$

Dolar

48,1451

Euro

56,2483

£

Sterlin

65,6827

Frank

59,8150

Gram Altın

7.136,3600

Bitcoin

3.789.303

$

Dolar

48,1451

Euro

56,2483

£

Sterlin

65,6827

Frank

59,8150

Gram Altın

7.136,3600

Bitcoin

3.789.303

Ekonomi

Türkiye un ihracatında dünyaya yön veriyor: Küresel tahıl krizinde yeni fırsat

Dünya un ticaretinin yüzde 23’ünü tek başına gerçekleştiren ve 11 yıldır un ihracatında dünya liderliğini koruyan Türkiye, Karadeniz’de artan savaş riski ve Avrupa’yı vuran kuraklığın ardından küresel tahıl piyasasında daha kritik bir konuma geliyor. IAOM Avrasya Başkanı Dr. Eren Günhan Ulusoy, Türkiye’nin güçlü üretim kapasitesi ve stokları sayesinde olası tedarik krizine karşı avantajlı durumda olduğunu belirterek, Avrupa’daki üretim kaybının Türk un sanayisi için yeni ihracat fırsatları oluşturabileceğini söyledi.

27.08.2026 - 01:18
Üsame Karakış
Türkiye un ihracatında dünyaya yön veriyor: Küresel tahıl krizinde yeni fırsat
Fotoğraf: Arşiv
Linke Tıkla, Timeturk'ü Favorilerine Ekle

Timetürk Ekonomi Servisi

Türkiye, küresel tahıl ve un ticaretinde sahip olduğu üretim gücüyle dünyanın önde gelen ülkeleri arasındaki konumunu sürdürüyor. Yıllık 32 milyon ton un üretim kapasitesine sahip sektör, küresel un ticaretinden yüzde 23 pay alırken Türkiye, son 11 yıldır dünyanın en büyük un ihracatçısı konumunda bulunuyor. Rusya-Ukrayna savaşının Karadeniz'deki liman ve lojistik altyapısına yönelik saldırılarla yeni bir aşamaya geçmesi, Avrupa'da etkisini artıran kuraklık ve küresel tahıl ticaretinde değişen rotalar ise Türkiye'nin stratejik önemini daha da artırıyor. Uluslararası Un Sanayicileri ve Hububatçılar Birliği (IAOM) Avrasya Başkanı Dr. Eren Günhan Ulusoy'a göre Türkiye, küresel piyasalardaki risklere karşı güçlü stokları ve üretim kapasitesi sayesinde iç pazarda güvenli bir konumda bulunurken, ihracatta da yeni fırsatlarla karşı karşıya.

TÜRKİYE 11 YILDIR DÜNYANIN UN İHRACAT ŞAMPİYONU

Türkiye'nin un sanayisindeki ağırlığı yalnızca ihracat rakamlarıyla sınırlı değil. ABD merkezli ve 130 yıllık geçmişe sahip IAOM'un Avrasya Bölgesi Başkanlığı da Türkiye tarafından yürütülüyor. IAOM Avrasya bölgesi 32 ülke, 2 milyarı aşkın nüfus ve 7,1 trilyon dolarlık ekonomik büyüklüğü kapsıyor. Bölge, dünya buğday üretiminin yaklaşık yüzde 30'unu ve küresel un ihracatının yüzde 55'ini temsil ediyor. Türkiye'nin bu yapı içerisindeki güçlü konumu, Karadeniz'de artan jeopolitik risklerle birlikte daha fazla önem kazanıyor.

KARADENİZ'DE TAHIL TİCARETİ İÇİN RİSK ARTIYOR

Rusya-Ukrayna savaşında limanlar ve yük gemilerinin doğrudan hedef haline gelmesine dikkat çeken Ulusoy, mevcut durumun savaşın başladığı 2022'deki tahıl krizinden daha hassas bir noktaya geldiğini söyledi. Ulusoy, “2022'de savaşın ilk aşamasında Ukrayna limanları kapalı, Rusya limanları ise açıktı. Ancak bugün her iki ülkenin de lojistik ve liman altyapıları karşılıklı saldırıların hedefi durumunda. Bu durum riskin boyutunu tırmandırıyor” dedi. Rusya ve Ukrayna'nın dünya buğday tedarikinde yaklaşık yüzde 30'luk ağırlığa sahip olduğuna işaret eden Ulusoy, lojistikte yaşanacak aksaklıkların küresel fiyatları ve gıda güvenliğini doğrudan etkileyebileceğini belirtti. Son tahminlere göre Rusya'nın buğday ihracatının 43-46 milyon ton, Ukrayna'nın ise 13,5 milyon ton seviyelerinde gerçekleşmesi bekleniyor.

ULUSOY: TÜRKİYE TEDARİK KRİZİNDEN İZOLE DURUMDA

Küresel piyasalarda artan risklere rağmen Türkiye'nin iç pazarda daha avantajlı olduğunu belirten Ulusoy, bu yılki üretim ve stoklara dikkat çekti. Yağışların geçen yıla göre yüzde 76 arttığını ve buğdayda güçlü bir hasat beklendiğini belirten Ulusoy, Türkiye'nin buğday rekoltesinin 24,5 milyon tona ulaşmasının beklendiğini söyledi. Ulusoy, şu değerlendirmede bulundu: “Hem başarılı geçen yerli hasadımız hem de güçlü stok yapımız sayesinde Türkiye, dünyada yaşanan bu kısa vadeli tedarik krizinden tam anlamıyla izole durumdadır. İç pazarda kısa ve orta dönemde bir arz veya tedarik problemi beklemiyoruz.”

AVRUPA'DAKİ KURAKLIK TÜRKİYE İÇİN İHRACAT FIRSATI

Küresel tahıl piyasasındaki ikinci önemli gelişme ise Avrupa'daki kuraklık. Rekoltedeki olası kayıpların Avrupa'nın ithalat ihtiyacını artırabileceğine işaret eden Ulusoy, Türkiye'nin işlenmiş hububat ürünlerinde bu açığı değerlendirebilecek ülkelerin başında geldiğini söyledi. Türkiye'nin güçlü un ve unlu mamuller sanayisinin yanı sıra coğrafi konumunun da önemli bir avantaj sağladığını vurgulayan Ulusoy, “İşlenmiş hububat ürünlerinde Türkiye, Avrupa'daki açığı kapatabilecek ve yeni pazarlardaki konumunu güçlendirecek en kritik aktördür” ifadelerini kullandı. Karadeniz'deki riskler nedeniyle küresel buğday ticaretinde yeni rotalar oluşurken ABD, Kanada ve Kazakistan gibi üreticilerin ağırlığının artması bekleniyor. Türkiye ise ham madde tedarikini güçlü işleme kapasitesi ve lojistik avantajıyla birleştirerek özellikle un ve işlenmiş hububat ihracatında pazar payını büyütme fırsatıyla karşı karşıya.

TAHIL SEKTÖRÜ TAŞKENT'TE BULUŞACAK

Küresel tahıl ticaretindeki değişim, 28-29 Eylül 2026 tarihlerinde Özbekistan'ın başkenti Taşkent'te düzenlenecek 5. IAOM Eurasia Konferansı ve Sergisinde de masaya yatırılacak. İlk kez Özbekistan'da gerçekleştirilecek organizasyonda Rusya, Ukrayna, Avrupa, Orta Asya, ABD, Orta Doğu ve Afrika'dan 1000'in üzerinde sektör profesyonelinin bir araya gelmesi bekleniyor. “Avrasya'da Tahıl, Değirmencilik ve Pazarlar” temasıyla gerçekleştirilecek konferansta değişen tahıl rotaları, üretim, lojistik ve küresel gıda ticaretinin geleceği ele alınacak. Ulusoy, Karadeniz'deki sorunların buğday fiyatları ve ticaret rotaları üzerindeki etkisine dikkat çekerek, “Buğdayın yukarı yönlü hareket yaşadığı ve yeni rotaların belirlendiği bu zaman diliminde kongre programımız her zamankinden daha fazla önem taşıyor” dedi.

Haberi Hazırlayan

Bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz?

Etiketler:

İlgili Haberler

YORUMLAR

0 Yorum

Yorum Yazın