$

Dolar

47,3556

Euro

54,0201

£

Sterlin

63,1906

Frank

58,1478

Gram Altın

6.229,9800

Bitcoin

3.088.107

$

Dolar

47,3556

Euro

54,0201

£

Sterlin

63,1906

Frank

58,1478

Gram Altın

6.229,9800

Bitcoin

3.088.107

Türkiye

Hayata bakın nasıl tutunmuş!

Maden faciasından canlı kurtulan 24 yaşındaki Yüksel Tanrıöven, içerde nasıl hayatta kaldıklarını anlattı.

17.05.2014 - 09:20
tugce
Hayata bakın nasıl tutunmuş!
Fotoğraf: Arşiv
Linke Tıkla, Timeturk'ü Favorilerine Ekle

Türkiye günlerdir Soma’da şehit olan 301 madencinin yasını tutuyor. Faciada yanı başında hayatını kaybeden arkadaşlarına ağlayanların mucize hayatlar ise kurtulanları sevindirmiyor. “Keşke ben de ölseydim. Onun çocuğu var beni değil onu kurtarın. Ben yaşlıyım gençler kurtulsun” diyenler Türkiye’nin yüreğini dağlıyor. Ölüm madeninde saatlerce mahsur kalan işçilerin birkaç dakikayla hayata tutunması ise bir nebze olsun teselliye neden oluyor. Onlardan biri de 24 yaşındaki Yüksel Tanrıöven.

4 SAAT BOYUNCA ÖLÜMLE SINAV

Genç madenci, 4 saat boyunca yaşamla ölüm arasında verdiği büyük sınavda kurtulmasını sağlayan ayrıntıları gözyaşları içinde AKŞAM'a anlattı. Can pazarının yaşandığı o günü hayatı boyunca unutamayacak olan Yüksel, faciadan sonra ilk kez eşyalarını almak için madene gitti. Yüksel, o günü şöyle anlattı: Saat 08.00 gibi yeraltına indim. Her şey normal gidiyordu. Saat 15.00 gibi işimiz bitmişti geriye dönecektik. Bir de baktık ki yukarıdan duman geliyor. Dumanı görünce yanımdaki arkadaşımla birlikte önce normal karşıladık. Dinamit patlatılıyor, sonuçta maden ocağı olur böyle dedik. Aradan 1 saat geçti duman bizi iyice sıkıştırmaya başladı. Bir şeylerin ters gittiğini anladık.

MAVİ BORULARDAN BASINÇLI HAVA ALDIM

Durumu amirlerden öğrendik. Benim bölümümde 142 ya da 147 kişi vardı. Herkes 'kelebek' diye tabir ettiğimiz yere doğru yöneldi. Oradan hava çıkıyormuş. 2 saat kadar bekledik ama tablo değişmedi. Bulunduğumuz yere yaklaşık 2.5 ila 3.5 kilometre vardı. En diplerdeydik. Baktık ki arka taraftan da duman geliyor bu kez tam sıkıştık. Aklıma mavi borular geldi. Bu borulardan makinelerin çalışması için basınçlı hava veriliyordu.

ÇİZMELERİME DOLDURDUĞUM SUYU İÇTİM

Borulara ulaştığımız zaman benimle birlikte gelmeyi başaran arkadaşlarımla birlikte testereyle kestik. Basınçlı hava çıktı. Havayı soluduğum zaman iç organlarımı kurutacağını düşünerek daha önce çizmelerime doldurduğum suyla ağzımı ıslattım. Zamanla çizmelerimdeki su da tükenmeye başladı. Bunun üzerine ıslak çorabımı ağzımda adeta bir limon gibi sıkarak ıslaklığı almaya çalıştım.

SON ANA KADAR MASKEMİ TAKMADIM

Başladık sağa sola panik yapmaya. Ben gaz maskesini takmadım çünkü kendimi diğer arkadaşlarıma göre biraz daha rahat hissediyordum. O anda en son nefesime kadar maskeyi takmamaya karar verdim. Zaman kazanabileceğimi düşündüm. Çok büyük panik başladı. Art arda ölümler ve baygınlıklar başladı. İşte o anlarda ölümün nefesini ensemde hissettim.

YARIM NEFES BİLE YETİYORDU

Yaşamak için kendimi yere attım. Başımı yukarıya kaldırmadım. Aldığım eğitimlere göre gaz tavandan duman ile birlikte geldiği için o anda böyle bir yönteme başvurdum. Kömürleri bir araya getirip arasına ağzımı soktum. Oralardan oksijen almaya çalıştım. Tam alamasam da yarım nefes yetiyordu. Arkadaşlarımın cenazeleri arasında sürünüyordum. Ayağa kalkmak hızlı ilerlemek istiyordum ama yıkılıyordum.

Akşam

Bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz?

Etiketler:

İlgili Haberler

YORUMLAR

0 Yorum

Yorum Yazın