin hem de geleceğimiz nefes alsın. Çünkü unutmayın; gelecek, sessiz gelenlerin olacak. Bir sonraki köşe yazında görüşmek dileğiyle...
Adem Eyüpoğlu/TİMETÜRK