Erdoğan Gülen'e neler neler söylemedi ki
Başbakan Erdoğan, Ankara mitingi esnasında Pensilvanya'daki Fethullah Gülen'e şeytan dedi.
12 Yıl Önce Güncellendi
2014-03-22 19:59:54
Erdoğan'ın Ankara mitingi oldukça coşkulu geçti. Yüz binlerce kişiden oluşan miting alanında Cemaat'e yüklendi.
GÜLEN'E ŞEYTAN DEDİ
Fethullah Gülen'in, Cemaat mensupları tarafından "alim" olarak adlandırıldığını hatırlatan Erdoğan, "Biz ne alimler gördük" diye başladığı sözlerini "Meleklerin içinde de bir ilim erbabı vardı" diye Gülen'e şeytan göndermesi yaparak bitirdi.
Erdoğan şunları söyledi:
"Ne diye gidip Pensilvanya'da inzivaya çekiliyorsun. Türkiye'de, Ankara'da inzivaya çekilecek yer mi yok. Bir de buna alim diyorlar. Ne alimi. Biz ne alimler gördük. Meleklerin içinde de bir ilim erbabı vardı"
Artık bir dünya başkenti olan Ankara'yı, aşkla, sevdayla selamladığını ifade eden Erdoğan, Ankara'dan önce bulunduğu Hatay'dan 110 bin kişinin selamını getirdiğini belirtti.
Erdoğan, "Ankara, sen Selçuklu'nun şehrisin, sen Osmanlı cihan devletinin şehrisin, sen İstiklal Savaşı'nı başlatan, onu zaferle sonuçlandıran şehirsin. Sen TBMM'yi kuran şehirsin. Demokrasinin, milli iradenin şehrisin. Ankara, sen Gazi Mustafa Kemal'in, muzaffer kumandanların, demokrasi kahramanı Adnan Menderes'in şehrisin. Sen Türkiye Cumhuriyeti'nin başkenti, dünya mazlumlarının, gariplerin, yoksulların umudu bir dünya başkentisin. Seninle iftihar ediyoruz Ankara. Tarihinle, camilerin, türbelerin, alimlerinle iftihar ediyoruz. Demokrasi mücadelesindeki emsalsiz yerinle iftihar ediyoruz. Dünya mazlumlarının umudu olduğun için seninle iftihar ediyoruz" diye konuştu.
Başbakan Erdoğan, 30 Mart seçimlerinin, Ankara, millet ve demokrasi için hayırlara vesile olmasını temenni etti.
Ankara Ulus Meydanı'nda 94 yıl önce, 23 Nisan 1920'de TBMM'nin dualarla açıldığını anımsatan Erdoğan, Meclis'in hemen o gün çalışmaya başladığını dile getirdi. Erdoğan, Polatlı'dan düşmanın top seslerinin gelmesine rağmen Meclis'in korkmadığını ifade ederek, Mehmet Akif'in, Ankara'da, hem orduya hem millete hem de TBMM'ye hitap eden muhteşem dizeleri, istikballerin dizelerini yazdığını anlattı. Erdoğan, konuşmasında İstiklal Marşı'nın ilk dizelerini de okudu.
-"Gidecek yeri yok"
Başbakan Erdoğan, top seslerine, düşman tehdidine rağmen Meclis'in çalıştığını, Kurtuluş Savaşı'nı idare ettiğini, orduyu sevk ettiğini, İstiklal Savaşını zaferle sonuçlandırdığını söyledi. Ardından Cumhuriyet'in ilan edildiğini dile getiren Erdoğan, "Hep birlikte çalıştık, şehitlerimizi defnettik, yaraları sardık, hep birlikte Türkiyemizi büyütme mücadelesini, büyüklerimiz, dedelerimiz verdi. Yollar yapmaya, demiryolları inşa etmeye, köprüler yapmaya, şehirler inşa etmeye başladılar. Yoksulluğu aşmak, kalkınmak için, refah, huzur, kardeşliği güçlendirmek için milletçe çok ama çok çalıştık" diye konuştu.
91 yıllık bu süreçte, iyi günler olduğu gibi kötü günlerin de olduğunu vurgulayan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Örneğin tek parti CHP dönemini yaşadık. Gazi Mustafa Kemal'in vefatının ardından millete yapılan çok ağır zulümleri yaşadık. Ah bu CHP var ya bu CHP, ah kardeşlerim bunun gidecek yeri yok. Bunların ömrü zulümle geçti. Kuran-ı Kerim, Kuran'ın öğretilmesi, öğrenilmesi yasaklandı. Camilerimizi kapattılar, yıktılar, ahıra, depoya, müzeye çevirdiler. İnsanların kılık kıyafetlerine müdahale ettiler, sakala, bıyığa, başörtüsene bile karıştılar. Özgürlükleri kısıtladılar. Kitapları yasakladılar, dilleri, kelimeleri yasakladılar. 23 Nisan'da kardeşlik üzerine başlayan bir süreci, işte bu tek parti CHP döneminde, ayrımcılık, ırkçılıkla, kutsal değerlere saygısızlıkla maalesef tahrip ettiler.
Bu CHP'nin tarihinde ne var, Gazi Mustafa Kemal başlattı ama öldükten sonra yaşananları bakın. İnönü şunu yaptı, Gazi ölür ölmez Türk Lirası'nın üzerinden resimlerini kaldırdı, kendi resimlerini koydu. Devlet dairelerinden Gazi'nin portrelerini indirdi, kendi portrelerini koydu. CHP bu. Bitmedi, posta pullarının üzerinden Gazi'nin resimlerini çıkardı, kendi resimlerini koydu. CHP bu. Buradan Dersim'e de sesleniyorum. Ey Dersim, Dersim'in katliamını da işte bu CHP yaptı. Ayrımcılık, yalan, fitne, takiye bunlarda. Sonra bir yürekli, kalbi millet, vatan sevgisiyle dolu bir insan çıktı, merhum Adnan Menderes. On yıl boyunca yasaklara son verdi, ezan Türkçe okutuluyordu, tekrar ezanı aslına döndürdü. Gümbür gümbür iktidar oldu. İktidara gelişiyle birlikte, CHP bunu hazmedemedi. Onun için de Menderes'e tuzaklar üzerine tuzaklar, iftira üzerine iftiralar, her şeyi yaptılar. Aynen bugün bu kardeşinize nasıl saldırıyorlarsa aynı şekilde saldırdılar. Menderes'i yolsuzlukla suçladılar, diktatör, tek adam dediler. Şimdi bu medya, bir kısım medya arşivlerden günün başlıklarını çıkardılar, aynı başlıkları bugün atıyorlar. Televizyonlarda aynı şeyleri tartışıyorlar. Diktatörün olduğu bir ülkede sen onun aleyhine böyle başlık atar mısın, kaçacak delik ararsın. Dünyada diktatörlerin olduğu ülkelere bakın ne oluyor oralarda, sesin soluğun çıkmaz. Menderes milletini, millet de onu sevdiği için maalesef yaşatmadılar." AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Şimdi bu bozkurt işaretini gitsinler, 12 Eylül öncesinde öldürülen solculara, ülkücülere izah etsinler. CHP, gitsin bu ülkücü adayını on yıllardır istismar ettiği isimlere izah etsin. Kiralık adayla siyaset olmaz. Organ nakli yapar gibi aday transfer ederek siyaset yapılmaz. Dokuları uyuşmayan organlar bünyeye uyum sağlayamaz. İlkeleri ayaklar altına alarak siyaset yapılmaz" dedi.
Erdoğan, partisince Etlik'te düzenlenen mitingte yaptığı konuşmada, Ankara'nın çok şeylere, nice millet sevdalılarına ama nice millet düşmanlarına şahit olduğunu söyledi.
Ankara'nın kendi şahsi, hırsı, çıkarı ve ikbali için Türkiye'nin, milletin istikbalini ateşe vermeye çalışan nice zalime şahit olduğunu belirten Erdoğan, "Ama asla Ankara umudunu kaybetmedi. Ankara her gün batan güneşin yeniden doğacağına, karanlıkların her sabah yeniden aydınlanacağına gönülden inandı" ifadelerini kullandı.
Erdoğan, CHP'nin hiçbir zaman değişmediğini ve hiçbir zaman değişmeyeceğini ifade ederek, şöyle konuştu:
"Tek parti iktidarı döneminde millete zulmeden CHP ne ise bugünkü CHP de odur. On yıllar önce ezandan rahatsız olan CHP ne ise bugünkü CHP odur. 27 Mayıs müdahalesine alkış tutan CHP ne ise bugünkü CHP de odur. Merhum Menderes'i idama götüren, bunun zeminini hazırlayan CHP ise inanın bugünkü CHP de odur. 27 Mayıs öncesinde,12 Eylül öncesinde sokakları ateşe veren, gerilim siyaseti yapan, insanları tahrik eden, milli iradeye düşman CHP ne ise işte bugünkü de odur. CHP'de isimler değişebilir, CHP solcu gibi, ülkücü gibi görünebilir, CHP dindar gibi, din düşmanı gibi görünebilir ama CHP, CHP'dir. CHP kafası değişmez, CHP tavrı, CHP duruşu asla değişmez. Bundan 70 yıl önce milleti küçümsüyorlardı, inanın bugün de küçümsüyorlar. İşte daha yakın zamanda bunlar benim köylü kardeşime, benim çiftçi kardeşime, esnaf kardeşime, evhanımına, işçiye, memura, 'bidon kafalı' dediler. 'Göbeğini kaşıyan adam' dediler. 'Makarnacı, kömürcü' dediler."
-İzmir'deki AK Parti mitingi
CHP İzmir İl Başkanı'nın, "İzmir'de AK Parti mitinginin rekorunu kıracaklarmış" şeklinde bir açıklama yaptığını dile getiren Erdoğan, "Hayırlı olsun. Ne diyor biliyor musunuz? 'Bizim mitingimize gelenler, şu ifadeye bakın, midyeyi kabuğuyla yiyenler olmayacak' diyor. Güya AK Parti mitingine gelenleri tahkir ediyor. İşte CHP kafası budur" şeklinde konuştu.
Meydandaki vatandaşların "Tüm şer odakları sana karşı ittifak yapmışken sana destek vermek boynumuzun borcu be usta" dediğini belirten Erdoğan, bu sözleri söyleyenlere teşekkür etti.
"Beraber yürüyeceğiz bu yolda. Uzun ince bir yoldayız, gidiyoruz gündüz gece. Gideceğiz gündüz gece" ifadelerini kullanan Erdoğan, faşizm ve ırkçılığın CHP'nin genlerine işlediğini ve oradan çıkmayacağını kaydetti.
-"Ağustos böceği gibi 5 yıl yatarlar"
CHP'nin Ankara'da MHP'li bir ismi aday gösterdiğine işaret eden Erdoğan, şöyle devam etti:
"Ne diyor? Çok enteresan. Burası Ankara, modern bir başkent. İlana bakın ilana. 'Yavaş gardaşım yavaş' diyor. Bunların zaten hiç acelesi olmadı ki. Bunlar o kadar yavaş ki ağustos böceği gibi 5 yıl yatarlar, hiç acele etmezler. Ufukta sandık görünce öylesine çalışmaya başlarlar. Ankara'da tembele oy yok. Ankara'da yavaş olana oy yok. Ankara'nın acelesi var. Ankara'nın dünyanın en saygın başkenti olmak için yavaş değil, hızlı, becerikli, planı olan, projesi olan, hedefi olan bir aday istiyor. Ankara'da bugüne kadar AK Parti'nin karşısına çok aday çıktı. Çok vaatlerde bulundular. Olmayacak şeyleri vaat ettiler. Suyu, otobüsü, metroyu bedava yapacağız diye olmayacak şeylerin sözünü verdiler. Ankaralı bunları yutmaz, yutmuyor. Ankara popülist siyasete prim vermez, vermedi. Şu andaki aday Beypazarı'nda belediye başkanıydı. Geldi 13 kuruş olan suyu Beypazarı gibi yerde 25 kuruşa çıkardı. Üstelik de Beypazarı'nda arsenikli, sülfatlı suyu benim oradaki kardeşlerime içirdi. Daha aday olurken bu şahsı kandırdılar. Ekip kuramadı ekip."
-"MHP, CHP'nin avukatı gibi çalışıyor"
Erdoğan, millete efendi olmaya değil, hizmetkar olmaya geldiklerini vurgulayarak, "Şimdi soruyorum sizlere. CHP mi MHP'ye mi iltihak etti yoksa MHP mi CHP'ye iltihak etti? Belli değil. MHP'ye bakıyorsunuz maşallah CHP'nin avukatı gibi çalışıyor. CHP'ye bakıyorsunuz o da MHP olmaya çalışıyor. CHP Genel Müdürü önceki gün Ankara'da bozkurt işareti yapıyor. Yeni partin hayırlı olsun Kılıçdaroğlu. Ankara'daki CHP taraftarı solcuların hepsine hayırlı olsun. Şimdi bu bozkurt işaretini gitsinler, 12 Eylül öncesinde öldürülen solculara, ülkücülere izah etsinler. CHP, gitsin bu ülkücü adayını on yıllardır istismar ettiği isimlere izah etsin. Kiralık adayla siyaset olmaz. Organ nakli yapar gibi aday transfer ederek siyaset yapılmaz. Dokuları uyuşmayan organlar bünyeye uyum sağlayamaz. İlkeleri ayaklar altına alarak siyaset yapılmaz" şeklinde konuştu.
-"Çok doğru, yalancıdan başbakan olmuyor"
Kılıçdaroğlu'nun 2011 seçimleri öncesinde Bursa'da bir yerel televizyon kanalında konuştuğunu anımsatan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Ne dedi biliyor musunuz? 'Yüzde 40 oy alamazsam ben de arkadaşlarım da bırakır gideriz'. Hadi bakalım. Bunu söyledi. 'Yüzde 40 alamazsak istifa ederim' dedi. Peki ne aldı? Yüzde 26. İstifa etti mi? Bu adam akşam başka sabah başka. Bunda yalan var, takiye var, iftira var. Her numara var bunda. Fakat bir tane doğru lafı var. Ne diyor biliyor musunuz? 'Yalancıdan başbakan olmaz' diyor. Çok doğru, el hak doğru. Yalancıdan başbakan olmuyor. Onun içinde Kılıçdaroğlu beş yıldır genel başkan, üç seçime girdi, hala nal topluyor nal. Şimdi de de dördüncü seçimini kaybedecek. MHP Genel Başkanı 15 yıldır genel başkan. Bildiğim kadarıyla yedi seçim kaybetti.Sekizinci seçimi de kaybedecek. Ama bırakmaz. Niye? Koltuk sıcak, bırakmaz. Bak ben diyorum ki eğer bu seçimden birinci parti olarak çıkmazsam veya biz birinci parti olmazsak genel başkanlığı bırakmaya hazırım diyorum. Öyle, öyle başarısızsan bırakacaksın. Kılıçdaroğlu gel sen de bırak diyorum. Bırakamaz. İstiyorum ki CHP'yi kurtaralım. CHP'yi böyle bir başarısızdan kurtaralım. Çünkü demokrasi, güç kazansın, bunu istiyorum. Karşınızda güçlü bir muhalefet olmazsa demokrasi güç kazanmaz. Bahçeli'ye aynı şeyi söylüyorum. Hiç umurunda değil. O zaten şu anda nostaljik olarak siyaseti yapıyor. Aslında bunların partinin başında olması bizim işimize gelir. Böyle içler acısı bir muhalefet varken biz daha çok seçimler kazanırız evelallah."
-"Kılıçdaroğlu kendine bile oy kullanamadı"
Ankara'daki mitinge Hatay'dan geldiğini hatırlatan Erdoğan, Hatay'da da CHP'nin yine kendi içinden bir aday çıkaramadığını söyledi.
"Bizim AK Parti'den aday yapmadığımız şahsı aday yaptı. Çorum'da da aynı. Biz rükuda eğiliriz, başka hiçbir türlü eğilmeyiz. Bakınız Kılıçdoğlu'nun yolsuzluktan hakkında klasör hazırladığını söylediği şahsı partiden ihraç ettiler. Partiden yolsuzluk sebebiyle ihraç ettikleri kişiyi gitti İstanbul'a büyükşehir belediye başkan adayı yaptı. Bir tane adam bulamadın mı? Hiç mi doğru dürüst adam yok bu CHP'nin içinde. Ona mı kaldın? Aynı şey de Ankara'da işte. Bu Kılıçdaroğlu bir garip. İstanbul'dan biliyorsunuz geçen seçimde o belediye başkan adayı olmuştu. Gitti ikametini Kağıthane'ye aldı. Sordular kendisine sayın Kılıçdaroğlu nerede oturuyorsunuz? Verdiği cevap Kağıttepe'de oturuyorum. Öyle bir gelişme de oldu ki seçimlerde kendine bile oy veremedi Kılıçdaroğlu. Her zaman diyorum inanın 3 koyun verin, 5 koyun verin, kaybedip gelir. Bunlar bizim SSK'yı batırdılar. SSK'yı batırdı."
CHP Genel Bakanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun SSK'nın Genel Müdürü olduğu dönemleri anımsatan Erdoğan, çekilen sıkıntıları anlatı. AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Bir Başbakanı mahkeme kararı dahi olsa dinleyemezsin. Ama bu zalimler dinler, bu hainler dinler. Bunlar haşhaşi. Bazıları diyor ki; 'Ya Başbakanım haşhaşi ağır olmuyor mu?' Haşhaşi bunların yanında elleri öpülür, elleri. Çünkü o zaman teknoloji o kadar ileri değildi. Bunlarda her numara var. Bildiklerimi anlatamıyorum" dedi.
Erdoğan, partisince Etlik'te düzenlenen mitinginde yaptığı konuşmada, Fethullah Gülen'i eleştirerek, "Bir tane ceketi varmış. Ya bu ne ceket be. Cekete CHP giriyor, MHP giriyor, ananaslar giriyor, rafineriler giriyor, milyarlarca dolarlar giriyor. Allah Allah bu ne tek ceket ya? Anlamak mümkün değil?" ifadelerini kullandı.
Devletin, ülkenin milli güvenliğini tehdit eden tüm unsurlara karşı gerekli tedbirleri almanın görevleri olduğunu vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti:
"Şu anda hain bir terör örgütü var. Bu bir terör örgütü. Buna karşı gerekli tedbirleri almak bizim görevimiz. Bu Pensilvanya kasetle CHP'nin Genel Başkanını indirdi. Baykal'ı. Baykal hala başka yerlerde arıyor. Ne başka yerde arıyorsun ya. İşte adres belli. Bu genel müdürü de kasetle getirdiler. İşte şimdi o kasetlerin bedeli ödeniyor. Bunlar şantajcı, bunların veri depoları var. Her an, her yerden bir şeyler çıkarırlar. Bunlar evlerin çevrelerinde de örgütlenmişler. Oralarda evler kiralayıp dinleyebilirler, gözetleyebilirler. Böyle hain bir örgüt bunlar. Bir Başbakanı mahkeme kararı dahi olsa dinleyemezsin. Cumhurbaşkanını dinleyemezsin, Genelkurmay Başkanını dinleyemezsin, bakanları dinleyemezsin. Ama bu zalimler dinler, bu hainler dinler. Bunlar haşhaşi. Bazıları diyor ki; 'Ya Başbakanım haşhaşi ağır olmuyor mu?' Haşhaşi bunların yanında elleri öpülür, elleri. Çünkü o zaman teknoloji o kadar ileri değildi. Bunlarda her numara var. Bildiklerimi anlatamıyorum."
Konuşmasında şair Mehmet Akif Ersoy'un "Ağlarım, ağlatamam; dili yok gönlümün ondan ne kadar bizarım" dizelerini de paylaşan Erdoğan, "Kardeşlerim CHP Pensilvanya'ya diyet borcu ödüyor. Bu ittifaktan hiç kimseye hayır çıkmaz, bu ittifaktan Türkiye'ye hayır çıkmaz. Bu ittifaktan Ankara'ya hayır çıkmaz. Bu ittifak şer ittifakıdır" dedi.
-"Ankara; CHP, MHP, BDP, Pensilvanya ittifakını bozacak mısın?"
Ankara'nın 30 Mart'ta bu ittifakı bozacağını belirten Erdoğan, şunları söyledi:
"Ankara; CHP, MHP, BDP, Pensilvanya ittifakını bozacak mısın? Bunların şimdi ablaları varmış, kapıları dolaşıyorlarmış. Ya millet her şeyi görüyor artık. Ben yaşlı ninenin bunların o bir tane gazetesi var, onun ne olduğunu öğrenince, nasıl yere attığını görünce 'ah be 80 yaşındaki ninede bile keramet var' dedim. Anlıyor. Onların ablaları varsa bizim ablalarımız da burada. Onların abileri varmış. Bizim abilerimiz de burada, gençlerimiz burada. Kardeşlerim ne yaparlarsa yapsınlar bunun bedelini ödeyecekler, er veya geç ödeyecekler. Şimdi soruyorum; 30 Mart'ta bir kez daha istiklal mücadelesine var mısın Ankara? Demokrasiye sahip çıkıyor musun Ankara? İstiklaline sahip çıkıyor musun Ankara? İradene sahip çıkıyor musun Ankara? 30 Mart'ta mührü AK Parti'ye vuruyor musun Ankara?"
Ankara'da manzaranın belli olduğunu ifade eden Erdoğan, Ankara'nın partisine, Başbakanına sahip çıktığını söyledi. Erdoğan, "Ankara, 30 Mart akşamı inşallah bir kez daha Ankara kalesine zafer sancağını dikiyor" dedi.
Ankara'nın CHP, MHP ve Pensilvanya'ya 30 Mart'ta çok büyük bir ders vermesini beklediğini belirten Erdoğan, 30 Mart'ta sadece belediye başkanı, meclis üyesi, muhtar seçilmeyeceğini, 30 Mart'ta Türkiye'nin geleceği adına çok kritik bir karar verileceğini söyledi. Erdoğan, "Ya eski Türkiye, ya da yeni Türkiye diyeceğiz" şeklinde konuştu.
-"Tek bayrak, tek vatan"
Ankara'nın artık hizmet, eser, çözüm ürettiğini ifade eden Erdoğan, şunları söyledi:
"Kardeşlerim tek millet. Biz Türküyle, Kürdüyle, Lazıyla, Çerkeziyle, Gürcüsüyle, Abhazıyla, Boşnakıyla, Pomakıyla, Romanıyla aklınıza ne gelirse Arabıyla hepsini seviyoruz. Ama ben Türkü Türk olduğu için değil, Kürdü Kürt olduğu için değil, Lazı Laz olduğu için değil, Gürcüyü Gürcü olduğu için değil, Boşnakı Boşnak olduğu için değil, beni yaratan Allah onları da yarattığı için seviyorum. Bizim farkımız bu. Şimdi bir partiye bakıyorsunuz siyasi Kürtçülük yapıyor, MHP'ye bakıyorsun siyasi Türkçülük yapıyor. CHP'ye bakıyorsun 'kumsalların partisiyim' diyor. İşte 30 Mart bütün bunların, bu çarkın bozulduğu tarih olacak.
Tek bayrak. Ne diyor Mithat Cemal rahmetli, 'bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır...' Bayrağımızın rengi şehidimizin kanı. Hilal bağımsızlığımızın ifadesi, yıldız şehidimizin simgesi. Tek vatan. 780 bin kilometre kareyle tek vatan. Batıda ne varsa doğuda da o olacak. Kuzeyde ne varsa güneyde de o olacak. Yani ayrım olmayacak."
Erdoğan, göreve geldiklerinde 26 havalimanı olduğunu, şimdi ise bu rakamın 52'ye çıktığını belirterek, Kuzey Ankara yolunda yaptıkları çalışmaları anlattı. Erdoğan, "Bunlar yalan yanlış her şeyi söyler. Kılıçdaroğlu her türlü yalanı söyler, iftirayı söyler. Onun yolundan gidenler de aynı şeyi söyler. Ama CHP'ye gönül veren, MHP'ye gönül veren kardeşlerime sesleniyorum. Ankara gibi başkente bu havalimanını kazandıran iktidar AK Parti iktidarı" dedi.
Vatandaşlara, "Kardeşlerim hizmetleri görmeyecek miyiz? Kuru kuruya ideolojiye mi oy vereceğiz, hizmete mi oy vereceğiz?" diye soran Erdoğan, "Yeni Türkiye bu işte. Yeni Türkiye'yi böyle inşa ediyoruz. 23 Nisan 1920 ruhuna sahip olmak budur. 77 milyonun kardeş olduğu Türkiye. Kardeşlerim bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız. Hep birlikte Türkiye olacağız. Ben 30 Mart'ta tüm halkımın 'yeni Türkiye' diyeceğine gönülden inanıyorum" dedi.
Haber Ara