$

Dolar

47,7436

Euro

55,2510

£

Sterlin

64,4811

Frank

59,1179

Gram Altın

6.660,5500

Bitcoin

3.100.595

$

Dolar

47,7436

Euro

55,2510

£

Sterlin

64,4811

Frank

59,1179

Gram Altın

6.660,5500

Bitcoin

3.100.595

Türkiye

Kürtler AK Parti-Cemaat kavgasına nasıl bakıyor?

Fars haber ajansı muhabiri Cesim İlhan, Türkiye'de yapılan yolsuzluk ve rüşvet operasyonu ile ilgili önemli analizlerde bulunarak, Kürtlerin yolsuzluk ve rüşvet operasyonuna nasıl baktığını yazdı.

10.02.2014 - 12:31
tugce
Kürtler AK Parti-Cemaat kavgasına nasıl bakıyor?
Fotoğraf: Arşiv
Linke Tıkla, Timeturk'ü Favorilerine Ekle

17 Aralıkta Türkiye’de bir yolsuzluk ve rüşvet operasyonu yapıldı. “Bu operasyon ile Ak parti iktidarına Gülen Cemaati tarafından bir darbe girişimidir” diye yorumlandı bir kısım taraflar arasında. Özellikle Ak parti ve tarafları tarafında bu çok dillendirildi. Yapılan yolsuzluk ve rüşvet operasyonun yankıları halen devam etmektedir. Dört bakan istifa etti, Devlet kadrolarında yer alan birçok yetkilinin yerleri değiştirildi. Ak parti ve cemaati birlikte savunan medya ikiye bölündü.

Yolsuzluk ve rüşvet operasyonundan dolayı Ak parti ve Gülen Cemaati arasında yaşanan kavgadan sonra Türkiye’de siyasi atmosfer bir anda değişti. Yapılan operasyon birçok kesim için farklı anlam taşıdığı gibi tabi Kürtler için de ayrı bir anlam taşımaktadır.

Kürtler yolsuzluk ve rüşvet operasyonuna nasıl bakıyor?

Failli meçhuller halen meçhul…

Devlet Kürt ve Kürdistan sorununun çözümü için daha önceki dönemlerde birkaç girişimde bulunmuş olabilir; bunlardan Bask modeli, Avrupa birliğinin yolu Diyarbakır’dan geçer, gibi modeller ürettiler ama hepsi boş çıktı. Çünkü Türkiye’deki failli meçhul cinayetlerinin hepsi bu dönemlerde yaşandı. Kürtler Cumhuriyetin kuruluşunda gördükleri acıların aynısı 90’lı yıllarda da gördüler. Öyle ki devletin resmi bilgilerine göre tam 17 bin failli meçhul cinayeti işlenmiş. Bu cinayetlerin failleri halen bilinmemektedir. Failli meçhuller halen meçhuldür. Onun için Kürt ve Kürdistan sorunu tarihte ilk defa Ak parti iktidarı döneminde çözüm sürecine girdi. Bu süreçte her görüşteki Kürtler iktidara destek verdi. Yeter ki “artık silahlar patlaması, ölüler gelmesin, çocuklarımız ölmesin, analar ağlamasın” denildi.

İlk defa bir Başbakan “Kürdistan” dedi

Hükümet Öcalan’ın yanı sıra PKK'nın Kandil kanadı ve BDP ile sorunun çözümü için görüşmelere başladı. Başka Kürt partileri de bu süreci destekledi. Bazı Kürt aydınları “silahların susturulması için muhatap alınması gereken kişi Öcalan’dı hükümette onu yaptı, fakat Kürtlerin sorunu sadece Öcalan ve BDP ile görüşülerek çözülmez” diyenler de var. Ve silahların susturulması konusunda süreci olumlu karşılıyorlar. Ayrıca Türkiye’de ilk defa bir Başbakan Irak Kürdistan Başkanı Mesut Barzani’yi Diyarbakır’a davet etti. Ve ilk defa bir Başbakan “Kürdistan” dedi. Onun için Bütün bunlara baktığımız zaman Ak parti - Cemaat kavgasında Kürtlerin geneli süreç zarar görmesin diye Ak partiyi destekliyorlar.

Cemil Bayık: Operasyon Ak Parti ile Cemaat arasındaki çatışmayı gösteriyor

17 Aralık’ta başlatılan rüşvet ve yolsuzluk operasyonunu değerlendiren KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı ve PKK’nın bir numaralı adamı Cemil Bayık, operasyonun Ak Parti ile Gülen Cemaati arasındaki çatışmayı gösterdiğini, bunun iktidar savaşı olduğunu ve sadece iki taraf arasındaki bir çatışma gibi görünmediğini de söyledi. Bugüne kadar kendine hizmet eden paralel devleti Ak Parti’nin kendi çizgisine çekmek istediğini söyleyen Bayık, şöyle söylemişti:

“AKP bugüne kadar bunlarla ittifak halinde hareket ediyordu. Şimdi bu ittifak sarsıldı ve yıkılmaya başladı. Bu çatışma, ya uzlaşma ile ya da iki taraftan birinin güçsüz kalması ile sonuçlanacak. Bu operasyonu AKP’nin kaybetmesinin başlangıcı olarak değerlendirebiliriz. Burnu yukarıda bir siyaset anlayışı ile sorunları demokrasi ile çözmediğinden olabilir. Şüphesiz AKP kendini bu durumdan kurtarabilir. Bunun tek yolu Kürt sorununun demokratik ve barışçıl yollarla çözülmesi için adım atmaktır. Bu konuda AKP adım atarsa kaydeden AKP değil, paralel devlet ve cemaat olacaktır."

Selahattin Demirtaş: Yolsuzlukların ve paralel yapıların üzerine gidilmelidir

BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ‘Biz yolsuzlukların tümünün üzerine gidilmesi gerektiğini başından beri söylüyoruz ama bu yetmez, paralel yapılarla mücadele edilmesi lazım. Derin devletle mücadele edilmezse kalıcı çözüme ulaşamayız’ dedi.

Geçmişte derin yapıların çözüm süreçlerini provoke ettikleri düşünüldüğünde hâlen ciddi bir risk var. Ancak özellikle hükümet ve BDP tarafının sağduyulu ve ön alıcı açıklamaları önemli. Demirtaş’ın cemaat-hükümet mücadelesi olarak kodlanan gelişmelere yönelik stratejik akılla dile getirdiği çerçeve, siyasal gelişmelerin ihmal edilemez bir aktörü olan Kürt siyasi hareketinin çözüm hassasiyetini teyit etmenin yanı sıra hükümetin yolsuzluk soruşturmasına ilişkin söyleminde başka toplumsal kesimleri de yanında bulacağını gösteriyor.

Sıdkı Zilan: İktidarların zaaflarından yararlanmak muhalefet için bulunmaz nimettir.

Azadi inisiyatifi kurucularından avukat Sıdkı Zilan, “Yolsuzluk dünyanın problemidir. Uzun dönem iktidarda kalan ve demokratik işleyiş ile şeffaflığın eksik olduğu, hukukun üstünlüğünün tam olmadığı memleketlerde bu daha yaygındır. AKP diğer hükümetlere göre daha iyi olsa da son dönemde fazla yolsuzluğa bulaştığı ve ehil olmayan kadroların köşeleri kaptığı ileri sürülebilir. İktidarların zaaflarından yararlanmak hasımları ve muhalefet için bulunmaz nimettir. Türkiye'de bugün yaşanan budur” diyor.

Bir yıl önce Türkiye ve özellikle Kürt coğrafyasında faaliyetlere başlayan Huda Par ise 17 Aralık sürecinde net olarak herhangi bir tarafı desteklememiştir. Fakat kendi iddialarına göre; emniyet içerisindeki cemaate mensup yapılanmanın taciz ve saldırılarından bizar oldukları için hükümetin paralel yapı olarak tanımladığı cemaat mensuplarını tasfiyesine olumlu bakıyorlar. Kendilerinin bu yapılanmanın komplolarıyla ilgili şikâyetlerini yıllardır dile getirdiklerini ancak hükümet son anda harekete geçtiğini ifade ediyorlar. Parti binalarına ve kendilerine yakın STK’lara saldırıların büyük çoğunluğunda bu yapılanmanın parmağı ve fiili desteği olduğunu ifade ediyorlar.

Öcalan: Operasyon çözüm sürecine yöneliktir

PKK lideri Abdullah Öcalan ise 17 Aralık'ta başlayan yolsuzluk rüşvet operasyonu ve ardından ortaya atılan paralel devlet tartışmalarını, çözüm sürecine yönelik uzun süredir bir darbe girişiminin olduğunu, bu darbe girişiminin hem içeriden, hem dışarıdan bazı güçler tarafından devreye konulmak istendiğini söylemişti."Özellikle başlatmış olduğu çözüm sürecini, demokratik toplumu ve demokratik barışı hedefleyen darbe karşıtı bir yönü olduğunu özellikle ifade etmişti. Ayrıca Öcalan, “Son günlerde dolaşıma sokulan video görüntüleri çözüm sürecini bitirmek ya da itibarsızlaştırmak amacıyla sinsi bir planın parçası olarak montajlanmıştır” demişti.

Cesim İlhan / FARS HABER AJANSI

Bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz?

Etiketler:

İlgili Haberler

YORUMLAR

0 Yorum

Yorum Yazın