Cemaatin hata yapmadığını iddia eden Ünal, “münafıklar ve zayıf kalpliler o soruyu soramaz, samimi olanlara da böyle bir soru sormakta haksızdır" dedi.
“Elbette yalnız Cemaat(ler) değil, her mü’min fert, her söz, fiil, düşünce ve niyetinde kendisini muhasebeye çekmeli, Cemaat mensupları ise, kendilerini ayrıca Hizmet düsturlarına göre sürekli sorgulamalıdırlar.” cümleleriyle yazısına başlayan Ünal, “Ama münafık ve zayıf kalblilerin böyle bir soruya hakları yoktur; samimî olanlar da, iki sebeple bu soruyu sormakta haksızdırlar.” diye yazdı.
MAZLUMİYET VARKEN BU SORU SORULMAZ
Ünal sözlerinin gerekçesini ise şöyle açıkladı:
“Ortada fiilî bir durum, açık zulüm ve Cemaat adına mazlumiyet varken bu soruyu sormak, zalime malzeme taşımak ve mazlumu zayıflatmak olur. (2) Böyle bir soru, Cemaat’e 40 yılı aşkın süredir ilmî–manevî rehberlik yapmış zâta gerekli muhasebeyi yapmadığı töhmeti ve hakaret manâsı taşır.”