Bir ayı aşkın bir süredir gündemi meşgul eden Çankaya’ya çatı aday meselesi, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğluile MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli arasında yapılan son görüşme sonrasında kamuoyuna açıklanan Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu ismi ile çözüme kavuştu.
24 yıl İslam Konferansı Örgütü’ne bağlı olarak İslâm Tarih, Sanat ve Kültür Araştırma Merkezi (IRCICA) Genel Direktörlüğünü yürütmüş olan İhsanoğlu, hükümetin inisiyatifiyleİslam İşbirliği Teşkilatı’nda 2005 yılından 2014 yılına kadar Genel Sekreterlik görevinde bulundu.
İhsanoğlu’nuntanınmasını sağlayan ve dolayısıyla da onu ön plana çıkaran başka bazıözellikleri daha var:İngiltere'de Exeter Üniversitesi'nde doktora sonrası çalışmalar; İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Bilim Tarihi Bölümü ile Türk Bilim Tarihi Kurumu başkanlığı; İstanbul Üniversitesi Bilim Tarihi Müze ve Dokümantasyon Merkezi müdürlüğü...
Çatı adayİhsanoğlu’nunCV’sine baktığımızda yaptığı görevler itibariyle Türkiye, Türk dünyası, Ortadoğu-İslam dünyası ve Dünya kamuoyu tarafından tanınmasını sağlayacak birçok pozisyonda çalışmış biri. İttifakın çatısını çatanlarkamuoyunda 2 önemli soru ile karşı karşıya gelmekten kurtulamayacaklardır:
2) Cumhurbaşkanı adayı olmayı hak edecek, seçimlerde yarışacak kadar etkiye sahip mi?
iseHükümet ve geniş bir çevrede kendisine yöneltilecek olan “sen de mi Brütüs?” sorusuna nasıl cevap verecek? Bu da yukarıdaki iki soru kadar anlamlı.
Partiler arası görüşmeler başladığı sırada ilk etapta isimden çok adayın özelliklerinin konuşulacağı kamuoyuna ifade edilmişti. Böylesi bir çaba, yapılacak turların erkenden akamete uğramasını engelleyeceği gibi böylelikle bir-iki isme angaje olunmasınında önüne geçilmiş olacaktı. Aynen de öyle oldu... Önce özellikler, nitelikler konuşuldu, sonra adayın ismi telaffuz edildi.
İki parti arasında yapılan son görüşme sonrası yapılan açıklamalara baktığımızda edindiğim ilk izlenim,çatı aday Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu ismi için CHP ile MHP arasında bir alt komisyon,“çalışmaları gizli yürütmüş” fikri uyandırıyor. Bu komisyon, ismi ince eleyip sık dokumuş, kamuoyundan da büyük bir titizlikle gizleyerek sona âna kadar gizlemeyi başarmış.
Neden Mansur Yavaş değil?
CHP, MHP’nin rızasını almadan Yavaş’ı aday gösterse ittifak kurulamayacak, arzu edilen oylar ancak seçim ikinci tura kalırsa anlamlı olabilecekti. Bu sebeplerden dolayı CHP Ankara’daki başarıya rağmen Mansur Yavaş projesini Türkiyeölçeğine uygulayamadı.Hem kıl payı farklacumhurbaşkanlığı seçimini kaybeden birMansur Yavaş,yakın bir gelecekte CHP’ye Genel Başkan (adayı) da olabilirdi!
İhsanoğlu; sağa açılmak, sağdan oy toplamak isteyen CHP ve “solcu bir adaya mahkûm olmak istemeyen” MHP için iyi bir tercih gibi görünüyor.
Sağdan, hükümete karşı rezervli dindarlardan, “paralel yapı”dan, meclis dışı “küçük partiler”in tamamına yakınından oy olabilecek biri, en azından böyle bir potansiyeli barındırıyor.
Her iki muhalefet partisi de cumhurbaşkanlığı seçimlerinde büyük bir hezimet yaşamamak, dolayısıyla ortaya çıkacak genel başkan ve genel merkez yönetimlerinin değişmesi tehlikesini bertaraf etmek için İhsanoğlu ismi üzerinde uzlaştılar. Genel Başkanların çatı aday belirleme ve İhsanoğlu hakkındaki görüşlerine baktığımızda da hedefin ileri vadeli olmadığını rahatlıkla görebiliriz.
Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesiyle Türkiye iki turlu bir seçim sistemine, iki partili bir siyasi yapıya doğru evriliyor. Bundan sonra asl olan cumhurbaşkanlığı seçimleri olacaktır; parlamento seçimleri, hükümet, başbakan daha sembolik kalacaktır. Bu gerçek, muhalefet partilerinin ortaya koyduğu çabaların ne kadar da gündelik olduğunu otaya koyuyor…
12 yıllık dönemde tüm başarılarına rağmen Ak Parti hükümetlerinin parti, meclis, yerel yönetimler ve bürokraside alan açtığı, görev verdiği isimlerlezor sınavı devam ediyor. Bu kadar ismin bir yerlere geldiği bir ortamda elbette % yüz başarı beklenemez. Yine de zaman zaman yaşanan gelişmeler bu konuda sıkıntıları tekrar gündeme getiriyor.
Mısır’da yaşanan darbeye darbe diyemeyenBazen ne yapsak boştur çünkü “göklerden gelen bir karar vardır”
ya da ‘Ankara İttifakı-Anadolu İrtifası’olarak literatüre kazandırmaya çalıştığım kavramlar ve bunların etrafında dönen mücadelede zaman bizlere her şeyi gösterecektir.
Yaz mevsimi ve önümüzdeki 10 yıl, 30 yıl çok sıcak geçecek!
Mustafa Yıldız