İşte Hayrettin Karaman'ın "İslam bir tanedir" başlıklı o yazısı:
İslam'ın ihtiva ettiği iman, ibadet, ahlak, ictimai-hukuki-siyasi düzenin ilkeleri bütün peygamberlerin tebliğ ettiği din(ler)de aynıdır ve bu din(ler)in ortak adı İslam'dır.
İnsanlar fert ve toplum olarak tabii olan değişimi geçirdikçe Yaratıcı, esası aynı olan dinin detaylarını, müsbet değişime açık olan taraflarını yenileyerek ardı ardına gönderdiği peygamberleri vasıtasıyla kullarına bildirmiş ve buna uygun inanıp yaşamalarını istemiştir.
Bu tek ve ilâhî olan dini esastan değiştirerek çeşitlendirmek sapmadır, dinden çıkmadır, beşerin ilahlaşarak din vazetmesidir.
İşte bu sebeple 'İslam' kelimesinin önüne bir takım kelimeler getirerek 'sert, yumuşak, ılımlı, modern, resmi, sivil...' İslamlardan bahsetmek, ilk bakışta, 'tek olan' İslam'ın, aslında çokluğu algısına sebep olmaktadır.
Doğru olan, İslam'ın önüne onu çeşitlendiren nitelikler getirmek yerine, tek olan sahih İslam karşısında, fert ve toplum olarak insanların başlarına nitelikler getirmek ve 'Müslüman, gayr-i Müslim, salih, fasık, ikiyüzlü, takva sahibi, gevşek, dini dünyaya satan, fani menfaat için ahlaktan yan çizen...' insanlardan söz etmektir.
Devletin ve ona tabi olanların temsil ettikleri İslam'a 'resmi', bu İslam'dan farklı olarak 'devletin İslam'ına uymayan bir kısım halkın İslam'ına' da 'sivil' İslam demek ve bu ikincisinin sahih olduğunu iddia etmek yanıltıcıdır ve birden fazla İslam'ı çağrıştırdığı için de sakıncalıdır.
Raşid Halifeler devri ile daha sonraki devirlerde -sayıları az da olsa- onların yolunu izleyen yöneticilerin zamanlarında devletin temsil ettiği İslam 'sahih ve örnek olan tek İslam'ın temsilidir'. Bu devirlerde -ictihadın izin verdiği sınırları aşan- yorumlarla halkın ve bazı önderlerin ortaya koydukları Müslümanlık ise 'tek İslam'a aykırı, uydurma, beşeri İslam' Müslümanlığıdır. Yani bu devirlerde sahih İslam'ı devlet ve ona tabi olan Müslümanlar temsil etmektedirler.
YAZININ TAMAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ!!!