Salih Tuna, "Bir bedduanın anatomisi" başlıklı yazısında, Fethullah Gülen'in bir anda gündemi sarsan beddua görüntülerini değerlendirirken, dün itibariyle Said Nursi'nin talebeleri tarafından da yakışıksız olarak nitelenen olayı masaya yatırdı.
İşte Salih Tuna'nın o yazısı:
Malum bedduayı sağda solda konuşanlar, eleştirenler, kafa bulanlar, muaheze edenler gırla gidiyor.
Bediüzzaman Said Nursî'nin birinci kuşaktan tanınmış talebelerinin de söz konusu bedduayı (en hafif ifadeyle) çok yakışıksız bulduklarını medyadan okuduk.
Prof. Dr. Abdulaziz Bayındır da son hak din olan İslam'da bedduaya yer olmadığını dile getirdi.
Malum medyada bunun beddua değil, mülâane ve mübâhele olduğu dile getirildi ama hiç kusura bakmasınlar, kimsecikler bunu temellük etmedi.
O kadar ki...
Din adamlarından kanaat önderlerine, yazarçizerlerden sokaktaki sade vatandaşa kadar herkes bunu 'beddua' olarak değerlendirdi.
Vakit gazetesinden Hasan Karakaya da geçen gün fakire bu konuda bir hayli sert sitemde bulundu.
Dedi ki: 'Şu hâle bakın; tüm Türkiye, 'Beddua'ya Lânet' ediyor ama Salih Tuna, bu bedduayı, hâlâ 'dua'ya 'tevil' etme gayretinde!..'
Hasan abi tevil değil tebdil. Yayın bandını tekrar izle lütfen; 'Sayın Başbakan'ı Ordu ve Giresun'da karşılayan o coşkulu kalabalık gösterdi ki, beddua duaya tebdil olmuştur...' dedim.
Lakin...
Hasan abinin şu sözleri karşısında dilime adeta ket vuruldu, kolum kanadım kırıldı: 'Zaman, 'gerçekleri 'örtme', üzerine 'şal' atma ya da 'tevil' etme zamanı değil... Zaman, Fethullah Gülen'i veya bir başkasını 'aklama-paklama' zamanı da değil... Zaman, 'gerçekleri, bütün netliği ile kıvranmadan ve kıvırtmadan söyleme' zamanı!..'
Zaman, Hasan abiyi gitgide haklı çıkarmaya başladı.
Gerçekten çok zor zamanlardan geçiyoruz.
Gri alanlar hızla yok ediliyor. Sanki bir gizli el marifetiyle gri alanlar siliniyor. Öylesine saflaşın, öylesine kamplaşın ki bir daha asla yüz yüze bakmayasınız denilmek isteniyor sanki.
Tribünleri 'hırsız' diye bağırtanlar da (militan savcılar marifetiyle) Türkiye'nin bütün yatırımlarını töhmet altında bırakanlar da bu gri alanı yok etmeye çalışıyorlar.
YAZININ TAMAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ!!!