$

Dolar

48,4899

Euro

56,3586

£

Sterlin

65,4791

Frank

59,8969

Gram Altın

6.898,8500

Bitcoin

3.873.813

$

Dolar

48,4899

Euro

56,3586

£

Sterlin

65,4791

Frank

59,8969

Gram Altın

6.898,8500

Bitcoin

3.873.813

Türkiye

Taksim caminin mimarı konuştu

Başbakan Tayyip Erdoğan'ın Gezi Parkı protestolarına dair açıklama yaparken, "Taksim'e cami yapacağız" sözleriyle tekrar gündeme gelen projenin mimarı Prof. Ahmet Vefik Alp, A Haber'de yayınlanan Selin Ongun'un sunduğu Bi Sormak Lazım programında dikkat çekici açıklamalarda bulundu.

06.06.2013 - 15:25
tugce
Taksim caminin mimarı konuştu
Fotoğraf: Arşiv
Linke Tıkla, Timeturk'ü Favorilerine Ekle

Başbakan Erdoğan'ın cami açıklamasını zamansız bulduğunu söyleyen Prof. Alp, "Bu aşamada biz Taksim'e cami yapacağız ifadesi zamansız oldu. Başbakan bunu söylediğinde, keşke söylemeseydi diye düşündüm. Artık ağzınla kuş tutsan, uluslararası önemli ödüller alan projeyi de getirsen, formuyla mimarisiyle çok doğru bir iş de yapsan, ne olursa olsun, bu proje reddedilecek halk tarafından. Keşke öyle olmasaydı" dedi.

Caminin geniş bir konsensüsle yapılmasını istediğini, raporuna yazdığını ifade eden Alp, "İstanbul Belediye Başkanı Kadir Topbaş'ın birçok projeye katılmadığını" söyledi.

Kent bilimci, yüksek mimar Prof. Ahmet Vefik Alp'in açıklamaları şöyle:

KÜLTÜR BAKANI ERTUĞRUL GÜNAY'I TOPÇU KIŞLASI NEDENİYLE KAYBETTİK

Taksim Platformu'nun düşüncesi doğrudur, Taksim Meydanı sıkıntılıdır. Zaten Topçu Kışlası, şehir planlamacı Henri Proust'un planı ile yeşil alan için yıkılmıştır. Proust'un planı İstanbul'un Central Parkı'ydı. Mevcut yeşili kaybetmemiz yanlıştır. O parkın yeşil kalmasından yana kanaatimi paylaşıyorum.

TAKSİM CAMİ PROJESİNİN İÇERİĞİNDEKİ DETAYLAR

Bu proje geçen sene ve bu yıl çok önemli, iki uluslararası ödül aldı. Caminin meydandan görünüşü ayrıca önemli. İtalyan heykeltıraş Pietro Canonica'nın 1928'de yaptığı, Türkiye'nin sembolü olan Taksim Anıtı, ardından görünecek meydanda. Hemen yanı başında Rum Kilisesi var, çok yüksek bir yapı. Burada öyle sihirli bir denge kurmak gerekiyordu ki, ne camii anıtı ezsin, ne de camii kilisenin altında ezilsin. Biz bu denklem içinde çalıştık ve doğru boyutları bulduğumuzu tahmin ediyorum.

BAŞBAKAN MAKETLERİ GÖRDÜKTEN SONRA, CAMİ DAHA KLASİK OLSUN İSTEDİ

"Bu maketlerdeki camii görselinde kim mutabık kaldı?" sorusu üzerine Alp sözlerine şöyle devam etti: "Hayır, bu görseli bazı revizyonlara tabi tutuyoruz. Anladığımız kadarıyla biraz daha klasik vurgular olmasından yana bir görüş geldi Sayın Başbakan'dan. Ama biz de ana fikri bozmadan, mesleki mimarı inançlarımıza sadık kalacağız. Yuvarlak hat bozulmadan, minare değişiyor, kubbeye dair başka değişiklikler var… Minare konusunda farklı görüşler geldi. Orada dört hilal var. Dört hilal esasında dört halifemizi temsil ediyordu ama Sayın Diyanet İşleri Başkanımız da 'Hocam minare çok kalabalık olmuş biraz toparlayabilir misin?' dedi.

TAKSİM CAMİNİN ALTINA DİNLER MÜZESİ PLANLADIK

Bu projenin diğer özelliği de bunun bir buzdağı gibi olması. Arsamız çok büyük değil, arsa 2 bin beş yüz metrekare. Yerin altına iniyoruz. Biliyorsunuz camiler külliyelerle zenginleşiyor. Biz de külliyeyi yerin altına yaptık ve burada İstanbul'un kültürler arası bir yerleşim olmasını öne çıkararak, burada bir dinler müzesi koyduk. En altta Musevi dini, onun üzerinde Hıristiyanlık, onun üzerinde hepsini bir nevi kapsayan İslam dininin gelişimini tarihsel anlatan bir müze var. Burada şunu hedefledik, tüm dünya turistleri gelecek, zemin altına inecek, orada bu dinlerin tarihi müzede yer alacak. Ve müzenin ardından yukarı çıktığında camiyle bulaşacak. Burada medeniyetlerin, kültürlerin buluşması noktasında bir yaklaşım oldu. Ve bir de yüzeyde Rum-Ortodoks Kilisesi, karşısında Ermeni Kilisesi ve Atatürk Anıtı bunlar burada birleşiyor. Camiye yukarıdan baktığımızda bir ay yıldız görüntüsü var. Dolayısıyla bu proje bir kere çağdaş bir yorum.

BAŞBAKAN'IN TAKSİM'E CAMİ YAPACAĞIZ SÖZLERİ ZAMANSIZDI

Selin Ongun'un "Taksim'e cami projesine ideolojik olarak yaklaşmayanların dahi gündeme getirdiği bir soru var. Gezi Parkı Türkiye gündeminin birinci sırasındayken, Başbakan'ın Taksim'e camii de yapacağız açıklamasını, inatlaşma olarak yorumlayanlar, camii açıklamasının zamanlamasına da işaret etti. Siz bu proje talip olan mimar olarak, Başbakan'ın açıklamasını nasıl değerlendirdiniz?" sorusu üzerine Prof. Ahmet Vefik Alp dikkat çekici bir yanıt verdi:

BAŞBAKAN'IN SÖZLERİNDEN SONRA AĞZIMIZLA KUŞ TUTSAK, O CAMİ OLMAZ

Sayın Başbakan'ı 1994 yılından beri tanıyorum. Belediye Başkanlığındaki ilk adaylığımda Sayın Başbakan'la da yarıştım biliyorsunuz. Ben de birçok kişi gibi, Sayın Cumhurbaşkanı, Sayın Bülent Arınç gibi Başbakanımın üslubunu doğru bulmuyorum. Fikri sabitlik var. Topçu Kışlası yapılacak dedi. Kurul reddetti. Orada konuyu belki biraz bırakmak gerekirdi. Kendisi reddi, reddetti. Ama sonunda halk reddetti. Sıkıntılı bir tablo oluştu. Bu aşamada biz Taksim'e cami yapacağız ifadesi zamansız oldu. Başbakan bunu söylediğinde, keşke söylemeseydi diye düşündüm. Hocam sizin proje yattı, diyerek hemen arkadaşlarım aradı. Çünkü algı buydu, artık ağzınla kuş tutsan, uluslar arası önemli ödüller alan projeyi de getirsen, formuyla mimarisiyle çok doğru bir iş de yapsan, ne olursa olsun, bu proje reddedilecek halk tarafından. Çünkü Başbakan bunu bir dayatma olarak getirdi şeklinde tepkiler aldım. Keşke öyle olmasaydı. Ben projeme az önce anlattığım özellikleri nedeniyle çok güveniyorum.Ve biz modern camiyi Taksim'e yapmazsak nereye yapacağız?

CAMİNİN GENİŞ KONSENSÜSLE YAPILMASI GEREK

Ahmet Vefik Alp'in cami yapımının halk oylamasına sunulmasına dair değerlendirmesi ise şöyle:

"Bunun sorumluluğunun farkındayım. Çok çalıştık. Tüm dünyadaki yeni camileri inceledik. Ama zaten ben raporumun son satırında yazdım. Ben caminin geniş bir konsensüsle yapılmasını istiyorum. Herkes fikrini söylesin, revizyon talepleri yerine getirilsin. İlk revizyon talebi de Sayın Başbakan'dan geldi.

TAKSİM'E CAMİ PROJESİ ÖYLE ÇOK KOLAY SÜREÇ DEĞİL

Prof. Alp, "Bu camiye yönelik plan neydi, projenin başlama bitiş takvimi nasıl tayin edilmişti, ne öngörülüyordu?" sorusuna ise şu yanıtı verdi:

Bütün bu sorularınıza cevap veremiyorum çünkü her şeyi de ben bilmiyorum. Ben neticede projenin mimarıyım. Demin söylediğim gibi taşın oluşturduğu bir mimariyi bugün betondan dökmenin yanlış olduğunu düşünüyorum. Mimarinin günü yansıtması gerektiğini düşünüyorum.

Bu arsada çözülmesi gereken birçok sorun olduğunu biliyorum. İmar planlarında bu arsa dini tesis alanı olarak belirlendi. Ancak buna karşı davalar açıldı, iptal edilmesi istendi. Taksim'de bir camiye gerek yok dendi. Mahkemeler bu projeye gelen ilk ödülle, paralel olarak, bu davaları reddetti. Projenin önü açıldı ama arsada daha mülkiyet sorunu var. Orada farklı kurumların mülkiyeti var, bunların toparlanması, Diyanet İşleri ya da vakfa verilerek, şu anda ön proje safhasında olan bu projenin geliştirilmesi olası. Tabii birçok onay safhası, koruma kurulu, belediye vs. var. Ama en başta karar vericilerin okeylemesi lazım. Öyle çok kolay, hemen başlanacak bir süreç değil. Ama orada arsayı rahatlatmak için bazı kamulaştırmalar da yapıldığını, arkaya doğru arazinin genişlemesi için, oradaki dükkanlara, binalara tebligatlar gittiğini duydum.

KADİR BEY BİR ÇOK PROJEYE KATILMIYOR

Prof. Ahmet Vefik Alp, izleyiciden gelen "İstanbul'un belediye başkanı kim" sorusuna ise ilginç bir sıralamayla yanıt verdi.

Bir Sayın Başbakanımız, iki Sayın Binali Yıldırım, üç Sayın Kadir Topbaş olarak sıralama yapıyorum. Kendi aralarında öyle anlaşmışlar. Burada meslektaşım Sayın Kadir Topbaş'ın üzerinde çok dominant bir Başbakan var, üstelik daha önce de İstanbul Belediye Başkanı olmuş. Samimiyetle ifade edeyim, Kadir Bey'in birçok projeye katılmadığını düşünüyorum. Örneğin Üçüncü Köprü, belki Kanal İstanbul gibi projelere katılmadığını ama makamı icabı, Sayın Başbakan ve Binali Yıldırım'a karşı duramıyor.

BEŞ ÇILGIN PROFESÖR HABERİYLE FAALİYETİMİZ DURDU

Haliç Köprüsü'nü facia olarak değerlendiren Alp, "Ama siz Çevre ve Şehircilik Şurası Danışma Kurulu Başkanı olarak atanmıştınız, bu o zaman gündeme gelmedi mi?" sorusu üzerine, basında yer alan "Beş Çılgın Profesör" haberinden sonra kurulun hiç toplanmadığını, çalışma yapılmadığını hatta kurul üyeleri ile dahi tanışamadığını ifade etti.

Bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz?

Etiketler:

İlgili Haberler

YORUMLAR

0 Yorum

Yorum Yazın