Ahmet Hakan'ın Hürriyet gazetesindeki "Vandalizm müzesi öyle olmaz, böyle olur" başlıklı yazısının ilgili kısmı şöyle:
Gezi eylemleri başladığı günden beri Gezi eylemcilerinden bile daha fazla hareketlenen, coşan, adrenalin salgılayan, heyecana gark olan Melih Gökçek, son bombasını da patlattı:
Ankara’da bir “vandalizm müzesi” kurmak için Belediye Meclisi’nden karar çıkarmış.
Zarar gören kamu binalarının kırık camlarını, yakılan belediye otobüslerini, eylemcilerin attığı taşları falan sergileyecekmiş müzede...
*
Bilmem Melih Gökçek farkında mı, tasarladığı haliyle çok eksik ve çok güdük kalır müze...
Adının hakkını veremez.
Eğer Gökçek dört dörtlük bir “vandalizm müzesi” oluşturmak istiyorsa...
Sergilemeyi planladığı o parçaların yanına şunları da ilave etmelidir:
- Biber gazı fırlatan silahlardan birkaç örnek...
- Kırmızılı kadın fotoğrafı...
- En fazla tazyikli suyu sıkan TOMA...
- Göz de çıkarabilen biber gazı kapsüllerinin çeşitleri...
- Ali İsmail’in kaykayı...
- Şafak operasyonunda yakılan çadırlardan arta kalanlar...
- Ethem’in montu...
- Plastik mermiler...
- Çıkmış göz... (Plastikten... Sembolize etsin yeter).
- Pala...
- Fas için alınmış bir uçak bileti...
Falan...
*
Eğer müzeyi böyle oluşturursa...
Şahane bir iş yapmış olur Gökçek...
Hatta bu müze acayip turist çeker ve başkentimiz Ankara bu sayede turizm patlaması bile yaşar...
Hadi Gökçek...
Kaçırma bu fırsatı.