$

Dolar

45,9165

Euro

53,5748

£

Sterlin

61,8566

Frank

58,8145

Gram Altın

6.687,6700

Bitcoin

3.388.157

$

Dolar

45,9165

Euro

53,5748

£

Sterlin

61,8566

Frank

58,8145

Gram Altın

6.687,6700

Bitcoin

3.388.157

Gündem

Yusuf Kaplan: Kürt sorunu: Kendimizi inkarın yol açtığı intihar

Yenişafak Gazetesi yazarı Yusuf Kaplan bugünkü yazısında Kürt Sorunu'nda yaşananları kaleme aldı..

10.10.2014 - 04:59
Murat
Yusuf Kaplan: Kürt sorunu: Kendimizi inkarın yol açtığı intihar
Fotoğraf: Arşiv
Linke Tıkla, Timeturk'ü Favorilerine Ekle

İşte Yusuf Kaplan'ın "Kürt sorunu: Kendimizi inkarın yol açtığı intihar" başlıklı o yazısı:

Bir 'sorun'u tanımlamadan, o sorunun zuhûr etmesine yol açan nedenleri, süreçleri, güzergâhları belirlemeden, o sorunu hâl yoluna koyabilmek mümkün mü?

5 T FORMÜLÜ

Oysa Kürt sorununda tam da böyle hareket ediyoruz: O yüzden, hem -sonuç itibariyle- bir arpa boyu yol alamıyoruz, hem de sorunu bütün boyutlarıyla tarif edemediğimiz için, sorunun çözümü konusunda attığımız her adımın bir süre sonra geri teptiğini ve meseleyi daha da içinden çıkılmaz hâle getirdiğini görüyoruz, büyük bir şaşkınlıkla.

Önce, sürgit kangrene dönüşen, kontrolden çıkma emareleri gösteren bu hayatî meselenin görünür görünmez bütün boyutlarıyla Tasvir, Teşhis, Tarif ve Tahlil edilmesi; sonra da, sorunun nasıl çözülebileceğine ilişkin Tekliflerin yapılması gerekiyor.

Birkaç yazıda ben bu 5 T sürecini izleyerek meseleye derinlemesine bakmak istiyorum.

KÜRT SORUNU, TÜRK/İYE SORUNUNDAN BAĞIMSIZ MI?

Kürt sorunu, Türk/iye sorunu'ndan bağımsız değil: Türkiye, ne olduğuna, ne olacağına, nereye doğru yürüdüğüne veya yürümesi gerektiğine sarahatle karar verebilmiş değil henüz.

Osmanlı'nın son döneminde başlayan, Cumhuriyet'le kesin bir dönemece giren modernleşme / sekülerleşme / Batılılaşma süreci, Türkiye'nin, tarih yapmasını, tarihin akışını yönlendiren bir dünya aktörü katına yükselmesini mümkün kılan köklü medeniyet iddialarını bizzat kendi elleriyle yok etmesiyle sonuçlandı.

Bir ontolojik kırılma ve epistemolojik kopuş / savruluş yaşamaya başladık: Böylelikle, tarih yapan bir aktörden, tarihte tatil yapan bir figürana dönüşüverdik.

BAŞKALARI, İDDİALARINI TERKETMEDİ AMA!

Oysa bir dünya aktörünün öyle ilk yediği 'dayak'tan sonra dünya tarihinden çekilmesi mümkün mü/ydü?

Batılılar, bugüne kadar, bunun aslâ mümkün olmadığına inandıklarını gösteren bir fobiyle veya dikkatle yaklaştılar bize.

Ve bizim 'büyümemizi'; ufkumuzu, hayallerimizi, rüyalarımızı büyütmemizi; yani medeniyet iddialarımıza yeniden sahip çıkmamızı önleyecek ve bizi 'bağlayacak' şekilde ilişkiler kurdular bizimle.

Benzer tecrübeleri Almanlar da, Fransızlar da, İngilizler de yaşadılar fakat bunların hiç biri, bizim gibi, tarihî iddialarından ve rollerinden vazgeçmedi.

YAZININ TAMAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ!!!

Bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz?

Etiketler:

İlgili Haberler

YORUMLAR

0 Yorum

Yorum Yazın