Yönetmen Christopher Nolan'ın "Odysseus" filminin Londra'daki tanıtım etkinliğinde 3 bin yıllık İran altın eserlerini küpe olarak takan Hollywood yıldızı Zendaya, antik dünyanın en önemli eser koleksiyonlarından birini uygunsuz şekilde kullandığı gerekçesiyle eleştirilerin hedefi oldu.
Zendaya'nın taktığı küpeler, MÖ 1. binyıla tarihlenen ve 1940'ların sonunda İran'ın kuzeybatısında keşfedilen Ziwiye Hazinesi'ne ait olduğu düşünülen altın disk madalyonlardan oluşuyor.
Londralı kuyumcu Glenn Spiro, bu parçaları elmas ve 18 ayar altınla yeniden tasarlayarak "Materials of the Old World" (Eski Dünyanın Malzemeleri) adlı koleksiyonuna dahil etti.
Eserlerin sahibi ise Londra'nın Mayfair semtindeki Barron London galerisi ve sanat koleksiyonu.
Spiro, 2025 yılında Galerie dergisine verdiği röportajda, "Binlerce yıllık bir eseri boynunuzda taşıyabilir, ama yine de çağdaş ve şık görünebilirsiniz," demişti.

Zendaya, tanrıça Athena'yı canlandırdığı "Odysseus" filminin tanıtımı kapsamında düzenlenen fotoğraf çekiminde bu küpeleri kullandı.
"ABD'nin bombaladığı ülkenin tarihi eseri"
Yaklaşık 43 bin takipçili "Dr Z the Archaeologist" adlı Instagram hesabının sahibi arkeolog, ilk tepki gösteren isimlerden biri oldu ve "Kaçak yollarla elde edilmiş antik eserler hiç de havalı değil," ifadelerini kullandı.
"Bir arkeolog olarak umarım ünlüler ve stil danışmanları gelecekte yeni sömürgeciliği meşrulaştıran bu tür görüntülerden kaçınır," diyen uzman, antik eserlerin sanatsal değerini öne çıkarmak yerine bunların statü göstergesi olarak kullanılmasını ve geçmişin fetişleştirilmesini "rahatsız edici" olarak nitelendirdi.
Aynı paylaşımda, "Bu eserlerin büyük olasılıkla İran'dan yağmalandığını düşünüyoruz ve bugün ABD'nin kısa süre önce bombaladığı bir ülkenin kültürel mirası, Amerikalı bir oyuncunun kulaklarını süslüyor," ifadelerine yer verdi.
Antik tarihçi Dr. Carla Ionescu da Substack'te yayımladığı yazısında, "Birinin kırmızı halıda gerçekten orijinal antik eserler takabileceği aklıma hiç gelmemişti. Hayatımın büyük bölümünü müzelerde ve arkeolojik alanlarda geçiriyorum; burada öğrendiğiniz ilk şey hiçbir şeye dokunmamanız gerektiğidir," dedi.
Ionescu, "Zendaya'nın yerinde olsaydım, kökenini ve kullanım amacını bilmediğim hiçbir antik eseri üzerimde taşımazdım. Bu eserin geçmişini, nerede bulunduğunu, bir zamanlar bir tanrıya adak olarak mı sunulduğunu, bir mezara mı bırakıldığını ya da savaş döneminde mi saklandığını bilmek isterdim," dedi.
Bazı sosyal medya kullanıcıları ise olayı, Kim Kardashian'ın 2022 Met Gala'da Marilyn Monroe'nun orijinal elbisesini giymesi ve elbisenin zarar görmesiyle sonuçlanan tartışmaya benzetti.
Bir kullanıcı, "Bence bu, Kim Kardashian'ın Marilyn Monroe'nun orijinal elbisesini giymesiyle aynı şey. Burada da orijinal eser yerine bir kopya kullanılmalıydı," yorumunu yaptı.
Barron London ise yaptığı açıklamada küpelerin "belgelenmiş kökenleri ve yürürlükteki tüm yasal gereklilikler doğrultusunda sorumlu şekilde korunduğunu" belirtti. Galeri, eserlerin ödünç verilmesinin ticari amaç taşımadığını, amaçlarının "antik İranlı kuyumcuların olağanüstü sanatını onurlandırmak" olduğunu ifade etti.

Ziwiye Hazinesi nasıl bulundu?
Ziwiye Hazinesi, 1947 yılında İran'ın kuzeybatısındaki bugünkü Kürdistan eyaletinde bulunan Ziwiye köyü yakınlarında çobanların yaptığı toprak çalışmaları sırasında altın, gümüş, bronz ve seramik eserleri keşfetmesiyle ortaya çıkarıldı.
2015 yılında yayımlanan bir akademik araştırmaya göre hazinenin kalan parçaları 1960'lı yıllarda İran dışına çıkarılarak antika piyasasında satıldı. Günümüzde eserler dünyanın farklı müzeleri ve özel koleksiyonlarına dağılmış durumda.
İran'ın kültürel mirası dünyanın dört bir yanında
İran'a ait antik eserler bugün Batılı müzeler ve özel koleksiyonlarda, başka birçok ülkenin kültürel mirasıyla kıyaslanamayacak ölçüde geniş bir şekilde bulunuyor.
Louvre Müzesi, 19. yüzyılda Kaçar Hanedanı'nın Fransız arkeologlara verdiği kazı izinleri kapsamında çıkarılan Persepolis ve Ahameniş dönemine ait önemli eserleri barındırıyor.
New York'taki Metropolitan Sanat Müzesi, British Museum ile Almanya, Avusturya ve Avustralya'daki çeşitli koleksiyonlarda da kökeni tartışmalı çok sayıda İran eseri bulunuyor.
Chicago Üniversitesi Doğu Enstitüsü ise Persepolis'ten getirilen binlerce çivi yazılı tableti 80 yıldan uzun süre elinde tuttuktan sonra, uzun müzakerelerin ardından bunların bir bölümünü İran'a iade etti.
İran eserlerini geri almaya çalışıyor
İran'ın kültürel mirasını geri kazanma girişimleri sınırlı da olsa bazı sonuçlar verdi.
2019 yılında yaklaşık bin 800 Persepolis tableti uzun süren hukuki süreçlerin ardından Tahran'a iade edildi.
Üç yıl sonra ise İran-Irak Savaşı sırasında yağmalanan, yaklaşık 3 bin yıllık sırlı tuğlalardan oluşan bir koleksiyon, İsviçre polisinin el koymasının ve yıllarca süren hukuki mücadelenin ardından Tahran'daki İran Ulusal Müzesi'ne geri gönderildi. Daha önce Avusturya'dan da bazı eserlerin iadesi gerçekleşmişti.
İran, eserlerin geri alınması için özel bir çalışma grubu oluşturmuş durumda ve ABD ile Avustralya başta olmak üzere çeşitli ülkelerle görüşmelerini sürdürüyor. Ancak ABD-İran ilişkilerindeki mevcut gerilim, diplomatik süreçleri büyük ölçüde sekteye uğratıyor.
Tahran yönetimi ise Zendaya'nın taktığı altın diskler için şu ana kadar resmi bir iade talebinde bulunmadı.

IShowSpeed'in Faravahar rozeti de tartışma yarattı
Öte yandan ABD'li yayıncı ve fenomen IShowSpeed, İspanya ile Arjantin arasında New Jersey'deki MetLife Stadı'nda oynanan 2026 Dünya Kupası finalinin kapanış töreninde üzerinde çok sayıda izleyicinin Faravahar sembolü olarak tanımladığı bir rozet bulunan ceketle sahneye çıktı.
Faravahar, merkezinde insan figürü bulunan kanatlı bir disk olup Ahameniş Pers İmparatorluğu dönemine uzanıyor ve İran kültür tarihinin en kalıcı sembollerinden biri kabul ediliyor.
Zerdüşt inancında insan ruhunun ilahi yönünü temsil eden sembol, günümüzde ise İran diasporası tarafından İslam Cumhuriyeti'nin sembollerinden bağımsız, İslam öncesi Pers kimliğinin kültürel bir simgesi olarak kullanılıyor.
Faravahar'ın Dünya Kupası finali gibi yüz milyonlarca kişinin izlediği küresel bir etkinlikte görünmesi sosyal medyada geniş yankı uyandırdı.
Bazı İranlılar ve İran diasporasından kullanıcılar, İslam öncesi Pers kültürüne ait bir simgenin dünyanın en büyük spor organizasyonlarından birinde görünmesinden memnuniyet duyduklarını ifade etti.
Diğer kullanıcılar ise IShowSpeed'in sembolün anlamını gerçekten bilip bilmediğini sorguladı. Bazıları, İran kültürüyle bilinen bir bağı olmayan fenomenin, İran ile savaş halinde bulunan bir ülkenin ev sahipliğinde düzenlenen törende bu sembolü taşımasının dikkat çekici olduğunu savundu.
IShowSpeed'in temsilcileri ise rozetin bilinçli bir tercih olup olmadığı konusunda herhangi bir açıklama yapmadı.
euronews
Bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz?