Türkiye'de seçilmiş hükümeti devirmeye yönelik tertiplenen 17 Aralık operasyonunu iki duayen isim Haber7'ye değerlendirdi. Barlas Bu operasyonun amacı önce Erdoğan ve sonrasında Kürt Barışı derken, Ahmet Taşgetiren ise "Bugün bu darbeye destek verenler kimin yanında yer aldıklarını görmeleri gerekir. Bu bir yargı ve emniyet operasyonudur." dedi.
Mehmet Barlas:
"17 Aralık diğer post-modern bir darbedir. Türkiye'de askeri vesayet bittiği için bu kez halkın seçtiği bir iktidarı başka yollarla devirmeyi denediler.
İçerideki bu yapı dış konjonktürü kolladı. İsrail'i ile ilişkilerin bozulması. İran ile ticaretin gelişmesi ve bu yüzden ABD ile pürüzlerin çıkması içerideki bu yapıyı harekete geçirdi.
Özellikle ve en önemlisi Kürt Barışı. Kürt Barışı hedef alınarak yapılan bu darbe girişimi biten Cumhuriyet ideolojisinin son çırpınışıydı."
Ahmet Taşgetiren:
"17 Aralık operasyonu bir yargı-emniyet operasyonudur. Direkt iktidarı hedef alarak hazırlanmış özel bir yapılanmanın yürüttüğü bir darbedir.
Türkiye daha önce askeri darbelere maruz kaldı. O dönemlerde askeri vesayeti kullanıldı. Bunu tarihi olarak sıralarsak İstiklal Mahkemelerine kadar götürebiliriz.
27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül, 28 Şubat ve 27 Nisan'a baktığımızda askeri vesayeti görürüz.
17 Aralık darbesi de özel yapılanması millet iradesine karşı tertiplendi.
Sandıkla iş yapamayanlar AK Parti'yi başka yollardan iktidardan almak istediler. Türkiye tüm Ortadoğu ülkelerine rol model olmuş bir ülke. Tüm Müslüman coğrafyasına ufuk açtığı bilinen bir gerçek. Bu ülkeler Türkiye gibi yükselişe geçmek istediler.
Sömürgeci zihniyet ise 11 yıllık güçlü ve büyük Türkiye'yi durdurmak için harekete geçti. Bu operasyon iç ve dış güçlerin ortak yapımıdır.
Bugün Ahmet Davutoğlu'nun çok güzel bir açıklaması var: "Afrika açılımını yaptığımızda 28 Şubat medyası 'cemaat okulları için yaptılar' diyordu. Bugün o medya ile aynı dili kullanmaları beni çok yaralıyor. Herkesin dostunu, düşmanını; kimin yanına düştüğünü bilmesi lazım" dedi. Kim kimin yanında yer alıyor buna bakmalı. Diyerek sözlerini tamamladı." (Serkan Üstüner / Haber7)