İçişleri Bakanı Efkan Âlâ, üçüncü saldırganın Pozantı civarında yakalandığını söyledi; saldırganlardar ikisinin Arnavut, birinin Kosova doğumlu olduğunu açıkladı. Âlâ zanlıların Arapça konuştuklarını belirtti.
Âlâ şunları söyledi:
"Dün (perşembe) ikisi yakalanmıştı yaralı olarak, bugün sabah da saat 08.00 sıralarında birisi sağ olarak ele geçirildi. Yaralanma yok. Bunlar Hatay'dan kiraladıkları bir taksiyle İstanbul istikametine doğru giderken yakalandılar. 2'si Arnavut uyruklu, birisi Kosova doğumlu. Daha detaylar değerlendiriliyor. Detaylar netleştikçe de yine bilgi veririz".
Âlâ, "İçeriden bağlantıları var mı? Bu yönde çalışmalar yapılıyor mu" yönündeki soruyu da, "Burada bir saldırı oldu. Tabii tahminlerimiz var. Bazı ön değerlendirme yapabilecek kadar bilgimiz var ama sonuç üretecek kadar henüz elimizde bilgi yok. O detayları soruşturma bittikten sonra paylaşabiliriz" şeklinde yanıtladı.
IŞİD şüphesi
Anadolu Ajansı, saldırganların Irak ve Suriye'de savaşan Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) veya El Kaide üyesi olabileceklerini duyurdu.
Ajans, saldırganların hedefinin tam olarak neresi olduğunun öğrenilemediği haberini verdi.
Perşembe günü Niğde'de güvenlik güçlerine ateş açan saldırganlar bir asker ve bir polis memurunu şehit etmiş, bir kamyon şoförünü de öldürmüştü.
Saldırganlardan ikisi yakalanmış, son saldırgan kaçmıştı.
Köylüler buldu
Perşembe günü yaklanan diğer iki zanlı ile ilgili de yeni ayrıntılar ortaya çıktı.
Anadolu Ajansı (AA), saldırganların yaralı olarak kaçtıkları Eminlik köyünde kim olduklarını bilmeyen köylüler tarafından 112 sağlık istasyonuna götürüldüklerini duyurdu.
Eminlik köyü 112 Sağlık İstasyonu hizmetlisi Mahmut Yalçınkaya, AA muhabirine yaptığı açıklamada, dün (perşembe) saat 11.45 gibi istasyona, "çatışma var vakaya çıkın" şeklinde anons geldiğini ve istasyondaki görevli ekibin olay yerine gittiğini söyledi.
Ekip gidince istasyonda kimsenin kalmadığını anlatan Yalçınkaya, “Bir tek ben kalmıştım. Saat 12.00 olduğu için ben de yemeğe gitmek için istasyonun yakınındaki evime gittim. Aradan on dakika geçti, dışarıdan sesler duymaya başladım. Dışarıya baktığımda o gün izinli olan ATT arkadaşımız Semih’i gördüm. Köylüler ‘yaralılar var, yardım edin’ diye Semih’i çağırmışlar. O arada ben de koştum, Terörist olduğunu sonradan öğrendiğimiz iki yaralıyı yarı baygın şekilde köylülerle birlikte sağlık istasyonuna taşıyarak ilk müdahalelerini yaptık.” dedi.
Bomba şüphesi
Zanlıların gasp ettikleri kamyonu köyün biraz dışında durdurduklarını, direkt sağlık istasyonuna gelmediklerini ifade eden Yalçınkaya, şöyle devam etti:
“Eli silahlı, sakallı uzun saçlı iki kişiydiler. Terörist olduklarını bilmiyorduk. Yaralı gözüyle baktık. Hemen istasyona alıp müdahale edelim diye düşündük. Yaralıları bulundukları yerden getirdiğimizde yarı baygınlardı. İstasyona aldıktan sonra da silahlarını alıp, müdahale odasında bir köşeye bıraktık. Semih arkadaşımız serumlarını taktı, damar yollarını açtı. Ben biraz tereddütlü davrandım, üzerlerinde bomba varsa patlatırlar diye düşünerek çok fazla yanlarına girmek istemedim, tedirgin oldum. Bu arada polise jandarmaya da haber verdik, hepsinin haberi varmış ama çatışma olduğu için bize dönemiyorlarmış”
Rehine korkusu
Zanlıların arkasından polis, jandarma ve ambulansın geldiğini ancak istasyondaki görevlilerin rehin alındığını düşündükleri için içeriye giremediklerini sonradan öğrendiklerini belirten Yalçınkaya, "Biz teröristlerin silahlarını alıp ilk müdahalelerini yaptıktan sonra güvenlik güçlerini içeriye çağırdık. Zaten yarı baygınlardı silah sıkacak halleri yoktu. Yaralı teröristlerden birisi ATT arkadaşa problem yok anlamında ‘no problem’ demiş. Zaten Türkçe konuşmuyorlardı. Yarım İngilizce, yarım Arapça konuşarak anlaşmaya çalıştık. O an birbirlerine bakarak ‘sanki yolun sonuna geldik’ der gibi bir işaret yaptılar. Bizimle birlikte birkaç köylü daha vardı müdahaleye yardımcı oldular. Onlar da başından tutuyordu. Bizi kesinlikle rehin almadılar, zaten rehin alacak halleri de yoktu. Belden aşağıları yaralıydı." dedi.
Saldırganlara müdahale ederken iki şehit olduğundan habersiz olduklarını dile getiren Yalçınkaya "Bunların terörist olduğunu bilsek yine aynı müdahaleyi yapardık ama biraz korkardık. Ya da kapıları kitlerdik içerde kalırlardı" diye konuştu.