Timetürk yazarı Günay Ertan Akgün’ün bugünkü “Şiddet olayları, akran zorbalığı ve neslimizin geleceği” başlıklı yazısında okullarda son yaşanan olaylara pencere açtı.
Akgün yazısında, “14 Nisan’da Şanlıurfa – Siverek Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde ve 15 Nisan’da da Kahramanmaraş Ayser Çalık Ortaokulu’nda meydana gelen ve cinayetlerle biten menfur olaylarla ilgili; yetkili – yetkisiz, ilgili – ilgisiz, bilgili – bilgisiz, tepkili – tepkisiz toplumun her kesimi eteğindeki taşları döktü, dökmeye devam ediyor ve suçlu (lar) da aranılıyor. Diğer bir taraftan da “ateş, düştüğü yeri yakıyor!”. Giden canlar, taptaze fidanlar, ışıl ışıl olan gözler ortada iken ve “yavrum, yavrum!” diye başlayan acı nidalar arşa ulaşırken nasıl can yanmasın değil mi?!...
Hiçbir canlı varlık, dünyaya; bozuk ve suçlu olarak gelmez, gelmemiştir. Onu yetiştiren bireyler, yetiştirilen şart ve ortamlar – imkânlar veya adına ne derseniz deyin bozulan – bozulacak olan ne varsa bunlar sonradan oluyor. Sizler, bataklıkta gül yetiştirmeye çalışırsanız; yetiştirdiğiniz o gülden mis kokusu değil b.k kokusu gelir. Bu pis kokular ne yazık ki her geçen gün artmaya ve bizleri de şaşırtmaya devam ediyor. Tedbir almaz, kendimize, eğitimimize şekil vermezsek bunların daha büyük tehlikelisi bizleri bekliyor olacaktır.
Hem gündemde olması, hem üst üste canlarımızın yanması ve hem de geleceğimiz adına tedbir almamızı gerektiren hususlarla ilgili geniş çaplı bir özeleştiri yapalım mı;” ifadelerine yer verdi.
Timetürk yazarı Günay Ertan Akgün’ün yazısının tamamını okumak için Tıklayın