Akşam gazetesinden Şenay Yıldız'a konuşan Akyol, "Başbakan Erdoğan için 'diktatör' demek iftiradır, haksızlıktır" görüşünde.
İşte o röportajdan çarpıcı bir bölüm:
KALAŞNİKOFLARI UNUTTUK, ŞÜKÜR
- Gezi’nin ardından başlayan “duran adam” eylemlerini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Türkiye havaya kaldırılmış Kalaşnikof sembollerini, posterlerini unuttu çok şükür, ben buna seviniyorum. Sıkılmış yumrukları da unutuyor, daha medeni protesto usulleri gelişiyor. Niye böyle? Eylemciler çoğunlukla kentli orta sınıf da ondan. Kentli orta sınıf biraz üstüne başına, markasına dikkat eder, hafta sonlarını değerlendirmeye çalışır, internet kullanır, elinde laptopla ya da iPad’le gezer ve huzur bozucu aşırı şeylerden rahatsız olur. Kalaşnikof’u çok şükür siyasi simge olarak unuttuk artık yumruk sıkmayı da unutuyoruz diye ben memnunum.
ERDOĞAN DİKTATÖRLEŞİYOR DEMEK İFTİRADIR
- Başbakan Erdoğan’a yönelik otoriterleşme ve diktatörleşme eleştirilerini haklı buluyor musunuz?
Erdoğan’ın bir diktatör gibi görülmesini, diktatöre benzetilmesini haksız ve yanlış buluyorum. Çünkü seçimle gelmiş biridir, hür seçimler devam etmektedir. Muhalefet partileri hürdür. Basında -belli bir itinayla da olsa- eleştiri yapılabiliyor, parlamento açık, muhalefet açık, buna diktatör denemez. Ancak Erdoğan’ın sert üslubu ve müdahaleci tavırlarını otoriterleşme olarak nitelemek mümkün, bunu da eleştiriyorum. Başbakan Erdoğan’ın 2011 seçimlerinden önceki ve sonraki tarzı, üslubu ve yaptıkları bir üniversitede veya bir akademik heyetçe incelensin, bu açıkça görülür. “Bize göre başkanlık” önerisi bile bunun bir göstergesidir. Dolayısıyla Erdoğan’a sen diktatörleşiyorsun demek yanlıştır, iftiradır ama otoriterleşiyor demek doğrudur.