$

Dolar

48,3308

Euro

56,2453

£

Sterlin

65,4223

Frank

59,5366

Gram Altın

6.880,2700

Bitcoin

3.751.486

$

Dolar

48,3308

Euro

56,2453

£

Sterlin

65,4223

Frank

59,5366

Gram Altın

6.880,2700

Bitcoin

3.751.486

Genel

Yapay zekâ yeni dert ortağımız oldu

Bilgi aramak, metin yazdırmak ya da işlerini hızlandırmak için kullanılan yapay zekâ artık insanların özel hayatına da girdi. Kaygılarını, ilişki sorunlarını ve yaşadıkları sıkıntıları yapay zekâ ile paylaşanların sayısı artarken uzmanlar, bu sohbetlerin kısa süreli rahatlama sağlayabileceğini ancak psikoterapinin ve gerçek insan ilişkilerinin yerini tutamayacağını belirtiyor.

03.09.2026 - 05:51
Üsame Karakış
Yapay zekâ yeni dert ortağımız oldu
Fotoğraf: Arşiv
Linke Tıkla, Timeturk'ü Favorilerine Ekle

Yapay zekâ kullanımında yeni bir alışkanlık dikkat çekiyor. Kullanıcılar artık yapay zekâya yalnızca “Bunu nasıl yaparım?” diye sormuyor; “Sence neden böyle hissediyorum?”, “İlişkimde ne yapmalıyım?” veya “Bu yaşadığım normal mi?” gibi kişisel sorular da yöneltiyor. Yapay zekâ destekli sohbet uygulamalarının giderek bir çeşit “dert ortağı” gibi kullanılmaya başlanması ise bunun insan psikolojisi üzerindeki etkilerini tartışmaya açıyor. İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Uzm. Kln. Psikolog Nadide Demiral, yapay zekânın bazı durumlarda insanların düşüncelerini toparlamasına yardımcı olabileceğini ancak profesyonel psikolojik desteğin yerine konulmaması gerektiğini belirtiyor.

YAPAY ZEKÂYA ANLATMAK NEDEN RAHATLATIYOR?

Yapay zekânın günün her saatinde ulaşılabilir olması ve kullanıcının karşısında yargılayan bir insan bulunmaması, kişilerin bazı konuları daha rahat anlatabilmesini sağlayabiliyor. Demiral'a göre duyguları yazıya dökmek, yaşanan bir olayı farklı açılardan değerlendirmek ve düşünceleri sistematik hale getirmek psikolojik farkındalığı destekleyebiliyor. Bu nedenle yapay zekâyla yapılan sohbetler bazı kişilerde kısa süreli bir rahatlama hissi oluşturabiliyor. Son yıllarda yayımlanan bazı araştırmalarda da yapay zekâ destekli sohbet uygulamalarının kullanımının yalnızlık hissinde azalma, duygu düzenlemede geçici iyileşme ve stres seviyesinde kısa süreli düşüşle ilişkili olabileceğine yönelik bulgular yer alıyor. Ancak mevcut bilimsel veriler, bu etkinin kalıcı bir psikolojik iyileşme sağladığını göstermek için henüz yeterli değil.

EMPATİK KONUŞABİLİR AMA DUYGU HİSSETMİYOR

Tartışmanın önemli noktalarından biri de yapay zekânın verdiği yanıtların zaman zaman gerçek bir insanla konuşuyormuş hissi yaratabilmesi. Demiral, burada önemli bir ayrım bulunduğunu vurguluyor. Yapay zekâ korku, kaygı, öfke veya üzüntüyle bağlantılı ifadeleri tanıyıp bunlara uygun yanıtlar üretebilse de bu duyguları kendisi yaşamıyor. İnsanların duyguları geçmiş deneyimleri, ilişkileri, bedensel tepkileri ve yaşanan olaylara yükledikleri anlamlarla şekilleniyor. Yapay zekâ ise bu süreçleri dil ve örüntüler üzerinden modelleyerek yanıt oluşturuyor.

YAPAY ZEKÂ TERAPİSTİN YERİNİ TUTAR MI?

Demiral'a göre asıl risk, yapay zekâyı yardımcı bir araç olmaktan çıkarıp psikoterapinin yerine koymak. Psikoterapinin yalnızca tavsiye vermekten ibaret olmadığını belirten Demiral, “Terapötik ilişkinin temelinde güven, empati, anlaşılma ve koşulsuz kabul bulunuyor. Yapay zekâ empati kuruyormuş gibi görünen yanıtlar üretebilse de gerçek anlamda duygular yaşamıyor” ifadelerini kullandı. Bir terapistin görüşme sırasında kişinin söylediklerinin yanı sıra ses tonu, beden dili ve diğer sözel olmayan işaretleri de değerlendirdiğini hatırlatan Demiral, yapay zekânın ruh sağlığındaki rolünün profesyonel desteğin alternatifi değil, gerektiğinde onu tamamlayan bir araç olarak görülmesi gerektiğini söyledi. Dolayısıyla yapay zekâ yeni neslin “dert ortağı” haline gelebilir; ancak uzmanlara göre dertleşmek ile terapi görmek aynı şey değil.

 

 

Haberi Hazırlayan

Bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz?

Etiketler: yapay zeka

İlgili Haberler

YORUMLAR

0 Yorum

Yorum Yazın