$

Dolar

46,8486

Euro

53,6570

£

Sterlin

62,8194

Frank

58,2000

Gram Altın

6.235,1400

Bitcoin

2.986.003

$

Dolar

46,8486

Euro

53,6570

£

Sterlin

62,8194

Frank

58,2000

Gram Altın

6.235,1400

Bitcoin

2.986.003

Türkiye

Şeyh Said'in torunu Abdülilah Fırat'tan Kürtlere sağduyu çağrısı

Taraflardan kusurlu ve hatalı olanları tekfir etmek ve kovmak değil, itiraf-ı kusur etmeye ve durumlarını düzeltmeye davet etmek ve düştükleri hatayı açıklayıp ondan dönmenin lüzumuna onları inandırmaya millet olarak çalışmalıyız. Müsamahanın ve helalleşmenin din ve millet için çok önemli bir vasıf...

10.10.2014 - 20:26
nevzat
Şeyh Said'in torunu Abdülilah Fırat'tan Kürtlere sağduyu çağrısı
Fotoğraf: Arşiv
Linke Tıkla, Timeturk'ü Favorilerine Ekle

TIMETURK / HABER MERKEZİ

İşte yapılan o çağrı:

"KURDİSTAN’DAKİ SİYASİ PARTİLERİN İHTİLAFI  VE IŞİD’İN KOBANİ SALDIRISI HAKKINDA" Bismillahirrahmanirrahim İnsanlar kendilerine has özellikleriyle diğer bütün canlılardan ayrılır. Örneğin; ilim, sanayi, ticaret ve siyaset vs. alanlardaki faaliyetler sadece insanlara ait has özelliklerdir. Çünkü bu faaliyetler, insanları diğer hayvanlardan ayıran ve mahlûkatın en şereflisi kılan, düşünme yeteneğinin bir sonucudur. Bu özelliklerden bir başkası da beraberliği ve dostluğa duyulan ve ihtiyaçların gerektirmesinden dolayı bir arada yerleşim veya bir mıntıkada toplu olarak iskân olmak anlamına gelen Toplumsal Yaşam’dır. Çünkü insanlar hayatlarını devam etmeleri için yardımlaşma ve dayanışmaya ihtiyaç duyan bir yaratılıştadır. İnsan, doğası gereği sosyal bir varlıktır. Bir arada, topluluk halinde ve toplum içinde yaşamamız kaçınılmazdır. Bu durumun terminolojide ifadesi medeniliktir. Eğer insanlar birbirleriyle yardımlaşmasalar, ne hayatlarını devam ettirirler, ne de kendilerini savunabilirler. Kürdistan’da yaşayan değerli kardeşlerim ve halkımın güzide yöneticilerine bir kardeşlik ve insanlık görevi ifa etmek için Cenabı Hakk’ın emrine uyarak “Kum fe enzir / Kalk ve uyar” emrince yani cesaretini topla azme sarıl ve insanlarını uyar, iyi davranışlarda bulun, kötü şeylerden halkını sakındırmak için gereken görevini yap. Bu emir mucibince halkımıza eziyet verenlere, insanca ve medenice yaşamalarına mani olanlara karşı yaşamalarını sağlamak için fitne ve fesada hep beraber dur dememiz lazım. Haksızlığa uğrayan insanlarda intikam hisleri uyanabilir. Bu karanlık ve sıcak hisler ilmin aydınlığını ve aklın serinkanlılığını bastırabilir. Kavramlar karıştırıldığı takdirde farkında bile olmadan aşırılıklar yapılabilir. Allah’ın şiddetle haram ettiği katl günahını işler ve cehennemin elemli azabına müstahak hale gelir. Bunun için şer güçleri insanlarımızı bilgileri dışında yanlış işlere düşürmek için, kavramları karıştırarak, kaos meydana getirirler. Cenabı Hak Bakara Suresi 2/42 ayetinde “Bile bile, hakkı batıla karıştırıp, hakkı gizlemeyiniz.” bu ilahi uyarıyı kayıtlama da bulunmanın sebebi ise şudur; zararlı olduğunu bile bile zararlı bir şeyi yapmak, zararlı olduğunu bilmeden yapmaktan daha kötüdür. Halkımız içine konulan bu fitne ve fesadı bilen kimselerin bunu ortaya koyması vaciptir, gizlemesi ise haramdır. Kürdistan’da ki bazı siyasi partilerimizin arasındaki buğz etmeye sürükleyen gizli güçlerin oyunlarına fırsat ve imkân vermemeliyiz. Bazı insanlar dikkatleri kendi üzerlerine çekmek için ölçüsüzlüğe, huzur ortamı bozmaya ve aşırılığa başvururlar. Şiddet nehyedilmiş bir fiildir. Allah Resulü (s.a.s.) fiil ve ameli sünneti de kolaylık ve kolaylaştırma üzerine kurmuştur. Birbirimizi sevmeli ve yumuşaklığa davet etmeliyiz. Hz. Aişe (r.a.)’nın rivayetine göre Allah Resulü şöyle buyurdu. “Yumuşaklık bir işte olursa onu güzelleştirir, ondan çekilirse o işi çirkinleştirir.”  Allah, rıfk ve merhamet sahibidir. Onun için Kürt halkının temsilciliğine talip olanlardan birbirlerine karşı; hilimle, rıfkla, şefkatle, birbirimize acımakla davranırsak Cenabı Hak’ta bizleri zorluktan ve zalimlerin şiddetinden muhafaza eder. Hz. Peygamber (s.a.s.) hadisleri buna işarettir. “Kolaylaştırınız, zorlaştırmayınız, sevdiriniz, nefret ettirmeyiniz.” emretmiştir. Ezilmiş bir milletin temsilcileri birbirlerine karşı müsamahalı davranmalıdırlar. Yumuşak söz muhatapların nefis ve davranışlarında daha fazla etki yapar ve onları birbirlerini anlamaya ve kabullenmeyi kolaylaştırır. Taraflardan kusurlu ve hatalı olanları tekfir etmek ve kovmak değil, itiraf-ı kusur etmeye ve durumlarını düzeltmeye davet etmek ve düştükleri hatayı açıklayıp ondan dönmenin lüzumuna onları inandırmaya millet olarak çalışmalıyız. Müsamahanın ve helalleşmenin din ve millet için çok önemli bir vasıf olduğu Kürt milletinin genetik özelliklerinde bulunmaktadır. Cenabı Hak bizleri, mazlum milletimizi ve Kürdistan siyasi temsilcilerini iki sapmadan (ifrat ve tefritten) korunması için dua etmemiz öğretilmiş ve bu duayı her namazda birkaç kere tekrarlamamız (süre-i Fatiha’da okumamız) istenmiştir. “Bizi doğru yola, kendilerine nimet verdiklerinin yoluna ilet, gazaba uğrayanlarınkine ve sapıklarınkine değil.’’ Âmin. Çizilen sınır Allah’ın koyduğu huduttur, lütfen onları aşmayın, kim Allah’ın çizdiği sınırı aşarsa onlar zalimlerin ta kendileridir. İstikbalimiz ifratla tefrit arasındadır. O, Kürdistan dağları arasında bir yeşil vadidir. İki karanlık arasında bir ışık ve çirkin şeyler arasındaki güzellik gibidir. O iki delalet arasındaki hidayettir. Allah      Resulü (s.a.s) şöyle buyurmuştur; (Bizde Kürtlerin temsilcileri için ikaz niyetiyle tekrarlıyoruz.) “Aşırı gidenler helak oldular! Helak oldular! Helak oldular.” (Muslim) Gelelim Kürdistan’ı işgal etmeye yeltenen katiller ve zalimler güruhuna… Bunlar Allah ve hesap gününe inanmayan beşeri ideolojilerine göre, hedeflenen neticeye varmak için her türlü vasıtayı kullanmayı meşru sayarlar. Bu itibarla, her türlü ahlak ve din dışı hareketleri ve her çeşit zulüm ve vahşetleri normal işler gibi irtikâp ediyorlar. Nitekim insanlık tarihi boyunca da bunlar hep irtikâpçı olarak bilinmişlerdir. Beşeriyet bu yüzden çok acılar, perişaniyetler çekmiştir. Her ne sebeple olursa olsun İslam adına yürütülen bu katlu kital faaliyeti zulüm, haksızlık, ahlaksızlık gibi, adı ne olursa olsun İslam dininin meşru görmediği cinayetlerdir. İslami faaliyetler daima hakkaniyet, adalet, dürüstlük, merhamet gibi İslam’ın önem verdiği genel değerleri korumakla kendilerini sorumlu ve mükellef tutmuşlar. Katil ve kâfirlerin zulmüne karşı Müslümanlar her zaman adaletle davranmış ve onların haksızlık yapmalarına karşı haktan ayrılmamaya özen ve önem göstermişler. Cenab-ı Hakk Nisa Suresi: 4/93 ayetinde “Kim bir mümini kasten öldürürse cezası; içinde ebedi kalacağı cehennemdir. Allah, ona gazap etmiş, lanet etmiş ve onun için büyük bir azap hazırlamıştır.” İslam davasını güdenlerin, hakikaten davaları İslam davası ise bu ayetin önünde titremelidirler. Allah’ın kelamından onun Resulünün sözlerine döndüğümüz zaman bu büyük günah konusunda Müslümanları uyaran ve onları bu kanlı girdaptan uzak durmalarını isteyen çok hadis-i şerifler mevcuttur. Bunlardan birkaçı şöyledir. Hz. Muhammed (s.a.s) “Kıyamet günü insanlar arasında verilecek ilk hüküm, kan davaları hakkında olacaktır.” (Buhari, Muslim) “Öldürülen kişi, yaralarında kan aktığı halde katilinin yakasına yapışarak; ‘Allah’ım buna sor, beni hangi hakla öldürdü.’ diyerek davacı olacaktır.” ‘’İnsanlar bir müminin kanına bulaşırlarsa, Allah bu yüzden hepsini yüz üstü sürükleyip cehenneme atacaktır.” Cenab-ı Hakk Müslümanların beraber yaşamalarını emretmiş, ihtilafa düşüp dağılmalarını da nehyetmiştir. Ali İmran Suresi: 2/103 “Hep birlikte Allah’ın ipine (İslam’a) sımsıkı yapışın, dağılıp parçalanmayın.” buyurmuştur. Yine Lokman Suresi: 31/33’ün son ayetinde “Sakın dünya hayatı sizi aldatmasın. O aldatıcı şeytanda Allah hakkında sizi aldatmasın.’’ buyurmaktadır. Af edilmek ümidiyle isyana ve kötülüklere kalkışmayın, zira hesabı geniş tutanların ekserisi zararlı çıkarlar. Her şeyde ölçülü olmak en emin yoldur. Allah’tan sevdiği ve hoşnut olduğu söz ve davranışlarda bizi, Müslüman kardeşlerimizi ve milletimizi başarılı kılmasını niyaz ederim.                         ABDULİLAH FIRAT ŞEYH SAİD EFENDİ’NİN TORUNU

19. VE 20. DÖNEM ERZURUM MİLLETVEKİLİ  

Bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz?

Etiketler:

İlgili Haberler

YORUMLAR

0 Yorum

Yorum Yazın