Dolar

43,4999

Euro

51,9463

Altın

7.080,24

Bist

13.765,90

Kur'an'la çelişen hadis olabilir mi?

Fıkıh Profesörü Faruk Beşer, Yeni Şafak'taki bugün yayınlanan yazısında Sünnet'in Kuran'daki yerini yazdı.

11 Yıl Önce Güncellendi

2015-09-18 11:26:44

Kur'an'la çelişen hadis olabilir mi?

Beşer'in yazısı şöyle;

Tarifi özet olarak tekrarlayalım: Sünnet Kur'an-ı Kerim'in Peygamberce uygulanmasıdır. Peygamberce olması demek, tam isabet olmadığı yerde Allah tarafından anında düzeltilmesi demektir. Yani bütün mesele bir sözün ya da fiilin Hz. Peygamber'e ait olup olmadığını tespit meselesidir. Ona ait olduğu kesinse, kendi içinde doğruluğu da kesindir. Ondan sonra sıra onu doğru anlamaya gelir. Ama bu sanıldığı kadar kolay değildir, göreceğiz.

Sünneti hafife alanlar iki gruba ayrılabilir: Biri, sünneti bütünüyle reddeden, ya da Hz. Peygamber'e itaatin zorunluluğunu onun hayatta olduğu zamanla sınırlayanlar. Böyle olanları İslam ümmeti başından beri reddetmiş, hatta zındıklık ya da dinden çıkmakla itham etmişlerdir. Bu, çok ağır bir itham görülebilir, ama meselenin izi sürüldüğünde bu düşüncenin götüreceği yerin orası olacağı da açıktır. Hz. Ebubekir zamanında irtidat edenlerden (dinden çıkanlardan) bir şair şöyle diyordu:

Hadi Peygamber hayatta iken ona itaat ettik

Ne garip! Ebubekir'in dinine uymak da neyin nesi?

Burada ilk cümlemize şunu da ilave edelim: Hz. Peygamber'in sünneti, doğruluğu onaylanmış, hata ihtimali kalmamış bir uygulamadır, onun Raşit Halifelerinin uygulamaları ise hata ihtimali içeren doğru uygulamalardır. Artık bu noktadan itibaren devreye âlimlerin çabaları/içtihatları girer. Ama dinin sabitesi dediğimiz akide ve ibadetler konusunda Raşit Halifelerin ve bütünüyle ashabın kabulünün dışında yeni bir şey söylenemez. Böyle bir girişim dinle oynamak, onu maniple etmek olur. Zaten bu aklen de mümkün değildir.

Sünneti hafife alanların ikinci grubu, ona değer verdiklerini söylemekle beraber, güvenilirliğini mesele ederek, Kur'an-ı Kerim'de bulamadıkları sünneti kabul etmeyenlerdir. Hatta buna dayanak olarak 'arz hadisi' diye meşhur bir hadise tutunurlar. “Benim sözümü Kitab'a vurun/arz edin. Eğer ona uygunsa bendendir, söylemişimdir” (Taberânî).

Bu söze tutunanlar iki yanılgıyı birden yaşarlar: Birincisi, bizatihi bu sözü de Kur'an'a vurduğumuzda, onda bunu destekleyen bir şey bulamayız. İkincisi, bu söze hadisçilerin verdiği hüküm “uydurma olduğu söylenmiştir” (müttehem bi'l-vad') şeklindedir. Sünnetin güvenilirliğine gölge düşürürken, bunu uydurma bir hadisle temellendirmek elbette bir garabettir. Kaldı ki, bir hüküm Kur'an-ı Kerim'de aynıyla varsa, ayrıca sünnetin ona delil olmasının ne anlamı kalır?

YAZININ DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ

omer
Herkes okuduğu bir kitabın veya bir ilim ehlinin düşüncesini alıp kendine kalkan etmiş,buraya yorum yazıyor. Sizin hadis hakkında konuşmanız için öncelikle Kur'an'ı baştan sona anlayarak okumanız sonra da ehli sünnetin kütübü tisa (9 kitap) sını baştan sona okumanız gerek. Ne kadar beleş yorum yazıyorsunuz, biraz emek verin. Ama bu nesil böyle bilgisayarın başına geçince kendini alim sanıyor.
Ahmet Ağarca
Diyorlar ki 'akla uymayan hadisler uydurmadır.' Bunu diyenlere sorarım, akla uygun ama uydurma bir rivayet olamaz mı? Şu sakat mantığınızla onları nasıl ayırt etmeyi planlıyorsunuz? Akla uygun uydurma rivayetler olduğu gibi, şimdiki modernist akla aykırı gelen sahih hadisler de vardır. Bir hadisin sahihliği akla uyup uymaması ile değil; rivayet edenlerin dürüstlüğü, yalancılığı gibi birçok meseleyi konu edinen 'cerh-tadil' ilmi ile ölçülür.
Ahmet Ağarca
Sünneti, hadisleri inkar edenler bilmezler mi ki Kur'an-ı Kerim de yine aynı sahabeler kanalıyla nakledilmiştir. Bir insan hadis-i şerifleri naklederken yalan söylediyse, Kur'an-ı Kerim'i naklederken niye söylemesin? Hadis-i şerifleri inkar ederek, onun çevresinde şüpheler oluşturarak kendi ayağınıza sıkıyorsunuz efendiler!
ali arslan
dogru soyluyorsun faruk hocam,sen kendini yetkin/ictihad edecek derecede goremiyorsan sanmaki ictihat edebilenlerin hepsi eskide kaldi.
Fatih GÖKHAN
“Rabbinizden size ne indirilmişse ona uyun; onunlaaranıza koyduğunuz velilere uymayın. Bilginizi ne kadaraz kullanıyorsunuz.” (Araf 7/3)
Fatih GÖKHAN
Faruk Beşer güya ilahiyat profu:).Alın delili;Her nebi kitap almıştır. En’âm 83 ve devamı ayetlerde Nuh’tan İsa’ya kadar 18 nebînin adı sayılmış, sonra şöyle buyrulmuştur:“Bunların babalarını, soylarını ve kardeşlerini de seçtik; onlara doğru yolu gösterdik.”Sayıları 124 bin olarak rivayet edilen nebîlerden her biri, âyette adı geçen 18 nebînin ya babalarından ya kardeşlerinden ya da soylarındandır. Böylece kendine işaret edilmemiş nebî kalmamaktadır. Allah Teâlâ daha sonra şöyle buyurmuştur: “Onlar, kendilerine kitap, hüküm ve nebîlik verdiğimiz kimselerdir.” (En’âm 6/89)
azmi dalyan
Sünnet kelimesi niye Kur'an da 30 yerde sadece sünnetullah(ALLAHIN sünneti) anlamında kullanılır. Ve birkaç yerde de öncekilere uygulanam ALLAHIN sünneti anlamında sünnetülevvelin
M
Böyle birşey yok, olsada 1400senemi sürecekti ortaya çıkması?Bu söylentileri herkes bir sebeple ortaya atıyor. Kafir atıyorki müminin kafası karışsın itikadı bozulsun. Sahta hocalar müridlerinin düşüncelerini ipotek altına almak için atarlar, mesela özellikle ululemr hakkındaki hadisleri tamamen hiç saydırtmak için fetulahçıların yaptığı. Şia yaparki baştan beri haklılık iddiasını sürdürebilsin vs. Kısaca sünnete karşı herhangi birşey yapanlarıda aynı kampta görüyorsunuz. O kampta gördüklerim bana delil olarak yetiyor.
Ahmet Doğan
Her konuyu Kur'an'a götürmeyi ilke edinen insanlar bunu sünneti hafife aldıkları için yapmıyorlar. Allah'ın bizzat koruma altına aldığı, bozulmasına izin vermediği tek kaynak Kur'an olduğu için böyle yapıyorlar. Hıristiyanlar'ın durumuna düşmemek için böyle yapıyorlar. Birer hadis kitabı olan İnciller'in sayıları bir dönem 100'ün üzerine çıkmıştır. Nasıl oldu da Allah'ın elçisi Hz. İsa'ya inen bir din, 100'ün üzerinde farklı ifade buldu. Dinleri uğruna Roma'nın zulmüne maruz kalan ilk dönem Hıristiyanlar samimiyetsiz oldukları için mi Allah'ın sözlerini bugüne taşıyamadılar.
Murat Serhat
Kur'ân-ı Kerîm'in sarîh nassına muhalif hadis olamaz ve olduğuna dair şu ana hiçbir delil veya hadise rastlanılmamış. Ayriyeten Faruk Beşer denilen herifi Muhammed Aleyhissalatu Vesselam'a saygı dairesinde hitap etmeye davet ediyorum. Yoksa o da burnu yerden sürtünenler sınıfına dahil olur. İmamınız Gülen, Polonya Yahudisi Papa'ya saygıda kusur etmiyor. Siz niye Peygamber Sallallahu Aleyhi Vesellem'e saygısızca hitap ediyorsunuz?

Yorum Yap

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Haber Ara