$

Dolar

45,9165

Euro

53,5748

£

Sterlin

61,8566

Frank

58,8145

Gram Altın

6.687,6700

Bitcoin

3.388.157

$

Dolar

45,9165

Euro

53,5748

£

Sterlin

61,8566

Frank

58,8145

Gram Altın

6.687,6700

Bitcoin

3.388.157

Gündem

Krallar diyarının bilge oğludur Aliya

19.10.2014 - 14:04
cihat
Krallar diyarının bilge oğludur Aliya
Fotoğraf: Arşiv
Linke Tıkla, Timeturk'ü Favorilerine Ekle

Sistemini reddettiği ancak “Yugoslavya’ya duygusal bir bağ ile bağlıydım.” dediği coğrafyanın, toprakların “vatan”ın  “Ben senin oğlunum Bosna” diyen Cemalettin Latiç’in sözlerini yazdığı Bosna marşındaki gibi, her bir Yugoslavyalı kadar, her bir Bosnalı kadar ama duygusal bağla bağlı, ömrünün sonuna kadar varlığı için mücadele etmiş öz oğluydu o.

O, sözüne ‘besmele’ ile “Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla”  başlayan Avrupa’nın ilk ve tek lideridir.  20.yüzyılda Avrupa’nın tam ortasında ortaçağın vahşetinin yaşanmasını seyreden dünyaya İslam’ın insanlık anlayışının dersini şahsı ve yürüttüğü siyasetiyle  öğreten, bu siyaseti yürütürken minnet etmeden Avrupa’nın ikiyüzlülüğünü de açıkça ifade edebilendir.

Ölüme meydan okuya okuya ilk gençlik yıllarından, ömrünün son demine kadar ölüm tehdidi başında bir gölge gibi dolaşırken o, İslam’ın bir neferi ruhuyla Hakk’a teslimiyeti kuşanıp, ölümün üstüne yürüyerek toplumun sorunları ile ilgilenmekten, hayatın yaşanır penceresinden bakmaktan vazgeçmiyordu.  

 Aliya’nın liderliğini tüm bunlardan ayrı düşünürsek bir yanı eksik, bir yanı yarım Aliya’dan söz ederiz diye düşünüyorum. Halkına, toprağına bakışını o eş, baba ve dede duyarlılığından, empati duygusundan, duygusallığından nasıl ayırabiliriz ki? O duygularla kuşatma altındaki Saray Bosna’da bir kez daha açlığa mahkum, top mermilerinin hedefinde onlarca kez vurulmuş, onlarca insanın öldüğü başkanlık binasındaki ofisinde halkıyla iç içeydi. Her an havan mermisi düşmesi yahut, bir keskin nişancı kurşununa rağmen yolda yürürken görüp “ Başkanım korkmuyor musunuz ?” diyen kadına: “Elbette korkuyorum. Ben de bir insanım, ben de korkarım” diyen Aliya, korkarken de cesaret telkin ederken de “Ne hayatı başkalarından daha fazla seviyor, ne de başkalarından daha fazla ölümden korkuyoruz.” derken de bir o kadar gerçekçiydi. Hamasete yer yoktu hayatında.  Hayatı boyunca içinde yoğrulduğu gerçeklik siyasi hamaseti fersah fersah aşıyordu.

***

Kitabını okumaya başlarken önce konusuna hakim bir yazarın karşısında bulursunuz kendinizi. Derken her cümlesini saygıda kusur etmeden dinleyeceğiniz bir hocanın, diplomatın, siyasetçinin, davetçinin, edebiyatçının. Hiç durağanlık yoktur satırlarında, hiç dağınıklık olmadığı gibi. Sonra size yuvasının kapılarını açar, yüreğinin kapılarıyla birlikte. Kah çocukluğuna gidersiniz, kah gençlik yıllarına. Çok yönlü, her bir yönü bir diğerinden zengin, rikkati sizi çekip alan, sarıp kuşatan bir kişiliktir.  Eminim ki eserlerini bir kez okumak için eline alanlar bir kez okumakla iktifa etmemişlerdir.

Zihnimize beliriveren lapa lapa kar altında ellerini Yaratan’ına açmış profiliyle her andığımızda özlemle yüreğimizden keskin bir sızı olup geçen akrabamız gibidir o.

uKimi insanlar belli görevleri ifa etmek için gelmiş ve o görevi tamamlar tamamlamaz da geri dönmek üzere aramıza katılmış gibi bir ömür sürerler. Bu ömrün özelliği uzunluğu yahut kısalığı değildir.Her anının dolu dolun geçmesidir.Misyon üzere kurulu olmasıdır.

Duygularınız yoğun olduğunda ifade zorluğu yaşarsınız hani. Hem coşkun bir sel gibi dolar taşar, hem kifayetsiz kalıp kupkuru çöle dönersiniz. Bir o kadar çok, bir o kadar ‘yok’ tur kelimeleriniz. İşte tüm bunlar gibi Aliya’dan geriye kalan onun, varlığını zenginleştiren, çoğaltan, yücelten o kadar ‘çok’ vardır ki bu çokluk içinde Şeriati’nin ifadesiyle “kelimeler izdiham oluşturur.”   Her çağda Yasin Suresi’nde bahsi geçen “şehrin uzak yerinden koşarak gelen adam” vardır. O da tüm kimliklerinin ötesinde o kutsal elçiye davet eden davetçilerden biri olarak geçmiştir dünya üzerinden.

Bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz?

Etiketler:

İlgili Haberler

YORUMLAR

0 Yorum

Yorum Yazın