Timeturk: Haber, Timeturk Haber, HABER, Günün haberleri, yorum, spor, ekonomi, politika, sanat, sinema

  • DOLAR 2.22
  • EURO 2.86
  • ALTIN 87,26

Harala gürele arasında sanat.....

Cengiz Erdil

Yazının başlığına bakınca ne demek istediğimi anladınız siz...

İstanbul, önümüzdeki günlerde medya gündeminde yine yeterince yer bulamayan bir sanat etkinliğine mekan olacak.

 Ama işten anlayanlar heyecan içinde... Çünkü Ürdün Kraliyet ailesine ait bazı tablolar  İstanbul'da satışa çıkacak. Bu  3 tabloyu yapan uluslararası üne sahip bir Türk ressamı,  Fahr El Nisa Zeid...

1901-1991 yılları arasında yaşayan sanatçı Türk resim sanatının köşe taşlarından biri olarak kabul ediliyor. Hayatı hayli ilginç...Osmanlı'nın son, Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk dönemine damga vuran Şakir Paşa ailesinini bir ferdi. Ağabeyi  Halikarnas Balikçısı oalrak bildiğimiz Cevat Şakir Kabaağaçlı..Kız kardeşi Aliye Berger ressam ve heykeltraş..Oğlu  Nejat Devrim bir ressam, kızı Şirin Devrm tiyatro sanatçısı. Ama New York ve Londra sahnelerinde oynayan ve yöneten bir sanatçı. Fahr El Nisa Zeid, eşi İzzet Melih Devrim'den ayrıldıktan sonra dönemin Irak Prensi Emir Zeid ile evlenir. Uzun lafın kısası şimdinin Ürdün kraliyet ailesinin bir ferdi olur. Resim çalışmaları 1991 yılına kadar devam eder. Hatta resim yaparken öldüğü söylenir.

Tabloları çok değerli... Mesela geçen yıl yine ANTİK A.Ş tarafından yapılan müzayedede soyut bir çalışması  milyon liranın üzerinde satılmıştı....

22 Ekim Cumartesi yapılacak müzayedeye sanatçının 3 baş yapıtı sunulacak. Bu tablolar Ürdün Kraliyet ailesi koleksiyonundan seçilip İstanbul'a getirildi. . Prens Raad bin Zeid Al Hussein koleksiyonundan müzayede için Türkiye'ye gelen dev bir Fahr El Nissa Zeid şahaseri "The Pianist" 500,000 TL açılış fiyatı ile müzayedeye çıkıyor. Yine Ürdün Kraliyet Ailesi koleksiyonundan sanatçının 1949 yılında soyut dönemine geçiş yaptığı çalışmalarından müzelik bir eseri 850,000 TL,
1961 yılında tuvale aktardığı bir diğer tablosu "Beş balıkçı kardeş" konulu çalışması da rekor fiyata ile alıcı bulması beklenen eserler arasında.

Elbete sadece  bu kadar değil... Müzayede sezonunun başladığı bugünlerde koleksiyonerleri heyecanlandıran başka eserlerde var.

 Yaşayan en değerli Türk sanatçılarından Burhan Doğançay'ın retrospektif nitelikte bir seçkisi de müzayedede yer alacak. En çok aranılan döneminden "Kurdeleler" konulu akrilik çalışması 700,000 TL açılış fiyatı ile müzayedeye çıkıyor. Grego's Walls serisinden özel bir çalışma, "Big Bucks" ve "Golden Door" isimli kapı çalışması da sanatseverlerin beğenisine sunulacak.
Çağdaş Türk resminin simge ismi Erol Akyavaş'ın Soyut Kompozisyon çalışması (127x101 cm), Alaettin Aksoy'un "Sulukulede Bayram Sabahı"

İsimli eseri (114x146 cm), Neş'e Erdok'un 1970'li yıllardan ilk kez satışa sunulan eserleri, Adnan Çoker'in "Yapısal Ritm" "Yapısal Ritm X-A" çalışmaları ile Abdurrahman Öztoprak, Ferruh Başağa, Ergin İnan, Zekai Ormancı, Güngör Taner, Avni Arbaş, Turan Erol, Hakkı Anlı, Selim Turan, Nejad Melih Devrim, Kemal Önsoy, Canan Tolon, Bedri Baykam, Azade Köker, Selma Gürbüz, Devrim Erbil, Keban Arca Batıbeki,  gibi değerli sanatçıların önemli çalışmaları da satışa sunulacak.
Müzayedede dünyaca ünlü sanatçıların eserlerine de yeralıyor. Francis Bacon, Damien Hirst, Roy Lichtenstein, Tom Wesselmann, Julian Opie imzalı çalışmalar da ilk kez bu müzayedede sanatseverlerin beğenisine sunuluyor.

Olgaç Artam tarafından yönetilecek müzayede 22 Ekim Cumartesi saat 15:00'de swissotel'de gerçekleşecek. Önceki sezonlarda çağdaş Türk sanatında tüm en değerli eser rekorlarını elinde bulunduran Antik A.Ş., 269. müzayedede sunacağı çok özel yapıtlarla yeni rekor fiyatlara ulaşmayı ve sanatseverlere görsel bir şölen sunmayı hedefliyor.

ÇAĞDAŞ SANATA İLGİ  ARTIYOR

Son yıllarda İstanbul'da dev yapılar yükselirken, önemli kuruluşlar iş merkezlerini bu kulelere taşıyorlar. İşte bu kuruluşlar müzayedelere büyük ilgi gösteriyorlar. Çünkü çalışma ofisleri adeta  sanat galerisini andırıyor. Mesela bir ilaç firması geçen yıl Erol Akyavaş'ın ''Kuşatma'' adlı dev tablosunu 2 milyon liraya yakın bir fiyatla satın aldı. Artık çağdaş resim sanatının örneklerini toplamak bir moda haline geldi. Bu durum özellikle genç sanatçılarımız için önemli. Eserlerin değerleneceği günler fazla uzak olmasa gerek.

Geçmişte ressamlarımızın yaşadığı sıkıntıları içeren yüzlerce öykü, umarım anılarda kalır.
22 Ekim'de yapılacak müzayedede koleksiyonerler arası yarış  bir ölçü olacak.
Batının yaşadığı krize sanat ile de direnen İstanbul'un ölçüsü bu....
  • YORUM YAZIN
  • İÇERİĞİ YAZDIRIN

YORUMLAR

emrullah / 18.10.2011 18:38:16
Batının yaşadığı krize istanbul sanatla direnmiyor.Direnemez çünkü batı bir tabloyu 300 milyon dolara satıyor biz tüm yılda ancak 40 milyon dolarlık satıyoruz.Onu da türkler alıyor!Yabancı değil.Çünkü çok az ciddiye alınıyoruz.Olması gereken sanat etkinliği oluyor.Bu kurtarmaz ki dev ülkeyi.Batı yüzlerce yıldır müzayede yapıyor.Sanaki İstanbul yapıyorda batı bilmiyor yapmıyor şeklinde anlam vererek yazmışsınız
Oğuz Düzgün › Türkiye'nin küresel adalet misyonu
Adil Gülmez › Önce düşür sonra devşir
Orhan Hikmet Azizoğlu › Türkiye'nin 81 yıllık demokrasi tecrübesinde 4 Cumhuriyet - 2. Cumhuriyet-
Ali Öner › Hak ve adalet yoksunu dindar nesil ya da İmam Hatip Okulları'nda ne yapılıyor
Mehmet A. Tepe › Yeni Türkiye ve Yeni İmam-Hatipler
Hamit Yaz › IŞİD: İslamofobik Algı Operasyonu
Osman Atalay › IŞİD ve bölgesel mezhep savaşına doğru
YAZARLAR