Timetürk yazarı Hatice Kübra Özbirinci köşesinde, “Modern çağın tasarımı: Anomali insanlar” başlıklı yazı kaleme aldı.
Özbirinci yazısında, “Artık mesele reform değil; radikal bir dönüşüm meselesidir.
Dualizmin parçaladığı insan, ithal sistemlerin ürettiği yabancılaşma ve çözülmenin eşiğinde bir toplum…
Bazı dönemlerde susmak, tarafsızlık değil; doğrudan çürümenin parçası olmaktır.
Bugün tam da böyle bir eşikteyiz.
Artık mesele, sistemin aksayan yönlerini düzeltmek değil; sistemin kendisini sorgulamaktır. Çünkü karşımızda duran şey basit bir kurumsal kriz değil, insan tasavvurunun çöküşüdür.
Modern sistem, insanı merkeze aldığını iddia eder; fakat gerçekte onu parçalar.
Dualist bir zihinle çalışır:
Akıl–kalp ayrılır, dünya–ahiret ayrılır, birey–toplum ayrılır.
Bu parçalanma, yalnızca teorik bir ayrım değildir; doğrudan insanın ontolojik bütünlüğünü bozan bir kırılmadır.
Ve bu kırılma ithaldir.
Yüzyıllarca medeniyet üretmiş, insanı yalnızca biyolojik ya da rasyonel bir varlık olarak değil; anlam, ahlak ve sorumluluk ekseninde ele almış bir Anadolu irfanı vardı.
Bu toprakların ürettiği insan modeli monistti:
Hayatı bölmezdi.
İnsanı parçalamazdı.
Dünya ile uhrevi olanı karşıt değil, tamamlayıcı görürdü.” İfadelerine yer verdi.
Timetürk yazarı Hatice Kübra Özbirinci'nin yazısının tamamını okumak için Tıklayın
Yorum Yap