Mehmet Barlas'ın Sabah gazetesindeki"Bayram öfkenin değil hoşgörünün zamanıdır" başlıklı yazısının ilgili kısmı şöyle:
"Mesela ben Ne Fethullah Gülen'e, ne de onun cemaatine öfkeliyim. Yaptıkları hizmetleri ve yurdun da dünyanın da ücra köşelerinde bu hizmete kendilerini adayan eğitim gönüllülerinin özverilerini de, hayranlıkla izleyenlerdenim.
Sadece Gezi Parkı eylemleri rüzgârında Cemaat'in yayın organlarında yer alan bazı yorumların, Gülen'in ve Cemaat'in yanlış anlaşılmasına neden olduğunu yazdım.
YANLIŞ ANLAŞILMAK
Sanki Başbakan Erdoğan ha düştü ha düşecek konumundaymış ve Cemaat de yeni duruma kendini uyarlıyormuş gibi bir görüntü doğuyor izlenimi oluşmaktaydı değişik çevrelerde.
Dün sevgili Hüseyin Gülerce Zaman'da kişiliği ile özdeş nezaket çizgileri üzerinden bana cevap vermişti. Yazısının bir yerinde de "Demek onca hukuka rağmen, Sayın Barlas'a kendimizi anlatamamışız. Bu da bizim eksiğimiz" demişti.
Evet... Durum böyle. Sayın Gülerce yanlış anlaşılmanın anlaşılamamak kadar ciddi sonuçlar doğuracağını yaşayarak öğrenmiş bilge kişilerden.
Dilerim köşeleri yetersiz bulup tweetlerde kavga sürdüren deneyimsiz genç meslektaşlar onu örnek alır. Ve dilerim bu Bayram'da onlar da öfkelerini bırakıp "Neden böyle yanlış algılandık" sorusuna cevap ararlar.