$

Dolar

46,8629

Euro

53,6121

£

Sterlin

62,6094

Frank

58,3380

Gram Altın

6.277,7800

Bitcoin

2.923.126

$

Dolar

46,8629

Euro

53,6121

£

Sterlin

62,6094

Frank

58,3380

Gram Altın

6.277,7800

Bitcoin

2.923.126

Türkiye

Davutoğlu: 'Sen kendi küçük sandalyeni düşün'

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, partisinin grup toplantısında konuştu. Muhalefete yönelik eleştirilerini yenileyen Davutoğlu, Alevilik, Din Kültürü Dersi ve Çözüm sürecine ilişkin partilerin tavırlarını tek tek ele alarak eleştirdi.

11.11.2014 - 12:01
cihat
Davutoğlu: 'Sen kendi küçük sandalyeni düşün'
Fotoğraf: Arşiv
Linke Tıkla, Timeturk'ü Favorilerine Ekle

Davutoğlu'nun konuşmasından satırbaşları şöyle:  

- Yapısal dönüşüm açıkladık. Bu G-20 içerisinde bulunan ülkelerinde dikkatini çekmiş bulunuyor. 

- Bursa'da, açıkladığımız programı iş adamlarımızla da paylaşma imkanı bulduk. Bursa'da ki canlılık ve dış ekonomik kurulun benimsemesi beni memnun etti. 

- Bir ülkenin, devletin ve hükümetin makro ekonomik planlamaları ile şirketlerin yapıları arasında bir uyumsuzluk varsa bu önemlidir.  - Türkiye gibi vizyon sahibi ülkeler, dünyada kendisine yer bulma durumunda. Türkiye üç konumda sıçrama yapmalı 1- Avrup Birliği - Ekonomik Strateji - Avrupa ekonomisinden faydalanıp, ilişkilere ivme kazandırmalıyız. Avrupa Birliği ile yapılacak ticari ilişkilerin buradaki açıkları görerek artması taraftarıyım. 2- Komşu Havzalar - Ortadoğu ve çevremizde yaşanan stratejileri değerlendirip, gerekli adımları atacağız. Bu çerçevede Irak'a bir ziyaret düşünüyorum. Ruzya Devlet Başkanı Putin'in de Türkiye ziyareti gerçekleşecek. Burada önemli olan nokta, Türkiye'nin siyasi istikrarıdır.  

- Türkiye iki önemli seçimden istikrarlı bir şekilde çıkmıştır. Demokrasi köklendi ve demokratik istikrar oturdu. Bu istikrarın garantisi AK Parti'dir. AK Parti'nin olmadığı bir siyasi denklem mümkün değildir.  

- Uzun vadede düşündüklerimizden ilk sekizini açıklamamız ve yirmi beş tanesini de açıklayacak olmamız, AK Parti'nin hiçbir zaman kısa vadede  3- Afrika, Latin Amerika, Doğu Asya - Biz hükümet olarak iş dünyamızın önündeki sıkıntıları aşmaya, mayınları temizlemeye çalışıyoruz. Küresel ekonomik alana daha rahat girmelerinin peşindeyiz. Onların dinamizmi Türkiye'nin dinamizmidir.  - İstanbul'da son derece önemli bir metro bağlantısının açılışını yaptık. Aksaray - Yenikapı ile İstanbul'un üç kanadı birbirine bağlanmış oluyor. Dolayısıyla Avrupa'ya gidip, bizde böyle bir metro hattı yoktur diyenler, İstanbul'da sadece yer üstünde değil, yer altında da birbirine bağlandığını görürler. Bizim dönemimizde İstanbul'da 141 km metro hattı yapıldı.  - Yerin altında açılan her hat, yer üstünde bulunan kadim tarih mirasını korumaktadır. Bu çalışmalar, bundan sonra da kararlı bir biçimde sürecek.  - Yarın, iş güvenliği paketini ve son madenlerimiz ile ilgili yaşanan kazalar ile ilgili önemli bir paket açıklayacağız.  - G-20 dünyanın en gelişmiş ekonomilerini bir araya getiren bir paltformdur. Türkiye, önümüzdeki bir yıl dönem başkanlığını üstelenerek, G-20 ekonomisinin direksiyonunu alacak. Biz göreve geldiğimizde Türkiye G-20'de 26. sıradaydı.  - Biz sadece Türkiye'de değil, bütün dünyada adaletin ve vicdanının sesiyiz. Kobileri özellikle gündeme getireceğiz ve reel sektörün dikkatini çekeceğiz.  - Filipinlere dönüşte uğrayacağız. Bank Somoro adasında yaşan müslümanlar ile, Filipinler hükümeti arasında yaşanan problemlere dair Türkiye aracı ülke konumuna geldi. Karşılıklı anlaşmalar sağlandı. Bağımsız silah bırakma organının başkanlığına da bir Türk getirildi. Sayın Haydar Berk, eski NATO temsilcimiz.  - Bu hafta içerisinde Bursa'da gördüğümüz yakın ilgi ve muhabbet dolayısıyla bütün halkımıza buradan da teşekkür ediyorum.  - Bir sonraki ziyareti Hacı Bektaş'ta gerçekleştirdim. Aşure gününe katıldım. İkrar vermeye, destur almaya gittim. - Bu iki ay içerisinde ziyaret ettiğim her mekanda, bu duyguyu hissetmek çok hoşnu etti. Tarihte şahit olsun ki, bunu yaşatmak en önemli vazifemizdir.  - Bizim AK Parti olarak on iki yıllık siyasetin temeli bütün vatandaşların arasındaki ortak kültür bağını sağlamaktır.  - Bu aidiyetler dağıldı mı ülkeler de dağılmaya başlarlar. İşte Irak, Suriye. Biz, bir yandan çözüm sürecini kaim kılmaya çalışırken, bir yandan da Alevi vatandaşlar üzerinde hesapları olanların hesaplarını kırmaya çalışmaktayız.  - Her yerde, alevi Bektaşi geleneğini sürdüren iki önemli kol vardır: 1- On iki imam  2- Silsile - Bizim bütün Alevi vatandaşlarımızın eşit vatandaşlık hakları için hem onlara destek olacağız hem de gerekenlerin yapılması için çalışacağız.  - Bu nedenle hem Hacı Bektaşi hem de Hz. Mevlana türbelerinde artık ücret alınmayacak.  - Bizim ziyaretimiz, kucaklaşmamız ve verilen mesajlar bazı partilerde rahatsızlığa neden oldu. Mesela CHP, biz bu ziyareti yapmasaydık bir Alevi paketi açılarlar mıydı, bilmiyorum. Ama içeriğinde sürekli olarak biizm çalıştaylarımıza atıf var.  - CHP'nin açıkladığı bu pakete baktığınızda hep 'istemezük' metni olduğunu görürsünüz. Alevilerin islam dışı olduklarını ıspat etmeye çalışanların aksine, hepsi imamdır, hepsi seyiddir, hepsi Peygamber torunudur.  -Bizim iktidarımıza gelene kadar Alevi meselesi ve Alevi vatandaşlarımızın sorunları hiçbir zaman açık yüreklilikle tartışılmadı. - Eminim bütün alevi vatandaşlarımız butartışmaları kendi içerisinde özgürce yaparlar. Demek istedikleri şu; öyle bir alevilik olsun ki, bu toprakların köklerinden uzaklaştırılsın. - Dışarıdan ve içeriden gelen ideolojik bir alevi anlayışına eminim ki alevi dedeleri, önderleri karşı çıkacaktır.  - Şimdi CHP din dersini kaldıralım diyor, çünkü kafalarında sürekli bir din ile savaşmak var. Din Kültürü derslerini kaldıralım demelerinin altında neler var bir bakalım; dersi kaldıralım diyorlar. Peki, bunu kaldırınca IŞİD gibi yanlış kanaatleri nasıl önleyeceğiz? Tek parti döneminde yasaklandı, n'oldu? Yeni yetişen nesil 32 farzı sayamaz hale geldi.  - Eğer din kültürü ve ahlak derslerinde herhangi bir mezhep tahkir ediliyorsa, hatta Hristiyanlık dışında Budizm dahi tahkir ediliyorsa ona önce ben karşı çıkarım. Bizim anlayışımızda nefret dili hiçbir zaman olmamıştır.  - Sunni gençler sunniliği, alevi gençler aleviliği okusun diyorlar. Bu karşıtlık üzerinden nasıl bir inanç tahkim etmek isterler? Sunni genç kendisini okusa, alevi genç alevilik okusa, okudukça bunun ikisini karşıt sansa, bu ne olacak? - Üçüncü alternatif (bizim içim) bütün dini inançları bütün alt yapıları ile yeni gençlere okutmaktır. Bir dinin tahkiri bu derslerde asla söz konusu olamaz. Yine CHP'nin alevi meselesindeki ikilemi, Dersim meselesindeki ikircikli tutumdur.  - Sayın Cumhurbaşkanı, Başbakanlığı döneminde büyük bir tutum sergiledi ve devlet eliyle de yapmış olsa, özür diledi.  - CHP bu konuda henüz bir açıklama yapamadı. Çünkü, ulusalcıları kaybetmekten ve partinin bölünmesinden korkuyor.  - Cumhurbaşkanımız Alevi dedelerine yemek veriyor, Kılıçdaroğlu onları 'haram' yemekle suçluyor. Alevilikte 'düşkün' ilan etmek vardır ama o senin haddine değildir Kılıçdaroğlu. Onlar büyük bir vakarla nereye gideceklerini bilirler, bundan rahatsız olma.  - Kılıçdaroğlu sesini yükseltemiyor, çünkü yarası var. Bir milletvekili ağır ithamlarla istifa etti. Biri ihraç talebi ile gönderildi. Birkaç milletvekili istifa demeye başladı. Bir takım düşünün, top herkesin ayağında, herkes kendi oyununu oynuyor. Biri de ortada kendini antrenör zannediyor.  - Makamların boş olduğunu iddia edip duruyor. Bırak sen o büyük makamları, sen kendi küçük sandalyene bak. Biz o koltukların nasıl doldurulacağını bildiğimiz için millet defalarca bize emanet ediyor.  -Şimdi buradan çağrıda bulunuyorum. Bakın Dersim’de biz vicdanın sesi olduğumuz için onlar sessiz kaldılar. Seyit Rıza’nın oğlu Hüseyin, idam edilecek yaşta değildi 21’e yükseltildi idam edildi. Aynı şey 12 Eylül’de de Erdal Eren’e yaptılar.  

- Ben hep merak ederdim, 12 Eylülcüler nereden öğrenciler bunu diye. CHP’den öğrendiler.

- Buradan Bahçeli'ye geçiyorum, bekliyordum ki CHPrahatsız olur. Bahçeli iki saat sonra hemen açıklama yaptı.  - Sayın Bahçeli, açık yüreklilikle söylüyorum, Dersim'de yapılan zulümdü, yanlıştı. Aynen, 3 Mayıs 1944'te Alparslan Türkeş'e, Fethi Tevetoğlu'na yapılanlar gibi.  - Bahçeli ile devlet anlayışımızın fakrı şu; o devlet adına yapılanlar yanlış ise devlet adına yanlış demiyor. Aslında devlete en büyük zararı veriyor. Bizse, yanlışı nerede görürsek yanlış diyoruz.  - Sayın Bahçeli polemik yapmasın, tek partiyi savunacaksa çıksın adam gibi savunsun. Bizse, kim nerede ne sebeple zulmü yapmış olursa olsun, eleştirmeye devam edicez. - Bugünkü konuşmasında beni Türk milletini Yezid'e benzetmekle suçluyor, hangi türkçeyle bunu çıkarmış anlayamadım. Bunu kendisine iade ederim bir - Biz, milleti yaşatarak devletin bekasını yaşatmayı savunuruz. Sayın Bahçeli hiç merak etmesin, T.C. Devleti herbir farkı bünyesinde barındırmaya devam edecek.  - Buradaki ortak özellik, zulümde seçicilik. Hep, bize yakın olanların zulmüne sessiz kalalım, mazlumsa ses çıkaralım diyorlar.  - Bakınız hepimiz bir sınavdan geçiyoruz, Kobani. Hepimiz elimizden geleni yaptık. Bakın bir haftadır Halep'i bombalıyor. Biz elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz. Kılıçdaroğlu'nun sesi çıkmıyor. Halep'te yaşayanlar insan değil mi? Ama sesi çıkmıyor; Esed Halep baasıdr, CHP Türk baasıdır. - Aynı şekilde Bahçeli ve HDP'den ses çıkardıklarını duydunuz mu? Çünkü onlar, zalimle mazlum arasında seçici bir tavır sergilerler. - Yine Kudüs'te, Mescid-i Aksa'da son bir haftada yaşananlara karşı en güçlü, gür sada Türkiye'den çıktı. Çımaya da devam edecek. İsrail'e buradan da sesleniyorum, sakın ol ki, Suriye'de bir karışıklık var diye bunu fırsat bilip bu tür hesaplara girme. Herkes sussa, Türkiye sessiz kalmayacak. Zaten hemen sonrasında elimizden geleni yapmak için çalışmalarımıza başladık.  - Bu sırada, İlçe kongrelerimizi başlattık. Burada bize iştirak eden bütün vatandaşlarımıza teşlekkür ediyorum. Karşımızda, sanki iki parti tamamlamış değil, yeni bir seçime girmeye hazırlanan bir hava var. Eminim ki bu 2015 seçimlerine de yansıyacaktır.  - HDP, çözüm sürecini istiyormuş gibi yaparak aynı zamanda da kamu düzeni üzerinde provokasyon yaparak bu süreci  götüremezsiniz. Silahları bırakma ve gitme sözü verenler artık çekilmelidir. Vatandaşımızın üzerinde gölge olarak tutulan bu silahlar ile çözüm sürecinde barışa ulaşamazsınız. 

 

 

Bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz?

Etiketler:

İlgili Haberler

YORUMLAR

0 Yorum

Yorum Yazın