“Bizim Çocuklar”, 2026 FIFA Dünya Kupası D Grubu ikinci maçında 20 Haziran Cumartesi günü (yarın) TSİ 06.00’da Paraguay ile karşılaşacak. San Francisco’daki Bay Area Stadyumu’nda oynanacak bu maç öncesinde Milli Takım Teknik Direktörü Vincenzo Montella, basına açıklamalarda bulundu.
"Oyuncu değişikliği"
"Tabii ki her zaman birkaç değişiklik yapmışızdır, yapabiliriz. Burada mesele taktik sebeplerle ve başka bakış açılarıyla futbolcuları oyun dışı bırakmak değil. Yarın tabii ki de bazı değişiklikler olabilir ama bu değişiklikler sadece taktiksel anlamda olur. Yani maçın stratejisine göre.".
"Biraz daha saygı..."
"Avustralya maçında ikinci devrede İsmail'i hakikaten devreye soktuk çünkü Avustralya'nın kontrataklarını biliyorduk, adeta neşter atar gibi oynadılar. Dünya Kupası'nda aslında Avustralya'ya karşı 30 şut pozisyonu elde ettik. Portekiz, Demokratik Kongo Cumhuriyeti'ne karşı oynadığında sadece 1 kez bunu yakalayabilmişti. Dolayısıyla rakip takım son 25-30 metrede 10 kişi bir araya geldiği zaman bunu aşmak çok zor oluyor. Dolayısıyla mesafeden şut atabilmek lazım ve bunu yapmakta da haklıydık ama belki yeteri kadar iyi gidemedik. Ama her bir maç birbirinden farklıdır. Ne şekilde hazırlandığınız, ne şekilde oynadığınız farklıdır. Biz analizini yaptık bu maçın. Bazı açılardan, bazı aşamalarda çok daha iyi olabilirdik. Top hakimiyeti konusunda bilhassa daha iyi olabilirdik. Bu tehditleri ortadan kaldırabilirdik ama zaman zaman da bu top hakimiyetiyle ilgili değişiklikleri kabul etmek lazım. Bütün bunları açıklığa kavuşturduk ve epey bir kaos olmasına rağmen şunu söyleyebilirim; bunun yansımaları oldu ve ben bir hayal kırıklığı yaşadım. Çünkü çok iyi sonuçlar elde etti son 3 yıl içerisinde bu takım ve biraz daha saygıyı hak ettiğimizi düşünüyoruz. Her ne kadar biz de daha iyi oynayabilmiş olsaydık dahi. Ben aslında kendimi Türk gibi hissediyorum. Yani bu kaosa hizmet eden, bunu besleyen pek çok kişiden çok daha fazla Türk gibi hissediyorum kendimi. Hakikaten Türkiye'de de yurt dışında da takip edildi. Ben sadece basın odalarında söylenen sözleri söylemiyorum ama bazı bireyler karışıklık oluşturuyorlar. Bu beni etkilemiyor, ben yaşım daha ileri ama futbolcuların üzerinde bunun etkisi oluyor. Çünkü 20'li yaşlarında olan futbolcular, gençler ve bu tür durumlar onları üzebiliyor, onlara acı verebiliyor. Çok muhteşem futbolcular olarak onlara güveniyorum. Elimizden gelenin en iyisini yapmamız gerekiyor bu Dünya Kupası'nda oynamaya devam edebilmek için".

"Millilerdeki moral durum"
"Son birkaç gün içerisinde futbolcuların morali üzerinde olumlu bir etki oluşturduğumu düşünüyorum. Hep onlara akıllarının, zihinlerinin berrak olması, rahat olmaları gerektiğini söyleyerek telkinde bulunuyorum. Bu kolay değil tabii ki mağlubiyet aldıktan sonra. Bir yenilgiden sonra yeniden bir sıçrayış yaşamak çok kolay bir şey değil. Dolayısıyla haklı olarak böylesine ciddi eleştirilerden sonra ki adil eleştiriler de vardı. Onların etkilenmesi son derece normal. Aynı zamanda onları övmek de gerekiyor, işimin bir parçası da bu. Ama kamuoyuna baktığım zaman mutlaka insanların birtakım kusurlar, hatalar bulduğunu görüyorum, bunun farkındayım. Milli takımın başındaki teknik direktörüm. Ama tabii ki rahatlamalılar, yüzde 100 potansiyellerini ortaya koyabilmeliler ve ruh hallerini de yönetebilmeliler. Çok nitelikli oyuncular. Bütün bu koşulları sahada bir araya getirebildiğiniz zaman büyük bir hayalimiz var; taraftarlara karşı, Türk halkına karşı bir sorumluluk var ve futbolcular bütün bunların farkında, son 3 yıl bunu gösterdi. Ben aslında yenilgiden sonra çok daha fazla seviyorum futbolcuların tutumlarını. Kişisel olarak bu sevginin, ihtiyaç duyulduğunda da oyunculara verilmesi gerektiğini düşünüyorum. Sadece maç kazanıldığında değil".
"Futbolcular makine, robot değil"
"Futbolcuların yeniden sahaya çıkmak için çok istekli olduklarını görüyorum. Çünkü incindiler, sonuçta makine değil, robot değil futbolcular. Bazı tepkilerin aşırı olması onları etkiledi ama ben güveniyorum kendime ve onlara."
"Ben kendi takımıma odaklanıyorum"
"Paraguay çok fiziksel olarak güçlü, duyguları, karakterleri hep öne çıkıyor. Her bir maç farklı, dolayısıyla mutlaka rakip takıma odaklanmamız gerekiyor ama ben kendi takımıma odaklanmayı tercih ediyorum. Mümkün olduğunca en iyi koşullarda olsunlar ve performanslarını daha iyi sergilesinler" dedi.

"Arizona’da pişiyorduk sıcaktan"
"Arizona'da çok iyi antrenman alanları vardı ama pişiyorduk sıcaktan. Çöl sıcağında. Akşam 8'de dahi antrenman yapsak çok zor oluyordu. Fakat biraz daha serin iklimlere geldiğimizde o zaman biraz daha tazeleniyoruz. Tabii bunları değiştiremezsiniz ve buna adapte olmanız lazım."
"Su molasının ne zaman geldiği, o anki şartlara bağlı"
"Bazı durumlarda işe yaradığı da olabiliyor, o zaman pozitif olduğunu da düşünebilirsiniz. Sizin durumunuza da bağlı tabii, yani o su molasının ne zaman geldiği, o anki şartlara bağlı. Dolayısıyla bunun için de biraz esnek olmanız gerekiyor. Yerine göre olumlu olabilir, çünkü oyuncularla da iletişim kurma fırsatı da veriyor size su molası tabii ki"
"Oyuncuların ailelerini getirdik"
"Böylesine bir nesli sosyal medyadan koparamazsınız. Bu mümkün değil, ben bunun farkındayım. Onun için ben daha çok önümüzdeki işle ilgilendim. Yani yapmaları gereken şeylere odaklanmaları gerektiğini düşündüm ve o maçları analiz etmek ve antrenman planlarını yapmak konularına odaklandım. Yani çok da boş bir vaktim yok. Oyuncuların biraz daha fazla boş zamanı var. Zaten bu nedenle bugün aileleri de getirdik. Aileleriyle birkaç saat vakit geçirmelerini sağladık. 2-3 saat çok güzel bir vakit geçti. O 2 saat boyunca da yarın sahada yapacaklarımızı hiç düşünmedik. Bence bu iyi oldu".

"Yarın kazanırsak insanlar yine…"
"Çok tarihi sonuçlardan sonra da 'çok büyük bir başarı elde ettik' diye kendimi belli bir yerde görmem. Her zaman takımla beraber elimden geleni yapalım. Yani bunun örnekleri var. İnsanlar bazen değerlendirmelerinde biraz abartıya kaçabiliyorlar. Benim görevim ise her şeyi bir dengede tutmaya devam etmek. Bunu hem işler iyi giderken hem işler zor giderken yapabilmem gerekiyor. Eğer yarın kazanırsak o zaman insanlar yine 'Evet, dünya şampiyonu olmalıyız, bütün müsabakaları kazanmalıyız' diyecekler, buna eminim. Bütün bunlar sonuçta Türk halkının karakteri. Biz her halükarda dengeli olmaya ve dengede gitmeye devam etmek zorundayız".
"Bu kadar sert eleştiriler olacağını beklememiştim"
"Bütün oyuncularımı farklı bir boyutta getirerek hazırlamaya çalışıyorum. Onların mental olarak özellikle hazır olmasına dikkat ediyorum. Çünkü burada her şeyi zaten oldukça büyük boyutlarda yaşanıyor. Onun için mental olarak onların kendilerini güçlü hissetmelerini sağlamaya çalışıyorum. Çok sert eleştiriler olabiliyor. Ama ben bu sert eleştirileri hemen bir önceki maçtan sonra beklememiştim. Belki biraz eleştiri olur diye düşünmüştüm ama bu kadar sert olacağını beklememiştim. Fakat benim tecrübem bana fayda sağlıyor.".
Bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz?