TIMETURK / Haber Merkezi
RECEP TAYYİP ERDOĞAN:
İlk olarak kürsüye çıkan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan yaptığı konuşmada şunları söyledi:
"Bu fotoğrafta Gazi Mustafa Kemal silah arkadaşları ve Latife Hanım Cumhuriyetimizin kuruluşundan hemen önce çocuklarla sohbet ediyorlar.
Bu, çocuklarımızın kuruluştaki önemi göstermesi bakımından çok değerli. Bir başka fotoğraf, o da yine Kurtuluş savaşımız sırasında bir grup çocuk umutla Gazi Mustafa Kemal’i bekliyorlar.
Fakat bu çocukların giyimine kuşamına baktığımızda nereden nereye geldiğimiz bakımından çok büyük öneme haiz. Bu da meclisimizin açıldığı gün. Yine Gazi Mustafa Kemal’i Meclis’in önünde bekleyen çocuklar…
TBMM çocuklarla birlikte en çok da çocuklar için açılmıştır… Cumhuriyet en çok da çocuklar için ilan edilmiştir. Mehmetçik en çok çocuklar için, çocukları için canlarından vazgeçti. TBMM bugün de her şeyden çok çocuklarımız için vardır.
Bu gazi meclis milletin tüm fertleriyle beraber Türkiye’nin çocuklarına yeni bir ufuk çizmek zorundadır. Bu güzel ülkenin çocukları her şeyin en iyisini ziyadesiyle hak ediyorlar.
Bu ülkenin tüm çocukları her akşam babalarını doyasıya kucaklamayı hak ediyorlar. Her biri şehit evladı, şehit torunu olan bu ülkenin evlatları milletiyle beraber gururlanmayı hak ediyorlar.
Tek başımıza da kalsak yalnız da bırakılsak daha aydınlık bir Türkiye için mücadeleye devam edeceğiz. Şehitlerimizin muazzez ruhunu, şehit analarını incitmeden birliğimizi bütünlüğümüzü tıpkı şehitlerimiz gibi yüceltmeye devam edeceğiz.
23 Nisan 1920 ruhuyla hareket etmeye devam edeceğiz."
KEMAL KILIÇDAROĞLU:
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu konuşmasında şunları söyledi:
"24 Nisan 1920 günü Mustafa kemal paşa TBMM’de kürsüye çıkar ve bir konuşma yapar. O konuşmada kullandığı bir cümle Meclisin asli görevini bize hatırlatıyor.
Şöyle diyor Mustafa kemal paşa: “Mecliste yoğunlaşan milli iradenin doğrudan doğruya vatanın mukadderatına el koyduğunu bilmek temel ilkedir.”
Bu meclisin kullandığı yetki yazılı hükümlerle bir olmayan bir ruhtan, istiklal ateşinden kaynaklanıyordu. O kurumun ruhu Kuvay-ı Milli’ydi. TBMM’nin 23 Nisan 1920’de kendisine görev olarak tayin ettiği vatanın mukadderatına el koyma görevi 23 Nisan 2013’te bu meclisin omuzlarında bütün ağırlığı ile durmaktadır.
Bu meclis özgürlükçü, kurucu, devrimi ve milliyetçi meclistir. Olmazsa olmaz kavramın adı ise hukuktur. Bu meclis kendisini hukuka borçludur. Anadolu ve Rumeli Müdafa-i hukuk cemiyetlerini çok iyi bilmek zorundayız.
Bu meclisin kendi hukukunu sorumluluğunu devretmeye hakkı yoktur. Çünkü gasp edilen hak ve hukuk milletindir. 8 üyesi, hapse atılmış bir meclisini itibarı doğal olarak kaybolmaz mı. Bu arkadaşlarımızın içeride geçirdiği kaçıncı 23 Nisan bu.
TBMM olarak kendi kişiliğimize yabancılaşmaya hakkımız yoktur. Bu bayram özbeöz milletin bayramıdır. 23 Nisan 1920 hem zihinlerde hem gönüllerde hem de dillerdedir. Dilmeye kimsenin ne gücü ne de cesareti yeter. Tıpkı Türkiye Cumhuriyeti, tıpkı TC gibi…"
DEVLET BAHÇELİ:
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ise şöyle konuştu:
"TBMM’nin açılışını anlamak için 23 Nisan 1920’ye gelene kadarki vakaları iyi tahlili etmek gerekmektedir. Tıpkı bugünkü gibi demokratikleşme, reform ve barış sözleri dün sömürgeci zihniyetin bölmek için kullandığı propaganda araçları arasında yer almıştır.
Başta anadil talepleri özerk yönetim istekleri olmak üzere eninde sonunda bizi mağlubiyetle yüz yüze bırakmış ve boynumuzu bükmüştür.
Bu atalet ve kördüğüm içinde çözüm isteyenler Balkanlara çullanmışlar, çözüm bekleyenler kutsal topraklara üşüşmüşlerdir. Emperyalizmin kanlı dişlileri milletçe sahip olduğumuz kaynakları yutmak için elinden gelen vicdansızlığı sergilemiştir.
Bunun için tarihten ders çıkartmak ve aynı hataları tekrarlamamak paha biçilmez önemdedir. Bu tarihi hakikatlerin yanı sıra 1914’ten İstanbul’un işgaline kadar geçen süre Büyük Millet Meclisi’nin mayasını çalmış temellerini atmıştır.
Mondros’tan dönen heyet devletin kurtulduğunu müjdelemiştir. Bu heyet göre İstanbul’a tek bir düşman askeri dahi çıkmayacaktı.
Ne var ki çok kısa sürede düşman postallarının memleketin her yerine nasıl ulaştığı açıkça görülmüştür. Büyük Millet Meclisi’nin şartlarını oluşturan asalet meselelere güdük bir açıdan bakmadığı için her zaman vizyoner olmuş Türk milletinin kaderine leke sürdürmemiştir.
İlk meclis Türk milletine mensubiyetin arkasından inanmanın demokratik platformu ve eşsiz bir destanıdır. Ne hazindir ki meclisimizin kuruluşundan geçen 93 yıl sonra milli birliğimiz tahrip edilmeye çalışılmaktadır. Vatanımızın bölünmez bütünlüğü gazi meclisin kırmızı çizgilerindendir.
Hiç kimse ilk meclisi yanlış yorumlamamalıdır. Hiç kimse milliyetçi kahramanların dönemsel olarak kullandıkları ifadeleri başka yolu çekmemelidir."
GÜLTAN KIŞANAK:
Bahçeli'den sonra kürsüye BDP Genel Başkan Yardımcısı Gültan Kışanak geldi. BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Genel Kurul'da olmadığı için konuşmayı Kışanak yaptı.
Kışanak konuşmasında şunları söyledi:
"93 yıl önce kurulan ilk Meclis çoğulculuk esasıyla oluşturuldu Kadim Anadolu ve Mezopotamya halkları ortak bir gelecek için kader birliği yaptı 1921 anayasasında temsilde çoğulculuk esas alındı. Madımak’ta yakılan sadece insan bedeni değil kardeşlik türküleri oldu. Kürt halkı inkar, baskı ve asimilasyon politikalarına karşı büyük bedeller ödeyerek insanlık mücadelesi yürüttü. Özgür yarınlar bu mücadelelerin üzerine inşa edilecektir.
Cumhuriyetin kuruyuşundaki kapsayıcılık bize yeni bir gelecek kurmak konusunda ışık tutmaktadır. Bu parlamentoda her birimize tarihi bir görev düşüyor. O da demokrasiyi ve barışı inşa etmektir. 600 çocuk oyun oynarken patlayan bombalar yüzünden hayatlarını kaybettiler."
(Hürriyet)