Yazarımız Dr. Mehmet Babacan, bugünkü köşe yazısında Orta Doğu'da yaşanan savaş sonrası Körfez'de Değişen Güvenlik ve Müttefik Algısı'nı kaleme aldı.
Babacan yazısında, “ABD ve İsrail'den müteşekkil “yıkım ittifakının” 28 Şubat'ta başlayan saldırıları ile “3. Körfez savaşı”, “ABD/İsrail-İran savaşı”, gibi değişik isimlerle adlandırılan Ortadoğu bölgesindeki son şiddet dalgası Türkiye başta olmak üzere birçok aktörün barış ve diyalog çağrıları sonucu nihayet kırılgan bir ateşkesle şimdilik “nefesleniyor.” Bölgede ve dünyada istikrarsızlık ve kaos üreten politikalarıyla küresel ölçekte çoktan bir “güvenlik tehdidi” haline gelen, uluslararası ve kollektif çabalarla önü alınmadıkça azgınlaşan, Netanyahu yönetiminin baskı, tehdit, şantaj ve akıl oyunları yanında etkin lobi faaliyetleri neticesinde Washington'daki Trump yönetimini kendine ortak ederek yaktığı ateş çemberinin maalesef sonu gelmiyor. Lübnan-Suriye-İran- Irak-Filistin düzleminde sürüp giden ve bölgedeki birçok ülke topraklarına savaşı ve saldırıları yayarak sistematik bir istikrarsızlık üreten Tel Aviv, post-modern dünyanın kangreni ve uluslararası sistemin en önemli güvenlik problemine dönüşmüş durumdadır.” ifadelerine yer verdi.
Timetürk yazarı Dr. Mehmet Babacan'ın yazısının tamamını okumak için Tıklayın