Ahmet Hakan'ın Hürriyet gazetesindeki "Bir destanı, ayakkabı kutusuna feda etmek" başlıklı (31Aralık 2013) yazısı şöyle:
AK Parti’nin 11 yıllık iktidarının en önemli icraatı şudur:
Askeri vesayet sistemine son vermek...
*
AK Parti “Yapılamaz” denilen bir işi başardı:
- Silahlı bürokrasinin seçilmişler üzerindeki egemenliğine son verdi.
- İktidara gelen hükümetlerin muktedir olmalarını sağladı.
- Hem hükümetlerin, hem de toplumun “darbe” tehditlerine maruz kalmasına son verdi.
- “Genelkurmay Başkanlığı’nda bu gece ışıklar yanıyor mu?” sorusunu anlamsızlaştırdı.
- Askeri darbe goygoyculuğu yapmanın utanç verici bir iş olduğunu hepimize öğretti.
- Askeri bildirilerle topluma nizam verme dönemini kapattı.
Kısacası destanlık bir iş yaptı AK Parti.
*
Ne diyeceğiz?
“Helal olsun AK Parti’ye” mi diyeceğiz?
Hayır!
Maalesef artık diyemeyeceğiz.
*
Çünkü AK Parti birkaç gündür, “Bu işi vallaha, billaha biz yapmadık, başkası yaptı” deyip duruyor.
Bakınız:
Başbakan’ın Başdanışmanı Yalçın Akdoğan’ın Cemaat’i kastederek yaptığı “Bunlar milli orduya da kumpas kurdular” açıklaması...
*
“Milli orduya kumpas kurdular” cümlesi, şu iki anlama gelmektedir:
- BİR: Olup bitenlerden bizim haberimiz yoktu, biz yapmadık onlar yaptı.
- İKİ: Yapılanlar yanlıştı... Tuzaktı, kumpastı, alavere, dalavereydi.
*
Sonuç?
Sonuç şudur:
Sırf yolsuzluk soruşturması yapılmasın diye...
Hem askeri vesayeti bitirmiş olmanın şerefini ellerinin tersiyle ittiler, hem de askeri vesayetin bitirilmesi için girişilen tüm yöntemleri “gayrimeşru” ilan ettiler.
*
11 yıllık iktidarlarının en önemli zaferini bile gözlerini kırpmadan feda ettiklerine göre şunu rahatlıkla söyleyebiliriz: Bu ne ayakkabı kutusuymuş böyle muhteremler!