DİĞER İÇERİKLER

SOSYAL HESAPLAR

İSTANBUL

20:12:00

İftar vakti

BURSA

20:10

04:11
20:10
SAHUR
İFTAR

ANKARA

19:55

03:57
19:55
SAHUR
İFTAR

SİVAS

19:38

03:41
19:38
SAHUR
İFTAR

ERZURUM

19:21

03:24
19:21
SAHUR
İFTAR

HAKKARİ

19:06

03:24
19:06
SAHUR
İFTAR

İSTANBUL

20:12:00

İftar vakti

ANKARA

19:55

03:57
SAHUR
19:55
İFTAR

ERZURUM

19:21

03:24
SAHUR
19:21
İFTAR

Meğer sadece IŞİD tekfirci değilmiş...

Melih Melkan Mihar imzasıyla Dr.Hamza Metiner (müstear olduğu düşünülen) ismini kullanan birisiyle yapılmış bir röportaj bugünlerde sosyal medyada çok konuşuluyor.

21.01.2015 14:23:12

TİMETURK | HABER MERKEZİ


 "AKP'li Süfyanilerin Fethullah Gülen Hocaefendi ve Hizmet Hareketini Yok Etme Planlarına Manevi Alemden Eleştirisel Bir Bakış" başlıklı röportaj, manevi bir alemden ilginç ve bir o kadar da garip bilgiler aktarıyor. Şimdiye kadar IŞİD yandaşlarının Ebubekir Bağdadi'ye bağlılık bildirmeyenlerin Müslüman sayılmayacağı ya da İran yanlısı bazı isimlerin Ali Hamaney'e bağlı olmayanların cennete gidemeyeceği gibi iddiaları internette çokça paylaşılmıştı.

Bu röportajla birlikte Gülen cemaatinin de benzeri bir inanç taşıdığı yorumları sosyal medyada çokça yapılırken cemaatten sözkonusu metne henüz herhangi bir yalanlama gelmedi.

ERDOĞAN İÇİN "SÜFYAN" İMASI!

İslam ıstılahında sıkça adı geçen ve Said-i Nursi'nin de eserlerinde sık sık kullandığı Süfyan ismini / sıfatını Erdoğan için kullanan Dr. Hamza Metiner, "Rüşvet düzeni kurar. Özgür basını susturur. Devlet gücünü kullanarak, kendine karşı olan tüm topluluklara savaş ilan eder. Hukuk sisteminin altını üstüne getirir. Üstün yalancılığı, münafıklığı, söylemiyle hak ve adaletin yanında olanlara soruşturma açtırıp; onları hapse attırır, memuriyetten meneder. Devletin tüm birimlerini ele geçirir. Silahlı Kuvvetler, hâkimler ve savcılar, basın, ekonomi… Kısaca tüm birimleri kendine bağlar. Demokrasiyi rafa kaldırır. Onun siyasi ahlaksızlık düzeni kurma savaşımında karşısında duran olmaz. Kendine rakip olanların üzerine devlet gücünü kullanarak gider. Tüm gücüyle, kendine rakip gördüğü İslami cemaatin üzerine gider. Vatanseverleri vatan haini, casus olarak yaftalar; ağzı bozuktur, bolca hakaret eder. Yolsuzlukla, rüşvetle, adam kayırmayla iş tutar. Kendine servet üstüne servet devşirir." Gülen cemaati - Hükümet kavgasına oldukça tuhaf bir şerh düşüyor. Gülen cemaatinin dershanelerin dönüştürülmesine karşı çıkmasıyla başlayan kavgada Gülen cemaatinin yayın organları tarafından hükümete ve Erdoğan'a getirilen eleştirilerin neredeyse tamamını "dini" bir haklılık ile taçlandıran ifadelerin kim tarafından kaleme alındığı ise merak konusu. Hamza Metiner'in müstear bir isim olup olmadığı bilinmezken Gülen cemaatinden bu iddialara henüz ciddi bir itiraz gelmedi.

SÜFYAN BİR İSLAMİ CEMAATİN ATEŞLİ TARAFTARI!


Röportajda Süfyan'ı derinlemesine analiz ettiğini öne süren Hamza Metiner'e göre Süfyan, İslam dünyasından birisi ya da bir topluluğun kendisi. İşte Süfyan'ın bir İslami cemaatin taraftarı olduğunu savunan Metiner'e göre Süfyan'ın evreleri: "Süfyan’ın dört devresi olur. Ta çocukluk çağından itibaren İslami bir cemaatin ateşli taraftarıdır. İslam’a hizmet eder. Siyaset dünyasına girerek başa geçer. Bu dönemde parlak bir siyasi güç elde eder. Girdiği tüm seçimleri kazanır. Buraya kadarki dönemde samimi, hasbi, vatansever biridir. Gönüllerde taht kurmuş bir İslam lideridir. Ona duyulan sevgi İslam coğrafyasının dışına taşar. Tam da bu evrede, her başarıyı kendinden bilmeye, ene putunu öne çıkarmaya başlar. Onun doyumsuz dünyalık hırsı, en önemli özelliği! Bu nedenle rüşvet ve yolsuzluk için paralel hırsızlık düzeni kurar. Tam da bu anda, Allah tarafından kalbi mühürlenip münafık Süfyan olarak manen çarpılır. Süfyanlığını yapmaya başlar. Süfyan kendini bilmez. O iyi bir iş tuttuğunu sanır ve Mehdiyet’i temsil edenleri, tüm devlet olanaklarını kullanarak kökünden kazımayı ilke edinir. "

SÜFYAN'I ŞEYHLER VE İSLAMİ CEMAATLER DESTEKLEYECEK!

Röportaj boyunca Süfyan'ı anlatan ve Süfyan ile ilgili öngörülerini ilginç bir şekilde güncelleştiren Dr. Hamza Metiner'e göre dehşetli bir 'münafık' olan Süfyan'ın en büyük destekçileri Gülen cemaati dışında kalan bütün İslami cemaatler olacak. "Süfyan münafığı her gün yeni bir fitne çıkarır, ülkede kaos ortamı oluşturur. Süfyan kendine fetvacı fâsık ve münafık İslam âlimleri bulur. Bu icazetle işadamlarından zorla bağış alır, rüşvet ağı kurar. Zannına göre bu haram olmaz. Haramı helâl saydığı için de münafıklığının yanında bir de küfre girerek kâfir olur. Ahir zamanın dehşetli münafığı Süfyan yüzünden kimi tarikat şeyhleri ve âlimler, Muhammed Mehdi Aleyhiselam’a cephe alıp harp ilan ederler. Bu fitneye düşmeyen âlim, molla, şeyh neredeyse kalmaz. Süfyan’ın en büyük destekçileri tarikat şeyhleri ve mollalar olur. Allah da bu mollalara, âlimlere ve şeyhlere mahşerde Süfyan’ın tüm günahını yükler ve bu zümreler helak olur. Süfyan işte böylesine büyük, dehşetli bir fitnedir!"

ALLAH'IN SİLLESİNİ YİYEN AK PARTİ SÜFYANİ OLDU!

Uzun röportajın baş kısmında ısrarla Süfyan ve Süfyanileri anlatan ve manevi alemde herşeyi gördüğünü öne süren Hamza Metiner'e göre devrim gibi icraatlar yapan AK Parti birden "Süfyani" oldu. Röportajda, "Allah’ın sillesini yiyen yeni AKP, Süfyanilik vazifesini üstlendi. İslami cemaatlerin imha edilmesi kararı, İranlı ajanların emri ve PKK’nın Oslo’daki istekleri sonucu alındı. Bundan sonra da olanlar oldu…İşin özeti şudur. Birinci aşamada AKP, kıskançlık ve haset krizine girip Fethullah Gülen Hocaefendi’ye savaş açtı. Dünyaya açılmaları, başarılara imza atmaları, Türkçe Olimpiyatları vs. tüm bunlar AKP’yi haset krizine soktu. Çünkü Sarayların Efendisi tek olmalı, bütün dünya kendini parmakla göstermeliydi. Bu birinci neden… İkinci neden, işadamlarından zoraki bağış alınması, paraların sıfırlanması talimatlarının verilmesi, tüm rüşvet ve yolsuzluk ilişkilerinin açığa çıkması ve hâkimler tarafından soruşturma başlatılması… Sarayların Efendisi ustaca bir manevrayla ‘PARALEL DEVLET kurdular.’ iftirasına başvurdu. ‘Alçakça bir kumpasa kurban gittik.’ gibi mağdur edebiyatı yaptı. Bu söylemlerle bir taşla iki kuş vurma siyaseti güdüldü. Hem İranlı ajanların ve PKK’lıların isteği doğrultusunda Fethullah Gülen Hocaefendi ve camiası imha edilip onlara şirin görünülecek hem de bu bahaneyle YARGITAY, HSYK, DANIŞTAY, EMNİYET, TSK başta olmak üzere tüm devlet kademeleri ele geçirilerek AKP kendi vesayetini yani ‘‘PARALEL DEVLET’İNİ’’ kuracaktı. Öyle de oldu!" ifadeleriyle AK Parti'nin Süfyan'a hizmet ettiğini iddia eden Metiner'e göre AK Parti cemaatle sorun yaşamaya başlar başlamaz anında "Deccaliyet" makamına evrildi.

ABD ve İSRAİL CEMAATİ YOK ETMEK İSTEMİYOR

Dr.Hamza Metiner, tam olarak neyi ya da nereyi kastettiği belli olmayan manevi alemde AK Parti'nin Allah'ın sillesini yediğini ve Deccal'den bile beter olduğunu sürerek hükümetin İran ile iş tuttuğunu, hükümetin yaptığını ise ABD ve İsrail'in bile cemaate yapmadığını öne sürdü: "Bugünün AKP’si Allah’ın sillesini yiyerek Süfyanilik görevi icra etmekte… Fethullah Gülen Hocaefendi ve camiasına Deccal’in bile yapamayacağı zulümler bunun için yapılıyor. Bunlar manevi âlemde bilinen, ortada olan gerçeklerdir. Hakikat noktasında Fethullah Gülen Hocaefendi’yi ve camiasını yok etmek isteyen ulus hangisi? ABD mi, İsrail mi, Avrupa Birliği Ulusları mı? Hiçbiri… Bu ülke İran’dan başkası değil. İran, bölgesel güç olma yolunda, Türkiye’deki sünni itikâdına bağlı tüm cemaatlerin yok edilmesi planını devreye sokmuş. Tüm bu operasyonların arkasında İran var. Türkiye’de pek çok bürokrat bu ajanların ağına düştü."

FETHULLAH GÜLEN BEKLENEN MEHDİ'NİN ŞAHS-I MANEVİSİ!

Dr. Hamza Metiner'e göre Fethullah Gülen'e muhalefet edenler ve onun hain olduğunu inananlar ahirette büyük sıkıntılara düçar olacak. İşte Metiner'in Gülen'in Mehdi'nin şahs-ı manevisi ilan ettiği bölüm: Hadislerde var: Mehdi Aleyhiselam’a en yakın arkadaşları ihanet eder, binlerce sarıklı ulema-şeyh, Mehdi Aleyhiselam’a cephe alıp ona harp ilan eder. Muhammed Fethullah Gülen Hocaefendi ve Camiası beklenen Mehdi’nin şahs-ı manevisidir. Bu nedenle Türkiye’deki kimi âlimlerin, mollaların ve şeyhlerin Süfyanilerin safında yer alması şaşılacak bir şey değil. Buna Risale-i Nur’un kimi ekolleri de dahil… Bu camiaya cephe alanlar, Süfyanilerin emri ve dayatması ile çarşaf çarşaf bildiri yayımlayıp imza atanlar doğal karşılanmalı… Bunlar ta Asr-ı saadette söylenmiş hakikatlerdir. Dağlar yerinden fırladığı gün, gökler dürüldüğü zaman ‘SAD’ harfinin esrarıyla Mahşer kurulduğu zaman tüm bu mollalar, âlimler, şeyhler Süfyanilerin tüm günahlarının ortağı olarak hesaba çekilecekler. Süfyanilerin en korktukları şey ‘Tarikatların Fethullah Gülen Hocaefendi’ye destek vermesi!

HİZMET'İN ARKASINDA MEHDİ VAR!

Dr. Hamza Metiner, Fethullah Gülen'in liderliğindeki hareketin arkasında halihazırda yaşadığını iddia ettiği Mehdi'nin olduğunu öne sürdü ve "AKP'li Yezidiler" dediği topluluğun da mutlaka mağlup olacağını söyledi. "AKP’li Süfyaniler ve Yezidiler yukarıda saydıklarıma çok sevinirler. Yani Hizmet’in güçsüz ve çaresiz oluşuna… Ama kursaklarında kalır bu sevinçleri! Çünkü Hizmet’in arkasında da şu isimler var: Peygamber Efendimiz(sav), Ashab-ı Bedir, Şuheda-yı Uhud, Bediüzzaman Hazretleri, İmam Ali Hazretleri, Hazreti Hamza (Rıdvanullahu Teâla Aleyhim Ecmain) ve ahir zamanın beklenen yüce evliyası şu an hayatta olan Muhammed Mehdi Aleyhiselam… Hizmeti güçlü kılan işte bunlar… Bu güçler, sınav bitince, zamanı gelince tüm AKP’li Yezidilerin ve Süfyani münafıkların, Allah’ın izniyle, haklarından gelecekler inşallah. Hiç kuşkunuz olmasın!" ifadeleriyle kendilerini doğrudan peygamberlerin ve sahabenin desteklediğini söyleyen Metiner'in bu iddialarına cemaatten bir yalanlama gelip gelmeyeceği ise meçhul.

HÜSEYİN GÜLERCE'Yİ SEVEN HELAK OLUR!


20 yıldır ABD'de yaşadığını söyleyen Dr. Hamza Metiner, Hüseyin Gülerce, Nurettin Veren ve Kemalettin Özdemir gibi isimleri sevenlerin "manevi alem"de mühürlendiğini öne sürerek, "Fethullah Gülen Mehdi makamındadır." şeklinde konuştu. İşte röportajın ilgili bölümü:

"Hüseyin Gülerce, Nureddin Veren ve Hizmet’e savaş açan dünün tüm şakirtleri ötelerde hâzâ münafıktır. Bunları zerre kadar seven helak olur.

Fethullah Gülen Hocaefendi velayette Makam-ı Mehdi Aleyhiselam’da bulunan yüce bir evliya… Tarikat konağında unvanlarına gavs denen evliyalardan daha öte ilm-i ledüne sahip. Bu makamda olan evliya, Efendimiz Aleyhiselam ile manevi âlemde görüşür. Tüm işlerini Peygamberimiz’le istişare ederek yapar. Asla kendi başına iş yapmaz. Bu makamdaki bir evliya apaçık şekilde Levh-i Mahfuz’a bakar. Bu makamda olan bir evliya 1400 asırda bir gelir. Bu makamdaki bir evliyanın yanında sesini yükselten helak olur. Bu makamdaki bir evliyaya karşı çıkan gayyayı boylar. Hiçbir evliya Makam-ı Mehdi sahibi bir evliyaya hükmedemez, talimat veremez. Bu makamdaki evliyalar hakikat hizmeti yapıp tarikat konağına uğramaz, peygamberler yolunda zuhur ederler. Bu makamdaki bir evliyayı seven, vallahi billahi tallahi mahşerde hüsrana uğramaz. Bu makamda bulunan bir evliyaya Hazreti Hamza, Ashab-ı Bedir, Şuheda-yı Uhud, Ashab-ı Kehf ve arşa müvekkel melekler muhafızlık yaparlar. Bu makam sahibi bir evliyanın karşısında tüm tarikat kutupları, kutbul medar, kutbul irşad, gavs el pençe kıyam dururlar. Bu makamda olan bir evliya tüm velayet konaklarını geçerek Makam-ı Mahmûd’a yanaşır. Bu makamdaki bir evliya simsiyah gecede simsiyah bir karıncanın attığı adımın sesini duyar, görür. Bu makamdaki bir evliyanın gören gözü, tutan eli, yürüyen ayağı Allah olur. Allah, bu makam sahibinin kalbine nazar ederek âlemlere tecelli eder. Bu makamdaki bir evliyadan ayrılan Allah’tan ayrılır.

Yirmi küsur senedir ABD vatandaşıyım ve burada yaşıyorum. Ara sıra Türkiye’ye geldiğimde Hocaefendi’nin kimi talebeleri ile sohbet etme fırsatım oldu. Kime baktımsa Hocaefendi’yi manevi makamı bağlamında tanımıyorlardı. Ön planda olan abilerine baktım onlar da aynıydı. Kimi onu bir emekli imam, kimi medresede yetişmiş bir âlim, kimi Kur’an hâfızı, kimi yazar olarak bilip seviyordu. Bu beni oldukça ürpertti.

Latif Erdoğan, Nurettin Veren gibi kendini bir şey sanan çakma şakirtler hiç utanmadan Hocaefendi gibi yüce bir evliyaya akıl vermeye yeltenecek kadar çukurlaşmışlar. Kalp gözleri kör olduğu, ene putlarıyla ben ben dedikleri, kendilerini bir halt sandıkları için kovulmuş şeytan gibi feci bir sona itildiler. Allah’ın sillesini yiyerek layık oldukları Süfyan’ın şakirtliği ile cezalandırıldılar.
Allah bana iki seçenek verseydi: Biri veli olmak, bir diğeri Hocaefendi’nin ayaklarını basıp sildiği bir paspas olmak; vallahi, billahi, tallahi paspas olayım derdim. Hocaefendi işte böyle değerli, böyle aziz ve şerefli yüce bir evliyadır.

Yazıklar olsun Hocaefendi’yi gerçek velayeti ile tanımayan şakirtlere. Biz işin dışında olan, velayet hizmeti yapan biri olarak tanıyoruz; ama dizinin dibinde oturup kalkanlar tanımıyorlar. Bu ayıp da kendilerine yeter."

FETHULLAH GÜLEN'DEN AYRILAN ALLAH'TAN AYRILIR

Fethullah Gülen'in talebesi iken ondan ayrılanın Allah'tan ayrılacağı gibi cüretkar bir iddia ortaya atan Dr. Hamza Metiner, "Camiaya son bir söz söylemek isterim: “Seyda Fethullah Gülen Hocaefendi’den ayrılan; hakikat mertebesinde Allah’tan ayrılır.” Çaresiz kaldığınızda bu cümle üzerinde uzun uzun tefekkür edin. Bir daha gelemeyeceğiniz şu dünya hayatında asla Hizmet’e sırt dönerek gayyaları boylamayın. Seçki sizin… Mevla görelim 2025’e kadar neyler, neylerse güzel eyler… Gün doğmadan neler doğar… Süfyanilerin planı varsa elbette ve mutlaka Allah’ın da bir planı vardır… Tüm münafık Süfyaniler iki cihanda da zelil ve perişan olmaya mahkûmdurlar." ifadeleriyle iddialarını oldukça ilginç bir boyuta taşıdır.

Bu yazı Timeturk.com'dan alınmıştır.

YORUMLAR (0)

Görüş Bildir Bizimle Paylaş
İHH Ramazan