İşte Yusuf Kaplan'ın "Diren, son direnen adam!" başlıklı o yazısı:
Her şey tam iki asır önce başladı: Pasarofça ve Karlofça antlaşmalarıyla birlikte ilk defa toprak kaybettik ve 'aslan' yere düştü.
Ve Avrupalı emperyalistler, 'aslan'ın ellerine kelepçeyi vurdular.
Ardından Tanzimat ve Islahat Fermanlarıyla birlikte, bu kez, boynumuza tasmayı geçirdiler.
Ellerine kelepçe vurulan ve boynuna tasma geçirilen 'aslan' neye uğradığını şaşırmıştı.
Başına gelenleri anlamaya çalıştı. Bir asır kelepçeyle ve tasmayla dolaştı.
İLK DİRENEN ADAM: ABDÜLHAMİD HAN
Ama sonunda, Sultan Abdülhamid gibi yüreği yangın yerine dönen, ümmetin dertleriyle yanan, pişen ve olgunlaşan bir deha sûretinde kükreyerek ayağa kalktı yere düşen 'aslan'.
Sultan Abdülhamid, ilk direnen adamdı. İlk kükreyen aslandı. 'Ölmedik, ayaktayız!' diye haykıran ilk büyük kahramandı.
Tam 33 yıl emperyalistlere, yerli işbirlikçilerine ve şebeklerine direndi. İnsanlığın onurunu temsil etmenin ne demek olduğunu dünya âleme gösterdi.
Hem emperyalistlerin korkulu rüyası oldu. Hem Müslümanların ve bütün mazlum halkların umudu ve nefes borusu.
ABDÜLHAMİD'İN DÜŞÜŞÜ, GÖKKUBBEMİZİN ÇÖKÜŞÜ
Emperyalistler, yerli işbirlikçileri ve şebekleri, numara üstüne numara çevirdiler direnen adamı dize getirmek, kükreyen aslanı yere düşürmek ve 'ölmedik, ayaktayız!' diye haykıran adamı tarihe gömmek için!
Sonunda emellerine ulaşmayı başardılar. Abdülhamid'in eline kelepçeyi vurdular, boynuna tasmayı geçirdiler ve yaşarken cehennem hayatı yaşattılar ilk direnen adama!
Ve adaletin, hakkaniyetin, kardeşliğin timsali, Osmanlı medeniyetinin hakikat sarayını yerle bir ettiler. Gökkubbeyi başımıza geçirdiler.
Ama masum Anadolu'nun saf çocuğu yılmadı, yıkılmadı. Çanakkale'de, Medine'de, Balkanlarda, Kafkaslarda, Kuzey Afrika'da, Yemen'de ve nihayet insanlığın son adası Anadolu kıtasında, emperyalistlere, yerli işbirlikçilerine ve şebeklerine korku üstüne korku salacak, kabuslarını artıracak direniş destanları yazdı.
FİİLEN TESLİM ALAMAYANLARIN ZİHNEN TESLİM ALDIKLARI AN: LOZAN!
Ama bu kez Lozan'da kıskıvrak yakaladılar. Savaş meydanlarında teslim alamadıkları saf çocuğu masum Anadolu'nun yorgun, bitkin ve çaresiz insanlarını fenâ hâlde kandırdılar. Ve bütün medeniyet iddialarımızdan, tarih kurucu rüyalarımızdan vazgeçirerek bizi Anadolu coğrafyasına kapattılar.
Daha önce bizi fiilen sömürgeleştiremeyen emperyalistler, Lozan'dan sonra, zihnen ve kültürel olarak sömürgeleştirdiler. Ve bu toplumun varlık nedeni olan İslâm'ı, İslâmî iddialarımızı terketmeyi topyekûn yokedilmeMemiz için şart koştular!
Aslında bu, fiilen olmasa bile zihnen ölüm fermanımız demekti. Bedenen olmasa bile ruhen teslim alınmamız anlamına gelecekti.
İKİNCİ DİRENEN ADAM: MENDERES ADNAN
Her şeyimizi yitirmiştik artık. Varlık nedenimiz olan İslâm, hayatımızdan çekilip alınmış, Anadolu insanı, Batılılaşma, sekülerleşme cinayetiyle mankurtlaştırılma sürecinin eşiğine fırlatılmıştı.
Ama saf çocuğu masum Anadolu'nun, bir Anka kuşu gibi küllerinden yeniden doğmayı başaracaktı.
Abdülhamid'den sonra ikinci direnen adam Menderes Adnan, zihnine, ruhuna ve kültürüne zincir vurulan aslan'ı yeniden ayağa kaldırmayı başardı.
İkinci direnen adam Menderes Adnan, ayağa kalkmanın ve direnmenin bedelini, canıyla ödedi, hunharca ve acımasızca idam edildi.
ÜÇÜNCÜ DİRENEN ADAM: ÖZAL
Artık Anadolu kıtası, sadece Anadolu'nun değil, insanlığın umudu olduğunun bilincine varmıştı. Bir ölüp bin dirilmesini öğrenmişti.
Sırada üçüncü direnen adam Özal vardı. Özal, Anadolu insanına umut aşıladı, özgüven aşıladı; yaralı aslan, yaralarını sardı; toparlandı.
Ve yürümeye başlamıştı ki, bir darbe daha yedi ve Özal, fail-i meçhûl bir cinayete kurban gitti.
DÖRDÜNCÜ DİRENEN ADAM: ERBAKAN
Anadolu insanı, artık direnmenin yüklediği izzetin ve onurun farkına varmıştı.
Bu kez, dördüncü direnen adam, Erbakan, sahne aldı.
Küresel sisteme meydan okuyan yüzyılın en büyük projesi, D-8 Projesi'ne imza attı.
Ve D-8 Projesi'nden sonra Erbakan da, siyaseten ölüme mahkûm edilince, bu kez, çocuğu beşinci ve son direnen adam Erdoğan, 'ölmedik ayaktayız' diyerek önaldı, öne atıldı.
SON DİRENEN ADAM: ERDOĞAN
Önce, küresel sistemin semirmiş lordlarına, bütün dünyanın gözü önünde, 'one minute' diye haykırdı! 'İnsanlığa, dünyanın en masum insanlarına kusturduğunuz kanda boğulacaksınız!' diyerek isyan bayrağı çekti.
YAZININ TAMAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ!!!