DİĞER İÇERİKLER

SOSYAL HESAPLAR

Cumhurbaşkanı Erdoğan: (4)

Cumhurbaşkanı Erdoğan: (4)

7 Yıl Önce
2015-05-27 00:39:00
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Çözüm Süreci kapsamında izleme komitesi kurulmasına yönelik çalışmalara ilişkin, "Bu iş zaten şu anda da yapılıyor. 'Bizim, izleme komitesi yok' diye bir şey yok. Şu anda izleme komitemiz var zaten. MİT ne işe yarar. MİT şu anda onu yapıyor zaten. Bunun yanında bütün bilgileri MİT kiminle paylaşıyor? Benimle paylaşıyor, Başbakan'la paylaşıyor, emniyet teşkilatıyla paylaşıyor, hepsiyle paylaşıyor. Bunu böyle yürütüyoruz" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, NTV'de canlı yayında gündeme ilişkin soruları yanıtladı ve değerlendirmelerde bulundu.

Erdoğan, Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez'in makam otomobiline ilişkin tartışmaların sorulması üzerine, bugün 320-330 bin liralık bir Mercedes'in lüks olarak değerlendirilip değerlendirilmeyeceğini sorarak, söz konusu aracın Türkiye'nin Diyanet İşleri Başkanlığı makamı tarafından kullanıldığına dikkati çekti.

Bugün genel başkanların hemen hemen hepsinin altında ya Mercedes ya da Audi'nin bulunduğuna işaret eden Erdoğan, aynı şekilde şu anda bakanların da hepsinin altında bunlardan olduğunu belirtti.

Diyanet İşleri Başkanlığı makamının sıradan bir makam olmadığını ifade eden Erdoğan, söz konusu aracın teslim edilecek olmasından daha önce bilgisi olması halinde iade edilmemesini söyleyeceğini anlattı.

Türkiye'nin yüzde 99'unun Müslüman olduğunu anımsatan Erdoğan, Diyanet İşleri Başkanlığı makamının da tüm Müslümanların itibar makamı olduğunu ifade etti.

"Böyle bir itibar makamına, bu saygısızlığı yapmak, bu hakareti yapmak, bir defa yenilir yutulur bir şey değil" diyen Erdoğan, şöyle devam etti:

"Mehmet Görmez Bey sadece Türkiye'nin dini lideri değildir. Adeta, İslam dünyası içerisinde bu coğrafyanın saygın bir dini lideridir. Olaya buradan bakmak lazım. Ama bunların dinle diyanetle alakası olmadığı için, böyle yaklaşıyorlar. O zaman bana düşen neydi? Ben de dedim ki 'Şu anda Cumhurbaşkanlığı demirbaşında olan, envanterinde olan zırhlı Mercedeslerden bir tanesini tahsis edeceğim. Bunu lütfen kabul edin' dedim ve Diyanet İşleri Başkanımıza biz envanterimizdeki zırhlı Mercedeslerden bir tanesini tahsis ettik. Verildi. Şu anda gönlüm hoştur. Çünkü o makam buna layık da onun için."

- Diyanet İşleri Başkanı Görmez'e uçak

Eleştirenlerin, Hristiyan dünyasına niçin bakmadığını soran Erdoğan, şunları söyledi:

"Vatikan'a niye bakmazlar. Vatikan'da dini liderin, özel uçağı var, özel araçları var, zırhlı araçları var. Niye bunları görmüyorsunuz? Niye bunları düşünmüyorsunuz? Biz sıradan bir ülke miyiz? Vatikan'da yapı bu olacak, bizim dini liderimiz tarifeli uçakla seyahat edecek. Bunlar için çok da önemli değil ama bizim için önemli. Ben geçenlerde onu da söyledim, Ahmet Bey'le (Başbakan Ahmet Davutoğlu) onu da konuşacağım. 'Diyanet İşleri Başkanımızın yurt dışı seyahatlerinde şu anda havuzda olan uçaklarımızdan kullanmak suretiyle gitsin. Niçin tarifeli uçakla gitsin.' Oralarda zamana oynuyorsunuz. Bunları görmemiz lazım. İnanın bu lafları atanların, bu saygısızlıkları yapanların, bırakın kendilerinin altında, çocuklarının altında lüks yarış otomobilleri var. Kendilerinin kullandıkları zaten fevkalade."

- "Frene basmış olsak, herhalde biz bugün Hakkari'de olmazdık"

Çözüm Süreci'nde şu anki aşamanın ne olduğu, frene basılıp basılmadığı yönündeki soru üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Frene basmış olsak, herhalde biz bugün Hakkari'de olmazdık. Frene basmış olsak herhalde Batman, Mardin, Siirt, Van'da olmazdım. Buralara gidiyoruz. Sayın Başbakan zaten tamamını dolaşıyor. Kaldı ki bu sürecin sahibi, ta başbakanlığım dönemimde başladı, başlatan biziz" dedi.

Çözüm Süreci'ne, "demokratik açılım"la başladıklarını anlatan Erdoğan, daha sonra "Milli Birlik ve Kardeşlik" projesi diyerek devam ettiklerini, üçüncü olarak da "Çözüm Süreci" adının verildiğini, bu yönde devam ettiklerini ifade etti.

"Frene basmak" diye bir şeyin söz konusu olmadığını söyleyen Erdoğan, "Fakat Çözüm Süreci'ni inkıtaya uğratma gayreti içine girenler olursa o zaman tabii ki hükümetle oturacağız, tüm bunları B planı ne olabilir, C planımız ne olabilir, bunları da konuşacağız tabii ki. Çünkü bu işi çözmek durumundayız, halletmek durumundayız" ifadelerini kullandı.

- "AK Partili milletvekiline 'konuşma lan' diyor"

"Dolmabahçe ve İzleme Komitesi olaylarına da karşı çıktınız. Kaygılarınız neydi Sayın Cumhurbaşkanı?" sorusuna karşılık Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadelere yer verdi:

"Dolmabahçe ile ilgili olarak orada, o kişilerle, bir karenin içerisinde yer almayı, hükümetimiz için doğru bulmadım. Bana göre o kare, yanlış bir kareydi. Nitekim o karenin içinde olanlardan bir tanesi, dün akşam milletvekillerimizden bir tanesine, telefonla bağlanıyor, AK Partili milletvekiline 'konuşma lan' diyor. Bunlarla görüşme yapacaksınız, bu görüşmeleri yapın. Ama kalkıp da bunlarla aynı kare içerisinde yer almayı doğru bulmuyorum. Bulmadım. Benim dönemimde de bu tür görüşmeler olmuştur. Ama hiçbirisi, asla bir fotoğraf karesi olmamıştır."

- "Bizim, izleme komitesi yok' diye bir şey yok"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Çözüm Süreci kapsamında izleme komitesi kurulmasına yönelik çalışmalara ilişkin de şu değerlendirmede bulundu:

"Çözüm Süreci'ndeki 'izleme komitesine' ilişkin de gelince. Ne demek 'izleme komitesi' ya. Bu ülkede 'izleme komitesi' devlet, kendi birimleriyle bunu yapar, onunla izler, dışarıdan sipariş kişilerle bunun izlemesi yapılmaz. Akil İnsanları kuran benim. Başlattık, yürüttük. Sağ olsunlar hepsi tüm Anadolu'yu dolaştılar. Bize bilgileri verdiler. Ama ondan sonra kalkıp da 'Biz onların içinden şunları şunları seçelim. Onlardan bir izleme komitesi...' Olmaz böyle bir şey. O zaman siz kendinizi inkar edersiniz. Devlet kendi varlığından vazgeçer. Bizim Dışişleri Bakanlığımız var İçişleri Bakanlığımız var, öbür tarafta Milli İstihbarat Teşkilatımız var, emniyet teşkilatımız var. Bütün bunların görev alanların içinde bu. Buralardan oluşturulacak olan komiteyle bu işler yapılabilir. Ta ki bu iş zaten şu anda da yapılıyor. 'Bizim, 'izleme komitesi yok' diye bir şey yok. Şu anda 'izleme komitemiz' var zaten. MİT ne işe yarar. MİT şu anda onu yapıyor zaten. Bunun yanında bütün bilgileri MİT kiminle paylaşıyor? Benimle paylaşıyor, Başbakan'la paylaşıyor, emniyet teşkilatıyla paylaşıyor, hepsiyle paylaşıyor. Bunu böyle yürütüyoruz."

- "Çözüm Süreci dediğimiz konu, bizim ortaya koyduğumuz bir süreçtir"

"HDP'ye çok ağır eleştiriler yöneltiyorsunuz" denilmesi üzerine, Erdoğan, "Nedir benim yönelttiğim ağır eleştiri?" diye sordu.

Erdoğan, şöyle devam etti:

"Yani kusura bakmayın şimdi. Kalkıp da siz milleti 6,7,8 Ekim'de sokağa dökeceksiniz... Sokağa davet kimdi? O değil miydi? Sokağa döktükten sonra 50 kişi ölecek. Bu nedir? Kan değil mi? Başında olduğu partinin belediyesi musluklarından kan akıtacak, bu kan değil mi? Allah aşkına, burada herkes bu milletin evlatları olarak nerede durması gerektiğini belirlemesi lazım. Burada şu veya bu, yalpalama kaldırmaz bu işi. Burada biz, bu vatandan yana mı olacağız, bu milletten yana mı olacağız, yoksa musluklardan kan akıtanlardan yana mı olacağız? 50 kişinin ölümüne neden olanlardan, beşinci kattan o Yasin'i atıp onu öldürenlerden yana mı olacağız? Et dağıtıyor yahu bu çocuk, henüz 15 yaşında. Şimdi bunları ortaya getirdiğimiz zaman biz sert oluyoruz. Bizi tehdit edenler, ailemizi tehdit edenler, bütün bunlar çok yumuşak oluyor. Bunların konuştuklarını niçin kale almıyorsunuz? Ama kanlı işte. 50 kişi ölmüş, bunun 'lam'ı, 'cim'i yok ki. Tayyip Erdoğan'dan böyle bir şey duydunuz mu, böyle bir çağrı duydunuz mu, böyle bir davet duydunuz mu? Çözüm Süreci dediğimiz konu, bizim ortaya koyduğumuz bir süreçtir. Bu devam ediyor, devam edecek. Ama nasıl devam edecek? Bunlar, bu işin kurallarına uydukları sürece. Uymadılar mı kurallara? O zaman devletin görevi nedir? Gereğini yapmak değil mi? Elbette gereğini yapacaktır."

(Sürecek)

Bu yazı Timeturk.com'dan alınmıştır.

YORUMLAR (0)

44

Ya sizin hükümet böyle yapıyor sonra kürtler niye oy vermedi diyor. Kürtlerin her yaptığına düşmanlık yap sonra niye oy vermedin de. Allah akıl fikir versin

Görüş Bildir Bizimle Paylaş