TIMETURK / HABER MERKEZİİ
Beyaz TV ekranlarında Latif Şimşek'in sunduğu ve Fatma Korkutata'nın yönetmenliğini yaptığı “Gündem” programının ilk konuğu AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Numan Kurtulmuş oldu. Timetürk Genel Yayın Yönetmeni Nevzat Çiçek ve Star Gazetesi Yazarı Saadet Oruç’un sorularını cevaplandıran Kurtulmuş, Ekmelleddin ihsanoğlu projesinin genel seçimlere yönelik olarak hazırlanan bir proje olduğunu ifade ederek, “CHP-MHP ve Parelel Yapı, İhsanoğlu’nun alacağı oya göre yeni bir ittifak oluşturmaya çalışacaklar” dedi.
Cumhuriyet tarihi boyunca örtülü yada açık yapılmış en büyük ittifak 30 Mart seçimleri olduğunu ifade eden Kurtulmuş, “30 Mart seçimleri üzerinde bir ittifakın kurulması fiilen imkansızdır” dedi.
Erdoğansız bir Ak Parti olmayacağını ifade eden Numan Kurtulmuş, “Kenara çekilse bile bu hareketin lideri olduğu gerçeğini değiştirmez. Halkın teveccühü ve siyasi akış nedeniyle ve sayın Başbakanımızın ortaya koyduğu liderlik profili nedeniyle bu böyledir.” Dedi…
AK Parti’nin en önemli yol ayrımının kalıcı bir siyasi hareket inşa etmesi olduğunun altını çizen Kurtulmuş, “Kalıcı bir siyasi hareket inşa etmeye çalışıyoruz inşallah bundan önce görmediğimiz gibi bundan sonra da bir hizipçilik görmeyiz.” Dedi
“CHP’de cami ve mescitle sorunu olan birinin aday olamayacağını gördü”
1961 yılında CHP’nin iktidar olduğu dönemde Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde CHP zihniyetinde sandıkta yenemedikleri Demokrat Parti’ye ve Başbakan Menderes’e karşı darbe yaptırıldığını anlatan Kurtulmuş, “Darbeden sonra Cumhurbaşkanı seçilecekti. Prof. Dr. Ali Fut Başgil, Cumhurbaşkanı adayı olmak için İstanbul’dan Ankara’ya gidiyor, ama bu CHP tarafından ‘bunun zihniyeti bize uygun değildir, seçtikleri zihniyeti temsil etmiyor, milletin zihniyetini temsil ediyor, şalvarlıların, geri zihniyetini temsil ediyor’ diye Ali Fuat Başgil’in aday olmasına dahi müsaade etmeyen CHP zihniyeti vardı. Adamı silah zoruyla Ankara’da taşladılar ve marş marş İstanbul’a geri gönderdiler. Şimdi o CHP’den Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu’nu aday göstermek zorunda olduğu CHP’ye gelinmiş oldu. Bu halk, Cumhurbaşkanını seçtiği müddetçe bu memlekette halkın çarşısıyla, pazarıyla ilgisi olmayan, halkın türküsüyle, şarkısıyla ilgisi olmayan, bu milletin tarihi ve medeniyetiyle ilgisi olmayan, camisiyle, mescidiyle ilgisi olmayan bu ülkede Cumhurbaşkanı seçilemeyecektir. CHP, bunun da böyle olduğunu gösterdiği adayla bir yerde ispat etmiş oldu. Keşke siyasetin içerisinden bir aday göstermiş olsalardı. Ali Fuat Başgil’in aday olmasına dahi tahammül edemeyen bir CHP’den Ekmeleddin İhsanoğlu’nun ne kadar dini değerlerle sahip olduğunu anlatmaya çalışan bir CHP’ye gelinmiştir” dedi
“İhsanoğlu’nun adaylığı da bir projedir ve genel seçimlere yöneliktir”
Ankara’da Mansur Beyin, İstanbul’da Mustafa Bey’in aday gösterilmesi bunlar projeydi. Bu projede CHP’nin etkin olduğu yerde MHP seçmeni CHP’ye, MHP’nin de etkin olduğu yerde de CHP seçmeni MHP’ye oy verdi. Ben kitlesel anlamda paralel yapının oy oranın yüksek olduğuna inanmıyorum, ama sinerjik değeri olduğunu Anadolu’da dolaştığımız bir çok yerde sahada çalışanın CHP yada MHP teşkilatlarından ziyade paralel yapının politik projeye inanmış adamlarıydı.
Benzer bir şeyin Cumhurbaşkanlığı seçiminde de yapılacağı görülüyor. Muhtemelen hedeflerinin şu olduğunu düşünüyorum, eğer sayın İhsanoğlu’na önemli oranda bir oy oranı çıkartılabilinirse bu oy oranı bundan sonraki genel seçimlerde CHP ve MHP Türkiye ekseninde tam manasıyla bir ittifaka yönlendirecek. CHP’nin kuvvetli olduğu yerde MHP zayıf bir aday çıkaracak yada hiç çıkarmayacak, tersi durumda da CHP seçime asılmayacak. Burada simülasyonlarını muhtemelen 30 mart 2014 seçimlerine göre de yapacaklardır. Kayıp oylar kaybolmasaydı ne kadar milletvekili çıkarırız bunların hesapları yapılmıştır veya yapılacaktır, bundan sonra da bir seçim ittifakına gidileceğini tahmin ediyorum. Bir CHP-MHP koalisyonu oluşturulmaya çalışılacak.
“CHP-MHP ve Paralel Yapı’nın Fikri Müdiri yok”
Bir insanı, bir devleti bir hareketi etrafında döndüren fikir nedir yani Fikri Müdiri yani paradigması. Şimdi bu hareketle birlikte gerek CHP’nin gerek MHP’nin gerekse de Paralel yapının paradigmasının olmadığı ortaya çıkmıştır. Bunları ana eksende döndüren bir merkez fikriyatın olmadığı anlaşılmıştır. İnsanlar, devletler, hareketler kendi yegâne varlıklarını karşıtlık üzerine ikame ettirirlerse onların fikri müdiri yok demektir. AK Parti karşıtlığı üzerine bir fikir olmaz, maalesef üçü de bu noktaya düştüler. Fikri Müdiri olmayan bir hareketin ayakta kalma şansı yoktur.
“Cumhuriyet tarihi boyunca yapılmış en büyük ittifak 30 mart seçimleridir”
Cumhuriyet tarihi boyunca örtülü yada açık yapılmış en büyük ittifak 30 Mart seçimleridir.30 Mart seçimleri üzerinde bir ittifakın kurulması fiilen imkansızdır. Karşıtlık üzerine bir ittifak kurabilmeniz için psikolojinizin sağlam olması lazım.Ne diyorlardı Başbakan 26 Mart’ı bulamayacak, Başbaanlıktan düşecek diyorlardı. Halk buna inanmıyordu ama bu örgütlerin diri unsurları , paralel yapıyı kast ederek söylüyorum buna inandıkları için koşturuyorlardı….30 Mart seçimindeki ittifak gibi Cumhurbaşkanlığı seçiminde de bir ittifak içerisinde olunacak, ama başarılı olamayacak.
Sayın Başbakan ilk turda aday olması durumunda problemsiz bir biçimde farkla seçimi alacaktır. Bu saatten sonra Başbakanımızın aday olduğunu söyleyebiliriz.