Savcı Mehmet Demir HSYK ile ilgili önemli iddialarda bulundu...
Savcı Mehmet Demir'in konuşmasından satırbaşları:
-Bu hükümetin Başbakanı "bu hükümete yapılan darbedir" tespitini yaptıktan sonra ne yapılırsa onu yaptı. Darbe teşebbüsünü bertaraf etmek için darbenin emniyet ayağını görevden aldı.
-Ben Başbakan'ın "bu bir darbe girişimidir" sözüne değer veriyorum. Bunun bir karşılığı vardır.
-Yapılan soruşturma organizasyonu ve yürütülüş şekliyle rutin yolsuzluk operasyonu değildir.
-Savcı görevim değiştirildi diye bildiri dağıtmaz böyle teamül yok
-Hukuk devletinde yargının bağımsız olduğu ülkede şu söylediklerim olmaz. Sayın Başbakan çıkıp DARBE girişimi oldu diyorsa bunun Emniyet ayağı var YARGI ayağı var diyorsa eğer. Ve ben bunun emniyet ayağını görevden aldım diyorsa. Eğer cuntanın yargı ayağı varsa HSYK derhal harekete geçmelidir!
-Kamoyu bu operasyonu yolsuzluk soruşturması olmadığını anladı.
-Burada soruşturma bahane edilmiş. Bu dosyalar emniyet içinde kaydediliyor. Kimi UYAP'a kaydediliyor. Kimi edilmiyor
-3 ayrı soruşturma birleştirilerek kartopu haline getirilmiş. Aslında toplanmaması gerekiyor
-1,5 yıl herkesten gizlenen bir soruşturma görmedim.
-Dosya bu kadar gizli kozmik olur mu. Demek ki senin niyetin başka
-Bu girişimi yapan insanların hepsi belli ideolojiye belli bir inanca sahip kişiler değil.
-Darbeyi teşebbüs edenlere HSYK destek çıkmıştır
TV NET’te Gazeteci-Yazar Ferhat Ünlü'nun modere ettiği ve Gazeteci Yazar Abdurrahman Şimşek’in de daimi konuğu olduğu 'Haber-Analiz' programının ilk konuğu İstanbul Savcısı Mehmet Demir oldu. İstanbul Savcısı Mehmet Demir'den yargı cuntasına ilişkin flaş mesajlar verdi. Sabah Gazetesi Özel İstihbarat Müdürü Abdurrahman Şimşek ise, 17 Aralık Darbe girişimindeki dosyalar gibi 100'e yakın dosyanın olduğunu ve saklandığını söyledi. Şimşek, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın ofisine yerleştirilen böcekler ile ilgili soruşturmanın bittiğini de söyledi.
HAKİM VE SAVCILAR AZ KONUŞUR
İstanbul Savcısı Mehmet Demir şöyle konuştu:
"Hakim savcılar normalde az konuşan insanlardır. Hele de basın yayın kuruluşlarına demeç vermezler, bildiri dağıtmazlar. Fikir ve düşüncelerini kararları ile açıklarlar. Aslında bu yayına çıkmak istemezdim. Zaten ben bu konular ile ilgili görüşlerimi bizim hakim ve savcıların üye olduğu bir sitede yazdım.
DARBE GİRİŞİMİ OLDUĞUNA KİM KARAR VERİR
Darbe seçilmiş bir iktidarın bir bürokrasi tarafından iktidardan düşürülmesidir. Böyle bir girişimin yapıldığına yargı karar vermez. Buna darbeye maruz kalan iktidar karar verir. Sulh Hukuk mahkemesine gidip darbe olup olmadığını soracak değiliz. Hükümet kendisine yapılan durumun darbe olduğuna karar verirse yargı devreye girer.
BAŞBAKAN DARBE DEDİ
Bu darbe teşebbüsüne maruz kalan iktidar ve Başbakan Erdoğan karar verdi. Kendisi de şöyle tarif etti. Bu benim bilgi ve yorumum değil. Bunu ben değil Başbakan diyor. Bu ülkenin Başbakan'ı darbe olduğunu ve cunta olduğunu söyledi. Bir ayağının yargı, bir ayağının emniyet olduğunu söyledi.
ŞU ANA KADARKİ DARBELERDE İKTİDARLAR ÖNLEM ALAMADILAR
Darbe teşebbüsünde bulunan emniyet takımını görevden aldı. Ben hiçkimseyi darbecilikle suçlamam. Sadece Başbakan'ın bunun bir darbe olduğunu ve suç duyurusunda bulunduysa bu bir darbedir. Türkiye de şuana kadar olan şeyler darbe olarak geçtiği için hep darbe olarak geçti. Şuana kadar iktidarlar darbeye önlem alamadılar. İlk defa darbeyi darbe teşebbüsü olarak tarif eden bir Başbakan var.
BURADA BİR TEŞHİSTE BULUNUYORUM
Ben burada bir teşhiste bulunmuyorum. Sayın Başbakan darbe girişimi tespitine değer veriyor. Sayın Başbakan'ın böyle bir isimlendirmesi varsa bunun karşılığı olmalıdır. Bu ifadenin bir karşılığı vardır. Bu bir suç duyurusu olarak kabul edilerek yargı tarafından gereği yapılmalıydı. Yapılmadı. Yapılan operasyonları Başbakan sadece bir yolsuzluk operasyonu olarak algılamadı. Yapılan operasyon normal bir yolsuzluk operasyonu olarak yürütülmedi.
CUMHURİYET BAŞSAVCISI KİMDİR?
Bizim adli teşkilatımızda yasal olarak asıl sorumlu Cumhuriyet Başsavcısıdır. Yasa da derki Başsavcılığı bir başsavcı görevlendirilir. Yeterince de savcı görevlendirilir. Şimdi Başsavcı, Başsavcılık kurumunun temsilcisidir. Diğer savcıların görevini başsavcılık tespit eder. Özel Yetkili dediğimiz savcılar vardır. Onları direk HSYK atama yapar, adliye içindeki dosya dağılımını da Cumhuriyet Savcı vekili yapar. Yasal dağılımı Cumhuriyet Başsavcı yapar. Vekil görevlendiremez. Vekillik diye ayrı bir makam yoktur. Bunların görevini de Başsavcı belirler.
HSYK DIŞINDA BAŞSAVCI'YA KİMSE EMİR VEREMEZ
HSYK dışında Başsavcı'ya emir verecek başka bir makam yoktur. Bununla ilgili herhangi bir emir verme yetkisi yoktur.
Savcı benim görevim değişti diye bildiri dağıtamaz. Böyle bir tahammül yok. Başbakan yargıda bir cunta var diyorsa ve bunlar darbe teşebbüsünde bulundu diyorsa bunun için iki makam vardır. Birincisi HSYK harekete geçmesi gerekiyor. HSYK'nın öncelikle harekete geçip hakikaten ülkenin bütün açık ve istihbarat birimleri elinde olan Başbakan buna darbe diyorsa HSYK harekete geçip soruşturması gerekiyor.
HSYK GEREĞİNİ YAPMADI
HSYK kendi müfettişlerini harekete geçirip emniyet ile işbirliği içerisinde olup olmadığını araştırıp inceleme yapması lazım. Yapmadı.
TMK 10 GEREĞİNİ YAPMADI
İkincisi TMK 10 ile görevli Başsavcı vekilliği var. Bunun görevi hükümete karşı darbe girişimine de bakar. Başbakan'a elinizdeki bilgileri gönderin soruşturma başlatalım demeliydi. Denilmedi. Hukuk devletlerinde şu söylediğim olmaz. Sayın Başbakan diyor ki bir darbe var. Emniyet ayağını görevden alıyor, ama yargı hareket etmiyor. Bu darbe girişiminin devam ettiği anlamına geliyor.
SAVCI VEKİLİ'NİN BÖYLE BİR GÖREVİ YOK
Kamuoyunda bu operasyonların yolsuzluk operasyonu olmadığını algıladı. Çünkü soruşturmanın metodu, uygulaması ve psikolojik metodundan anladı. Sayın Başsavcı'nın tespitleri ve basındaki açık bilgilerden biliyoruz ki üç ayrı soruşturma vardır. Üç ayrı veya iki ayrı savcı tarafından yürütülmektedir. Yargıdaki rütin şöyledir.
ÖNCE TESPİT-İHBAR YAPILIR
Önce bir tespit-ihbar yapılır. Savcının görevi kurumlar yolsuzluk yapıyor mu bunu araştırayım değildir. Savcılar ihbarlardan sonra harekete geçer. Savcılık hazırlığa kaydettiğine göre böyle bir şey var. Bu iddialar üzerine yorum yaparsam eğer şöyle bir durum ortaya çıkar. Kendi başsavcı vekilinden gizlenen ve emniyetin belli birimleri ile yürütülen uzun müddet hazırlanan, kurgulanan, birleştirilen bir soruşturma var. Daha doğrusu bir soruşturma bahane edilmiş. Bu soruşturma dosyaları bir yerde toplanıyor ama Emniyette toplanıyor. Bu soruşturmalarda başsavcı vekili müdahil olamaz. Bu soruşturmayı kurgulamak, emniyete talimat vermek gibi bir görevi yoktur. Başsavcı vekilinin böyle bir görevi yoktur. Başsavcı vekilinin herhangi bir soruşturmayı inceleme ve kurgulamak gibi bir yetkisi yoktur. Kesinlikle gidemez.
Bu soruşturmada ne yapıldı. Açık bilgi olduğu için konuşuyorum. Üç ayrı soruşturma birleştirilerek veriliyor. Biz yargı olarak yolsuzlukları soruşturacağız. Kendi yetki ve görevlerimiz çerçevesinde ve kanunlar çerçevesinde yapacağız.
BAŞSAVCI VE BAŞSAVCI VEKİLİNE NEDEN BİLGİ VERİLMEDİ
Savcılığın istihbarat görevi olmadığı gibi istihbaratçılık da yapmaz. Başka kimler suç işleyecek diye bekleyelim demez. Bu üç dosyanın hepsi organize edildi. Kurgu ve algı operasyonu yapıldı. 94 kişi aynı anda gözaltına alındı. Biz toplu alımlarda birbirine soru sorulursa alırız. Ben yıllardır savcıyım. Herkesten gizlenen bir dosya görmedim.Demekki bu kadar gizli kalması için gizli bir organizasyon olması lazım. Bizim çalışma talimatımızda diyor ki, terör ve organize suç örgütleri ve kamu oyunda geniş yankı uyandıran ve kamuyu ilgilendiren konularda konusuna göre cumhuriyet savcıları harekete geçer, telefon, faks, ya da email ile bilgi verir. Başsavcı talimat vermiş. Kanun, Kamuoyunu ilgilendiren olayları derhal başsavcı ve başsavcı vekiline bilgi ver diyor. Sen soruşturmayı gizli yaptın, bu kadar gizli olur mu? Demekki senin niyetin başka. Şimdi sen en gizli şekilde bu insanları gözaltına alıyorsun. Peki bu delileri nasıl basından gizleyemedin.
BU OPERASYONLA BÜTÜN HÜKÜMET HEDEF ALINDI, BU SUÇTUR
Normal zamanlarda ve normal soruşturmalarda, 2005 yılında CMK değişikliği ile birlikte adli zabıta suç soruşturması başladığı andan itibaren savcının emrinde ve bu konu da hükümlüdür. Bunun adı CMK'da adli zabıta olarak ilk defa yer aldı. Adli zabıta görevi yapan görevliler Cumhuriyet Başsavcısı'nın emrindedir. Yapılan soruşturma Başbakan Erdoğan tarafından darbe teşebbüsü olarak nitelendirilmiştir. Emniyetteki cunta ayağı görevden alınmış. Biz bakıyoruz ki TMK 10 ile görevli bir savcı başka bir soruşturma devreye koyuyor. Bu böyle olmasına rağmen bu savcı arkadaşımız aynı şekilde başka bir dosyayı piyasaya sürmüş. Soruşturma konusu TMK konusuna girmeyen bir konu. Silahlı bir örgüt değil. Normal memur suçlarının soruşturması gereken bir dosyayı TMK savcısı piyasaya sürmüş. Bir yönü bu. İkinci yönü yine basına ve medyaya yansıdığı kadarı ile söylüyorum. Toplumda bütün hükümete soruşturma açılmış gibi bir algı oluşturuluyor. Cumhuriyet savcılarının böyle bir yetkisi yoktur. Cumhuriyet savcıları suç ve suç takipleri ile görevlidir. Cumhuriyet savcıları müfettiş değildir. İstanbul TMK savcısı tarafından bütün hükümet hedefe alınmış gibi yapılıyor. Darbe de bu yapılmaz. Darbeden önce de böyle bir soruşturma olamaz. Algıyı söylüyorum ben.
HSYK TARAFSIZLIĞINI YİTİRDİ, 13 ÜYE İSTİFA ETMELİDİR
HSYK'nın 13 üyesi istifa etmesi gerekir. Hem yazı yazdığım sitedekiler ve hakim ve savcılar birkaç parçaya bölündüler. HSYK bu karardan sonra bölündü. HSYK tarafsızlığını yitirip taraf oldu. HSYK bu açıklama ile bir kesime taraf oldu. Bir kesim de kurulun bu yaptığını eleştirdi. Bundan sonra HSYK'nın hakim ve savcılar ile ilgili yapacağı bütün kararlar şahibeli olur. Ya istifa etmeleri lazım, ya da süreleri bitene kadar herhangi bir karar almamaları gerekir. Benim lehime de aleyhime de karar alsalar bu artık şaibeli olur."
ABDURRAHMAN ŞİMŞEK: 100'E YAKIN GİZLİ DOSYA VAR SAKLANIYOR
SABAH Gazetesi Özel İstihbarat Müdürü Abdurrahman Şimşek, “100 ' yakın dosya aynı şekilde bekletilmiş durumda. Cumhuriyet Başsavcısı'nın istemesine rağmen UYAP'a yüklenmedi. 17 Aralık operasyonu gibi her an bir bomba patladı. MİT'de bile küçük de olsa bunların ayağı var. Genelkurmay'da ayağı var. Bu dosyaları araştırmak lazım. Heran aynı kriz çıktı” ifadelerini kullandı.
'BAŞBAKANIN OFİSLERİNE KRİPTOLU BÖCEKLER YERLEŞTİRİLMİŞ"
Şimşek, Başbakanlık ofisinde bulunan böcekler için, "Böcek olayını MİT mühendisleri tespit etti. Rütin bir aramada Emniyet İstihbarat bir çalışma yapıyor. Emniyet'in yaptığı bir çalışmada bir, MİT'in aramasında iki tane bulundu. Bu fark üzerine Başbakan Erdoğan'ın tüm mekanları araştırıldı ve çok sayıda böcek çıktı. Bu böcekler kriptolu böceklerdi. Özel cihazların dahi bulamayacağı böceklerdi. Bunu sadece dinleyen anlayabiliyor.NSA,CIA gibi büyük kurumlar çözebilir. MİT bunları bulunca bunun verici arandı. Role merkezi bulundu. Bu role merkezinden istenilen yere gönderildi. Bu konu ile ilgili Başbakanlık Müfettişleri soruşturmayı bitirmek üzere. Yakından açıklanır. Zaten akabinde biliyorsunuz o dönem tüm ekibini değiştirdi. Burada Başbakan'ın en yakınına giren bir gücün olduğu mesajı o zamanlar verdi" dedi.(Yenişafak-Sontv)