Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın, canlı yayında gündemi değerlendirdi: (2)

'(Libya Başbakanı Fayiz es-Serrac ile görüşme) Cumhurbaşkanımız bu akşam bir görüşme yapacak. Farklı bir şekilde devam edebilir, farklı bir yapıya evrilebilir oradaki Başkanlık Konseyi'- 'PKK'ya karşı, DEAŞ'ın başka yapılanmalarına karşı Suriye'de, Irak'ta veya başka bir yerde her an müdahale hakkımız vardır, her an müdahale de olabilir. Bu hem o örgütlere bir uyarıdır hem onların destekçis

04.10.2020 15:05:48
Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Libya Başbakanı Fayiz es-Serrac ile görüşmeye ilişkin, "Cumhurbaşkanımız bu akşam bir görüşme yapacak. Farklı bir şekilde devam edebilir, farklı bir yapıya evrilebilir, oradaki Başkanlık Konseyi." dedi.

Kalın, Kanal 7'de katıldığı canlı yayında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu, soruları yanıtladı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, "Suriye'de halen var olan terör bölgeleri ya bize söz verildiği şekilde temizlenir ya da biz gider bunu kendimiz yaparız." açıklamasının anımsatılarak, "Kobani, Menbiç bölgesine mi dikkati çekti?" sorusu üzerine Kalın, Suriye'de ABD ve Rusya ile anlaşma yapıldığına, her iki anlaşmada da "Herhangi bir terör yapılanmasına karşı Türkiye, nefsi müdafaa ve müdahale hakkını mahfuz tutar." ifadesinin yer aldığına dikkati çeken Kalın, şöyle konuştu:

"Yani yarın öbür gün DEAŞ Türkiye'ye saldırdığında, yahut PKK/PYD/YPG, Türkiye'ye yahut bizim oradaki mevcudiyetimize, askerimize veya bir sivil görevlimize, insani yardım kuruluşu çalışanı veya bir başkasına saldırı yaptığında bu bize nefsi müdafaa hakkı verir ve oraya müdahalemiz meşru hale gelir."

Bölgede Türkiye'ye ya da oradaki çıkarlarına yönelik bir saldırı olduğunda, bir tehdit oluştuğunda müdahale edileceğini belirten Kalın, "Bunu Suriye halkı için yaparız, Suriye halkının güvenliği, Türkiye sınır güvenliği için yaparız. Bu operasyonların devamı her an gelebilir." ifadelerini kullandı.

- "Her an müdahale de olabilir"

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Cumhurbaşkanı Erdoğan blöfle, tehditle, şantajla siyaset yapan bir lider değil. İçinde ne varsa ağzında da o vardır, kafasındaki strateji neyse uygulanan da odur. Dolayısıyla burada PKK'ya karşı, DEAŞ'ın başka yapılanmalarına karşı Suriye'de, Irak'ta veya başka bir yerde her an müdahale hakkımız vardır, her an müdahale de olabilir. Bu hem o örgütlere bir uyarıdır hem onların destekçisi olan ülkelere bir uyarıdır. Afrin'de, Münbiç ve civarında, Resulayn ve Tel Abyad civarında PYD/YPG/PKK yapılanmasının belirlenen sınırların ötesinde saldırıları devam ediyor, ufak tefek de olsa devam ediyor. Biz sabırla Ruslara, Amerikalılara, İranlılara söylüyoruz; Bakın bu hareketlilik, saldırılar devam ederse bunlar karşılıksız kalmaz. Uyarılar yapılıyor. Eğer adım atılır, bunlar geri çekilirlerse, belirlenen hattın ötesine geçerlerse, herhangi bir saldırı olmazsa bir sorun yok ama bu devam ederse, ettiği müddetçe, Türkiye oralara her an müdahale edebilir."

ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey'in YPG'ye "Artık operasyon olmayacak" güvencesini verdiği iddiasına ilişkin de açıklama yapan Kalın, "Asla böyle bir şey söz konusu değil, bu YPG/PYD/PKK yapılanmasının bir propagandası, ben James Jeffrey'in ağzından da böyle bir şey duymadım." dedi.

Avrupa Birliği (AB) Zirvesi'nde görüşülen "Doğu Akdeniz krizi"ne ilişkin bir soru üzerine Kalın, "AB Zirvesinin ilk günkü sonuç bildirgesi bizim için tatmin edici değildi." ifadesini kullandı.

- "Kıbrıs Rum kesimine şımarık tavırlarından dolayı büyük tepki var"

Alman mevkidaşıyla bu konuda uzun ve sert bir görüşme yaptığını, Türkiye'nin tepkisini ilettiğini söyleyen Kalın, "Orada Kıbrıs Rum kesiminin şantajlarına boyun eğmiş bir dil var. Evet yaptırım çıkmadı ama kimse bize 'Yaptırım çıkmadı hadi mutlu olun, buna sevinin' demesin, böyle bir şey beklemesin. Bu ölümü gösterip sıtmaya razı etmek stratejisinin artık Türkiye'ye karşı işlemeyeceğini herkesin görmesi lazım. Orada 500-600 binlik bir küçük ada devletçiğinin nerdeyse 500 milyonluk bir Avrupa'yı, 26 ülkeyi adeta esir alması kabul edilebilir bir şey değil. Birliğin işleyişi açısından da hiç rasyonel bir şey değil." diye konuştu.

Kalın, içerden aldıkları bilgilere göre de pek çok Avrupa ülkesinin de Kıbrıs Rum kesimine şımarık tavırlarından dolayı çok büyük tepki gösterdiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Almanlarda var, İtalyanlarda var, daha makul olan İspanyollar, Malta gibi birçok aktörde böyle bir tepki var, 'Bu konuları neden birbirine karıştırıp bunu bir şantaj ya da pazarlık malzemesi haline getiriyorsunuz' diye. Doğu Akdeniz'de Cumhurbaşkanımız baştan beri 'Biz müzakerelerden kaçmıyoruz, Yunanistan'la ikili ilişkilerimizde istikşafi görüşmeleri başlatalım, siyasi istişareleri, askerler arası görüşmeleri başlatalım ve bu sorunları ikili olarak çözelim' çağrısını hep yaptı. Şu anda da yapmaya devam ediyor. Biz halen bu noktadayız ve bu meseleleri günün sonunda Türkiye ve Yunanistan birlikte çözecek yani bunu biz AB üzerinden çözmeyeceğiz. Yunanistan AB üyesi olabilir ama son tahlilde komşu olanlar biziz."

İstikşafi görüşmelerin üzerinde çalıştıklarını dile getiren Kalın, "2016'da nerede kaldıysa müzakereler aynen kaldığı yerden devam edecek, tarih önümüzdeki haftalarda belirlenir. Biz burada yine diplomasiye fırsat tanıyan bir bakış açısıyla bu sorunun barışçıl yollarla çözümü için çabalarımızı devam ettireceğiz." bilgisini verdi.

Oruç Reis sismik araştırma gemisinin faaliyetlerinin, belirlenen NAVTEX'ler çerçevesinde yapıldığını ve yapılmaya da devam edeceğini aktaran Kalın, kıta sahanlığı meselesinin ikili olarak müzakere edilip çözülmesi gereken bir mesele olduğunu belirtti.

İbrahim Kalın, makul ve rasyonel olanın müzakereleri diplomasi yoluyla yönetmek olduğunu dile getirerek, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın buna bir şans verdiğini, Almanya'nın dönem başkanlığında, hem Türkiye-AB ilişkilerini ilerletmek hem Yunanistan'la ilişkileri makul bir hatta oturtmak için çaba içinde olduklarını söyledi.

Kalın, "Burada hangi milli menfaatimizden geri adım atmışız? Mavi Vatan'dan mı vazgeçmişiz, kıta sahanlığımızdan mı vazgeçmişiz? Kıbrıs ve civarındaki menfaatlerimizden, Kıbrıs davamızdan mı vazgeçmişiz? Bunların hiçbirinden geri adım söz konusu değil." dedi.

- "Libya'daki Başkanlık Konseyi farklı bir yapıya evrilebilir"

Birleşmiş Milletler tarafından tescil edilen Türkiye ve Libya arasındaki Deniz Sınırı Anlaşması'nın önemine işaret eden Kalın, Libya ile yapılan anlaşmanın, uluslararası teamüller açısından bir yerinin olduğunu açık ve net bir şekilde gösterdiğini kaydetti.

Libya Başbakanı Fayiz es-Serrac'ın, Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti'nden henüz ayrılmadığını, bu ay sonu itibarıyla yeni yapılanmaya şans vermek için ayrılabileceğini, bu durumun Libya'daki bazı ihtilaflı konulardan kaynaklanan bir tepki de olabileceğini belirten Kalın, "Kendisiyle Cumhurbaşkanımız bu akşam bir görüşme yapacak. Farklı bir şekilde devam edebilir, oradaki Başkanlık Konseyi farklı bir yapıya evrilebilir " ifadesini kullandı.

Türkiye Libya ilişkilerinin şahıslara bağımlı bir ilişki olmadığının altını çizen Kalın, Türkiye'nin meşru Libya hükümetine destek verdiğini, geçen aralık ayında da Libya ile askeri iş birliği anlaşmasını imzaladıklarını anımsattı.

Kalın, her durumda bu anlaşmanın devam edeceğini dile getirerek, "Diğer aktörlerle biz çalışmaya devam edeceğiz. Zaten orada Libyalı, Trablus'taki Libyalı siyasi aktörlerle çok iyi ilişkimiz var. Onlar da Türkiye'nin yaptığı müdahalelerin tarihi ve kritik önemde olduğunu biliyorlar." dedi.

İbrahim Kalın, Libya'nın kimi başkan seçerse Türkiye Cumhuriyeti'nin o kişiyle çalışmaya devam edeceğini sözlerine ekledi.

- "Mısır ile belli noktalarda iş birliği imkanlarının araştırılmasında zarar görmüyoruz"

Kalın, Mısır ile de ara ara temas içinde olduklarını ama iletişimin devamının gelmediğini, Mısır sistemi içinde Türkiye ile ilişkilerin normalleşmesinin istenmediğini belirterek, iki ülke arasında belli konularda iş birliği yapılabileceğini, iletişim kanallarının açık tutulabileceğini kaydetti.

"Libya, Doğu Akdeniz, Filistin meselesi konularında Mısır ile belli noktalarda iş birliği imkanlarının araştırılmasında herhangi bir zarar görmediğimiz gibi fayda da mülahaza ediyoruz. Her ne kadar anlaşamasak da birçok konuda, her ne kadar Sisi rejimini biz bu şekilde kabul etmesek de. Nasıl iktidara geldiğini, rahmetli Mursi ve arkadaşlarına nasıl davrandığını biz ve bütün dünya biliyoruz." ifadesini kullanan Kalın, Türkiye olarak yapıcı bütün aktörlerle iş birliği yapmaya hazır olduklarını vurguladı.

- "Türk- Amerikan ilişkilerinin dayandığı üç, dört temel ilkemiz var"

İbrahim Kalın, ABD'de seçimlerinde Türkiye'nin hiçbir adayı tutmadığını belirterek, devlette süreklilik esasına inandıklarını söyledi.

Kalın, "Sayın Trump da seçilse, Sayın Biden da seçilse Türk- Amerikan ilişkilerinin dayandığı üç, dört temel ilkemiz var. Karşılıklı çıkar, menfaat ilişkisi. 2 tane de çok temel sorunumuz var. Birincisi ABD'nin PYD ve YPG'ye Suriye'de verdiği destek, ikincisi de FETÖ meselesi. Bunlar bizim için ulusal güvenlik meseleleridir. Bunlar tali konular değildir. Bunlar ekonomik konular değildir. Bunlar doğrudan ulusal güvenliğimizi tehdit eden konulardır. PYD'ye destek verme ve FETÖ konusunda hiçbir adım atmama, doğrudan veya dolaylı olarak FETÖ teröristlerine himaye sağlama politikası, Obama döneminde başladı, Trump döneminde de çok fazla değişmeden devam etti." değerlendirmesinde bulundu.

Kalın, "Türkiye gibi bir ülkeyi gözden çıkarmanın mümkün olmadığını bilen bir akliyetin Beyaz Saray'a hakim olması bizim en temel beklentimiz. Bunun gereği olarak da özellikle bu iki konuda Amerikan yönetiminin mutlaka adım atması gerekiyor. Bu politikanın sürdürülebilir olmadığını kendilerinin de görmesi gerekiyor." ifadesini kullandı.

Kovid-19'a yakalanan Trump'a geçmiş olsun dileklerini ilettiklerini aktaran Kalın, bu durumun Amerikan seçimlerini bir şekilde etkileyeceğini, Amerikan halkının siyasetle ve seçimle ilişkisinin çok farklı olduğunu, seçime katılımın oranının yüzde 52'lerde bulunduğunu ifade etti.

Kalın, ABD seçimlerini kim kazanırsa kazansın Türkiye için iki temel konunun masada olmaya devam edeceğini belirterek, seçimleri izleyeceklerini söyledi.

(Bitti)

Bu yazı Timeturk.com'dan alınmıştır.

YORUMLAR (0)