Dolar

43,3630

Euro

51,2979

Altın

6.945,51

Bist

12.992,71

'Terör listeleri' bir oyun olmaya mı başladı?

İndependent gazetesinin Ortadoğu muhabiri olan Robert Fisk, '' 'Terör listelerinde ' olmanın tek özelliği saraya davet edilmek'' başlıklı yazısında ''Şu çocukça ''terörist'' listelerini ne zaman bırakacağız?'' sorusunu soruyor.

12 Yıl Önce Güncellendi

2015-01-15 12:31:47

'Terör listeleri' bir oyun olmaya mı başladı?

TİMETURK / HABER MERKEZİ


'Terör listelerinde " olmanın tek özelliği saraya davet edilmek

Şu çocukça ''terörist'' listelerini ne zaman bırakacağız? IRA,Irgun,EOKA, Mau-Mau birer ''teröristti.'' Bunların liderleri, çok merhametli olan Majesteleri Kraliçe Elizabeth II,Think Begin, Makarios ve Kenyatta ile görüştü. Hamas'ın Halid Meşal'inden yada Hizbullah'ın Seyyid Nasrallah'ının yaşlı kadın ile görüşmesinden ne kadar önce merak ediyorum.

''Terörist'' listesinde yer almanın size Buckingham Sarayı'na davet edilme garantisi verdiğini düşünmeden edemiyorsunuz. Kuzey Vietnam, Amerikalılar ile Paris'te buluşabilir ve Obama telefonda İran Cumhurbaşkanı ile sohbet edebilir, Irak parlamentosu Beyaz Saray'ı ziyaret ettiğinde konuşmacıdan sonra Obama'ya Anas al-Tikriti'nin tercüme etmesi şaşırtıcı değil mi?

Ama şimdi sayın Tikriti, yani Müslüman Kardeşlere yakın olan Cordoba Vakfı, El-Kaide, IŞİD ve diğerleri gibi bütün olası düşmanları kapsayan Birleşik Arap Emirlikleri tarafından adlandırılan 82 "terör" örgütü içinde kendini ''terörist listesinde'' buldu. El-Cezire gibi tüm "terör" televizyon kanallarının yanı sıra Chatham House'ta da konuşan İngiltere vatandaşı Tikriti : ''Kordoba Vakfı'nı Boko Haram'dan üç satır uzakta görünce çok kötü hissettim,'' dedi.

Aynı TV kanalının sık sık konuğu olarak ''terör'' etiketi aldığımı düşünüyorum. Bütün bunlardan sonra Capitol Hill'de ofisi olan ve şu anda Emirati hükümeti tarafından ''terörist'' örgüt olarak adlandırılan Amerikan-İslam İlişkileri Konseyinde bile konuştum.

Tony Blair'in eski yardımcısı Jonathan Powell ''Teröristler ile Konuşma'' isimli kitabı için kötü adamlarla sohbet etme ihtiyacı hakkında duruyor. Doğal olarak kendimi tüm ''teröristleri'' sayarken buldum. Biz gazetecilerin ortak veya savaş suçluları dışında yıllarca Bosna, Lübnan, Irak ile el sıkıştık. Donald Rumsfeld ile el sıkışan Saddam, benim görüştüğüm Gerry Adams ve Martin McGuinness, Yaser Arafat (süper devlet haline süper teröristler) , çok sayıda intihar cihatçısı ve tabiki Usame Bin Ladin. Kutsal Tony'nin aslında acımasız süper-terörist Muammer Kaddafi'yi öpme jestini de unutmamamız gerekir.

Kaygan ilişkiler adamı olsa bile Tikriti'ye sempati duymaktan kendinizi alamazsınız. Tabi O'na Paris katliamı hakkında soru sordum : ''Bence Paris kesinlikle en kötü kabusları doğurmuştur.Bu iğrenç bir suç olarak görülmeli. Ama biz Müslümanlar tarafından işlenen bir suç olarak bu olayı yanlış görürüz, öldürülen polislerden biri Müslümandı. Sorun kaos yaratmak isteyen aşırıcılar ile mücadele etmektir. Bu insanlar toplumun derin nefretini taşıyor,'' dedi ve IŞİD tarzı halifeliklerin zamanı olmadığını söyledi.

Yinede içinde bulunduğu kötü durum burda bitmeyecek. "Terörist" destekçisi olarak etiketlenmek HSBC'nin banka hesabını kapatmasına sebep oldu. Hatta BAE'den ''terörist'' etiketi almadan önce kapatıldı,Körfez devletinden kendinin neden o listede olduğunu açıklayabilecek kimseyi bulamıyor.

''BAE'den kimse beni arayıp konuşmadı. Birkaç yıl önce Körfez Ulusal gazetesi, beni BAE hükümetini zayıflatmak ve istikrarsızlaştırmak için dünya çapında bir kampanya lideri olarak tanımladı. Bölgede (Fas, Mısır, Yemen, Körfez, Suudi Arabistan içinde) demokratik referandumu desteklemenin bir sır olmadığı cevabını verdim.''

Tikriti, BAE yetkililerinin çocukluğunu Emirlik'te geçirdiği için rahatsız olmuş olabileceğinden şüpheleniyor. '' Kan davası olan herkes ''terör'' kelimesini kullanabilir. Yaşları 15 ile 35 arasında değişen ikinci sınıf olduğunu düşünen, Avrupa ve Kuzey Amerika'da gözden düşen bir yeri olduğunu hisseden,sinirli ve hoşnutsuz yüzlerce müslüman adam ve kadın var. Ama şimdi gerçek bir değişiklik yapmaya çalışan gruplar bile Boko Haram ve El-Kaide ile aynı kefeye konuyor. ''Terör'' listeleri bir oyun olmaya başladı.''

Aslında Avrupa Birliği Genel Mahkemesi'nin sisteme karşı gelenlere ne olduğunu görmek için Hamas ''terör'' listesinden kalkmalı dediği AB'ye bakmak gerekiyor. Benjamin Netanyahu; Avrupa, katliamdan ''hiçbir şey öğrenmedi'' dedi. Arap gazeteleri, Gazze'de geçen yaz dehşetinden sonra İsrail'in ''terör'' listesinde olmamasından dolayı şanslı olduğunu yazdı. Birkaç kişi AB mahkemesinin sonucuna Hamas'ın "terörist listesinde" olmasıyla kanıtlanmış gerçekler yüzünden değil "basın ve internet'' raporları yüzünden ilgilenmiştir.

Sanal Ortam sizi siyasi iktidar kadar hızlı ''terör listesine'' alabilir. Tikriti, Müslüman Kardeşler ile ilişkiliyse David Cameron bile Kardeşler'e soğuk bakıyor, o zaman herkes ''terörist'' etiketi alabilir ve Batı'da hiçbir hükümet sizinle konuşmayacaktır. ''Terörist'' bir örgüt olduğu için İngilizler Hizbullah ile konuşmaz. Şam'ıda bıraktılar çünkü El Kaide ve IŞİD'le savaşmasına rağmen kendisi de ''terörist'' olan Esed'den nefret ediyorlar.

Terör, terör, terör, terör, terör. Bir isimde ne var?

Paris görevini yapan medyayı durduracak mı?

Paris'te yada Avrupa'da herhangi bir yerde katliam sonrası tartışmaların çoğu Müslümanları kızdırmak için İslam karşıtı karikatürler veya makaleleri yazarak bu duruma hazır olmayla çözüldü. Yeni bir korku iklimi medyayı görevini yapmaktan alıkoyacak mı?

Tartışmayı kıvırmayı sevmiyorum ama yıllardır Avrupa'da ki gazeteci ve editörlerin korktuğunu gördüm ve zengin insanların onlara pahalı avukatlar ile iftiradan dava açabileceklerini biliyor ve korkuyorlar.

Paris tüm bunları değiştirebilir. Şiddet tehdidinden daha çok İngiltere'nin saçma pahalı iftira yasaları yüzünden bir sürü gerçek hikaye ortaya çıktı.

THE INDEPENDENT'DA YER ALAN BU MAKALE AYŞE AYDIN TARAFINDAN TİMETURK İÇİN TERCÜME EDİLMİŞTİR


Yorum Yap

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Haber Ara