Bitmek tükenmek bilmeyen "Evrim teorisi dinle çelişir mi?" ya da "Allah canlıları evrim yoluyla mı yarattı?" tartışmasına doğunun filozofu Muhammed İkbal de katıldı.
Ünlü filozof, Timaş Yayınları tarafından 100 yıl sonra bir kez daha kağıda dökülen ‘İslam'da Dini Düşüncenin Yeniden İnşası' eserinde evrim teorisiyle ilgili sıradışı bilgiler veriyor.
İkbal, evrimi Darwin'den 800 yıl önce inceleyen İslam alimlerinin tezlerini karşılaştırdığı eserinde evrimin var olduğunu vurguluyor. Evrim sürecinde hurma ve üzüm asmasıyla ilgili ilginç bilgilere dikkati çeken İkbal, evrim süreçlerini şöyle anlatıyor:
TOHUMA İHTİYAÇ YOK
"İslam'da Matematik düşüncenin ilerlemesiyle yanyana, evrim fikrinin de kademeli olarak şekillendiğini görüyoruz. Göç sebebiyle kuşların hayatındaki değişikliklere ilk dikkat edecek şahıs (doğal çevrenin hayvanlar üzerindeki etkisinden söz ederek bir evrim kuramı geliştiren) Câhız'dı. Daha sonra, el-Bîrûnî'nin çağdaşı olan İbn Miskeveyh buna daha belirgin bir teori şekli vermiş ve onu el-Fevzü'l-Asğar isimli kelam eserine yerleştirmiştir.
İbn Miskeveyh'e göre evrimin en alt seviyesindeki bitkisel hayatın ortaya çıkması ve gelişmesi için tohuma ihtiyaç yoktur. Bu bitkisel hayat, türünü tohum aracılığıyla da devam ettirmez. Bu türden bitkisel hayat, madenlerden sadece azıcık bir hareket gücü bakımından farklılaşır. Bu hareket gücü yüksek şekillerde gelişmekte ve kendisini daha bitkinin dallarını çıkarması ve tohum aracılığıyla türünü devam ettirmesi şeklinde ifşa etmektedir. Hareket gücü kademeli olarak daha ileriye gider, sonunda bir gövdeye, yapraklara ve meyveye sahip olan ağaçlara erişilir. Evrimin daha yüksek bir seviyesinde, büyümek için daha iyi toprağa ve iklime ihtiyaç duyan bitkisel hayat şekilleri bulunur.
HURMANIN BEYNİ Mİ VAR?
Son seviyeye üzüm asması ve hurma erişmiştir, bunlar sanki hayvanî hayatın eşiğindedir. Hurmada açık bir cinsiyet ayırımı görülmektedir. Köklerinin ve liflerinin yanı sıra, hayvandaki beyin gibi işlev gören bir şey gelişmiş olup, hurma ağacının hayatı bu şeyin sağlığına bağlıdır. Bu seviye bitkisel hayatın gelişiminin en yüksek seviyesidir ve hayvanî hayata giriş aşamasıdır. Hayvanî hayata doğru ilk ileri adım, yerde kök salmaktan özgür olmaktır. İşte bu, şuurlu hareketin tohumudur. Hayvanlığın başlangıç seviyesi budur, bu seviyede önce dokunma ve en sonunda da görme duyusu ortaya çıkar. Duyuların gelişimiyle hayvan hareket özgürlüğü kazanır, solucanlarda, sürüngenlerde, karıncalarda ve arılarda olduğu gibi.
AT, ŞAHİN, MAYMUN VE İNSAN
Hayvanlık dört ayaklılarda atta, kuşlarda da şâhinde kemâle erer ve nihayetinde maymunda insanlık sınırına gelip dayanır. Maymun evrim terazisinde tam bir alt derecededir. Daha fazla evrim, gelişen bir ayırım yapma gücüyle birlikte bir takım fizyolojik değişiklikler ve bir maneviyat getirir, böylece insanlığın barbarlıktan medeniyete geçişi temin edilir."