TÜİK anketine katılmamanın bedeli vatandaşları şoke etti. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yürütülen hanehalkı, iş gücü, turizm ve eğitim gibi stratejik araştırmalar, son dönemde vatandaşların telefonlarına gelen uyarı mesajları ve resmi bildirimlerin ardından yeniden gündemin zirvesine oturdu. Özellikle bir vatandaşın anketi reddetmesinin ardından kendisine kesilen yüksek miktarlı ceza, sosyal medyada büyük tartışmalara neden oldu. Tesadüfi örnekleme yöntemiyle seçilen kişilerin sorulara yanıt verme zorunluluğunun olup olmadığı, yasal yaptırımların ne boyutta olduğu kamuoyunun en çok merak ettiği konular arasına girdi. İşte vatandaşların aklındaki tüm sorulara yanıtlar...
AYDIN'DA YAŞANAN OLAY GÜNDEM OLDU
TÜİK anket sürecinde dikkat çeken bir olay Aydın'da yaşandı. TÜİK görevlisi tarafından aranan ve dolandırıcı olabileceği şüphesiyle anket talebini reddeden bir vatandaş, kısa süre sonra büyük bir sürprizle karşılaştı. Vatandaşın anlatımına göre süreç şöyle gelişti:
"TÜİK'ten aradığını belirten şahıs, 'Yılın ailesi seçildiniz evinize gelip sizinle anket yapacağız' dedi. Ben de inanmadım ve kabul etmedim. Telefonu kapattım. 20 saniye sonra TÜİK'ten 18 bin 991 TL ceza mesajı geldi."
Bu olay, özellikle son dönemde artan siber dolandırıcılık vakaları nedeniyle tanımadığı numaralardan gelen aramaları reddeden vatandaşların da benzer mağduriyetler yaşayabileceği endişesini gündeme taşıdı. Kişisel verilerini paylaşmak istemediği için saha çalışanlarına kapısını açmayan vatandaşlar da yasal süreçle karşılaşıp karşılaşmayacaklarını araştırmaya başladı.

YASAL DAYANAK: 5429 SAYILI KANUN
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yürütülen hanehalkı ve bireysel araştırmalara katılım sağlamak yasal bir zorunluluk taşıyor. 5429 sayılı Türkiye İstatistik Kanunu'nun 8. maddesi uyarınca, kurumun resmi istatistik üretmek amacıyla talep ettiği bilgileri, belirlenen örneklem grubundaki birimlerin eksiksiz, doğru ve ücretsiz olarak vermesi açıkça hükme bağlandı. Bu yasal düzenleme çerçevesinde TÜİK'in örneklem havuzuna seçilen bir vatandaşın ya da hanenin "Ben bu araştırmada yer almak istemiyorum" şeklinde bir inisiyatif kullanma hakkı bulunmuyor. Yani anket sürecine katılım, gönüllülük esasına dayanan bir uygulama olmaktan çok, yasayla belirlenmiş bir yükümlülük olarak karşımıza çıkıyor. Bu nedenle TÜİK'ten gelen aramaları ve saha ziyaretlerini dolandırıcılık zannederek geri çevirmeden önce, kurumun resmi iletişim kanallarından durumu teyit etmek büyük önem taşıyor. Aksi halde vatandaşların yüksek miktarlı para cezalarıyla muhatap olma riski bulunuyor.