İnsanoğlun ölümsüzlük arzusuyla hayal gücünü zorlarken imkansızı denemekten geri adım atmıyor.
Mel Gibson’un başrolünde oynadığı 1992 yapımı “Forever Young” (Sonsuza Kadar Genç) filmini hatırlatan girişim Avsturalya’da gündem oldu.

Filmde, sevgilisi komaya giren bir test pilotu, gizli bir dondurucu/kriyojenik deneyine gönüllü oluyor.
Ülkenin güneyindeki Holbrook kasabasında ölümden sonra dondurulmak için 200 bin dolardan fazla ödeme yapan kişiler, gelecekte hayata döndürülme umuduyla -196 derecelik sıvı nitrojen dolu büyük çelik tanklarda (dewar) tutuluyor.
7 ölümlü tanklarda bekletiliyor
2023 yılında faaliyete geçen Southern Cryonics şirketine ait tesiste şu ana kadar yedi "hasta" baş aşağı şekilde sıvı nitrojen içinde bekletiliyor.
Tesisi işleten Southern Cryonics şirketinin başkanı Peter Tsolakides, insanlara yaşam uzatma şansı sattıklarını belirtiyor.
Tsolakides, hastaların 250 yıl içinde yeniden hayata döndürülme ihtimalini yüzde 10 civarında öngörüyor.
Deponun bulunduğu Holbrook kasabası, Melbourne ile Sydney arasında yer alıyor ve deprem veya sel gibi afet risklerinin düşük olması nedeniyle tercih edildi.

Süreç ve katı protokoller
Ölümün ardından hücrelerin bozulmasını önlemek için cesetler en kısa sürede sekiz saatlik "vitrifikasyon" sürecinden geçiriliyor.
Vücut, buz oluşumunu engellemek ve aşırı sıcaklıklardan korumak amacıyla cam benzeri bir duruma getiren antifriz benzeri kimyasallarla pompalanıyor.
Stabilize edilen cesetler daha sonra Holbrook'a nakledilerek tanklara yerleştiriliyor.

Toplam masraf 210 bin dolar
İşlemin başlangıçtaki stabilizasyon aşaması yaklaşık 60 bin dolara mal oluyor.
Müşteriler, süresiz depolama ve yıllık 350 dolarlık üyelik ücreti için şirkete ek 150 bin dolar ödüyor.
Şirket, bu masrafların karşılanması için kişilerin 210 bin dolarlık hayat sigortası poliçesi yapmasını öneriyor.

“Hepsi inançlı”
Melbourne'deki RMIT Üniversitesi'nden kriyopreservasyon uzmanı Doç. Dr. Saffron Bryant, mevcut bilimin bütün bir bedeni bu şekilde korumaya elverişli olmadığını vurguluyor.
Bryant, hücrelerin ve embriyoların dondurulabileceğini ancak tüm bedene koruyucu sıvı ulaştırmanın imkansız olduğunu ve dondurma işleminin bedende geri döndürülemez fiziksel hasar yarattığını ifade ediyor.
İrlanda'daki University College Cork'ta ölüm hukuku alanında çalışan Dr. Kate Falconer ise kriyonik topluluğunun inançlı insanlardan oluştuğunu, ancak ortada somut bir bilimsel temel bulunmadığını belirtiyor.
Guardian
Haberi Hazırlayan
Bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz?