$

Dolar

47,9147

Euro

55,5063

£

Sterlin

64,8964

Frank

58,9357

Gram Altın

6.737,1900

Bitcoin

3.016.439

$

Dolar

47,9147

Euro

55,5063

£

Sterlin

64,8964

Frank

58,9357

Gram Altın

6.737,1900

Bitcoin

3.016.439

Türkiye

28 Şubat'ın bir numarası ilk kez adliyede

28 Şubat dönemine ilişkin 103 sanığın, yargılandıkları davanın 48'inci duruşması başladı. Duruşmada, dönemin Genelkurmay Başkanı Karadayı da hazır bulunuyor.

12.12.2013 - 11:40
merve
28 Şubat'ın bir numarası ilk kez adliyede
Fotoğraf: Arşiv
Linke Tıkla, Timeturk'ü Favorilerine Ekle

28 Şubat dönemine ilişkin 103 sanığın, "Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini cebren devirmeye, düşürmeye iştirak" suçundan yargılandıkları davanın 48'inci duruşması başladı.

Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya tutuklu ve tutuksuz sanıklar, müştekiler ve tarafların avukatları katılıyor. Duruşmada, dönemin Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İsmail Hakkı Karadayı da hazır bulunuyor.

Üye Hakim Süleyman Köksaldı, sanık yoklamalarını aldı.

Vareste tutulan sanıkların da büyük bir bölümünün duruşmaya geldiği görüldü. Duruşmayı çok sayıda basın mensubu da izliyor.

28 ŞUBAT SÜRECİ DARBE SÜRECİ ASLA DEĞİLDİR 

Dönemin Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İsmail Hakkı Karadayı, "28 Şubat süreci, bazı çevrelerce söylendiği gibi bir darbe süreci asla değildir" dedi.

Karadayı, "Bu dava merhum Erbakan hayattayken neden açılmadı da 16-17 yıl beklendi? Şayet o hayattayken bu dava açılmış olsaydı, Erbakan taşıyacağı vicdani sorumluluk gereği asla silahlı kuvvetlerin karşısında olmayacaktı" diye konuştu. 

Karadayı, özetle şu savunmayı yaptı:

İŞTE KARADAYI’NIN SAVUNMASI

“Olayların altyapısını ortaya koymadan önce tüm detayları arz etmek isterim. Bu olayları iyi anlamak için 28 Şubat’ı anlamak gerekir. 28 Şubat süreci bir darbe süreci asla değildir. Ülke genelinde ciddi bir gerginlik dönemi yaşanmıştır. Bunun temelinde ne vardır, neden bu süreç oluşmuştur çok iyi değerlendirmek, sebep sonuç ilişkisine bakmak gerekir. Olay iyi incelenmez ise hatalarla dolu olacak, gerçek ortaya çıkmayacaktır. Anayasamızın belirttiği gibi Türkiye Cumhuriyeti, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, laik, sosyal bir hukuk devletidir. Toplumun yasası bu esaslara dayanır. Bu ilkelerin özellikle siyaset ve yönetim kademesinde uygulanması temel olan esaslardır. 28 Şubat bu esaslara ters düşen uygulamaların ortaya çıktığı tablodur. Huzursuzluktur. Ancak bunun kaynağı silahlı kuvvetler olmamıştır. Ancak bazı çevreler bunu böyle yansıtmıştır. Bu iftiradır. Bu darbe söylemi saçmadır.

DİNİ SİYASETE ALET ETTİLER

54.'nci Hükümet koalisyon hükümeti olarak kurulmuş ve ülkeyi yönetmeye başlamıştır. Kuruluşundan bir süre sonra biraz önce söylediğim temel prensiplerin dışına kaymak suretiyle özellikle dini siyasete alet ederek ciddi huzursuzluklar yaratmış, bazı çevreleri buna teşvik etmiş, olumsuz tavır ve hareketlerle ciddi huzursuzluklar yaratmıştır. Bu gelişmeler sürecin başlangıcı olmuştur. Süreci bu siyasi gerginlik başlatmıştır. Kışkırtma siyasi boyuttadır. Toplumsal boyutta bir süreç hazırlama olgusu yoktur. Toplumda huzursuzluk yaratan bu hareketlerin bir kısmını hatırlatalım. Erbakan'ın kürsüye çıkıp ‘Şeriat gelecek kanlı mı olacak kansız mı olacak’ demesi, Başbakan'ın lüks araçlarla takkeli, sarıklı, şalvarlı tarikat mensuplarına verdiği iftar yemeği, Erbakan’ın ülkemizin itibarını düşüren yurt dışı gezileri, cihat çağrıları, toplu namaz gösterileri, ‘Şeriat isteriz yaşasın Hizbullah’ sözleri, Susurluk kazasının ortaya çıkardığı karışıklıklar, Güneydoğu’da çıkmaya başlayan örgütler, örgüt cinayetleri, domuz bağıyla öldürülen, evlerin bodrumlarında bulunan insan cesetleri, milletvekillerinin cumhuriyet karşısı söylemleri vs.

(Karadayı savunmasının ortasında ilacını almak istediğini söyledi. Başkan Köksal “Rahatsızlığınızı söyleyin” dedi. Karadayı ilacını aldıktan sonra savunmasına devam etti. )

ERBAKAN TSK’NIN KARŞISINDA OLMAZDI

Halkımızı rahatsız eden faaliyetler karşısında aydınlık için 1 dakika karanlık eylemi hala hafızalarda. Şu hususu belirtmek isterim ki asla bir darbe düşüncesi oluşmamış. Bu olanlar Anayasa eliyle olmuştur. Bunların TSK ile ne gibi bir organik bağlantısı olabilirdi. Bugün ortaya konan bir iddianame ile ben bir numaralı sanık olarak hükümeti yıkmak suçlaması gibi ağır ve haksız bir iftirayla muhatap oluyorum. 50 yılı aşkın meslek hayatımda ilk defa mahkemeye çıktım. Bu suçlama hangi maddi delillere göre yapıldı anlamak mümkün değil. Teşhis yanlış olursa tedavi doğru olur mu? İddianame iki temel yanlış üzerine kurulmuş. O günlerde ortada cebir ve şiddetle yıkılan hükümet yoktur. O günün gerçeklerine bakarsak istifa eden Başbakan Erbakan’ın istifa mektubu dosyada. Orada istifa ettiğini açıkça yazmaktadır. Hangi mantıkla iddianamede bu suçlama olur. Acaba Erbakan’ın dilekçesi kabul edilseydi ve Tansu Çiller görevi teslim alsaydı bugün bu dava açılacak mıydı? Ayrıca bu dava neden Erbakan hayattayken açılmadı da uzun süre beklendi. Bu bekleyişin sebebi ne? Şuna inanıyorum. Erbakan hayattayken açılsaydı Erbakan taşıyacağı vicdani sorumluluk gereği TSK’nın karşısında olmayacaktı. TSK’nın hiçbir rolünün olmadığını gayet iyi biliyordu.

AKLA MANTIĞA SIĞMAZ

Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel görevi Mesut Yılmaz’a vermiş ve yeni bir hükümet kurulmuştur. Gerçekler bu kadar açıkken acaba bunların içinde benim rolüm ne oldu. Bunu anlamak mümkün değil. Benim o dönemde idam cezası gerektiren bir eylem yapıp sonra yönetime el koymayıp birinin başbakan olmasını göze almam akla mantığa sığmaz . Diğer delilere hiç girmeden bu davanın kapatılması gerekir. İkinci yanılgı BÇG ile ilgili ortaya konulan belgeler. MGK toplantılarında istihbarat birimlerinin verdikleri bilgiler çerçevesinde hükümetin koyduğu gündem maddeleri konuşulur. Herkes fikrini söyler. Heyetin görüşleri maddeler hallinde MGK Genel Sekreterine not ettirilir. Yani kimse toplantıdan önce hangi kararların çıkacağını bilemez.”

Karadayı savunmasını tamamladı. Duruşmaya saat 13.30’a kadar ara verildi. Öğleden sonraki duruşmada Karadayı’nın çapraz sorgusu yapılacak. (Ajanslar)

Bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz?

Etiketler:

İlgili Haberler

YORUMLAR

0 Yorum

Yorum Yazın