$

Dolar

45,7311

Euro

53,5467

£

Sterlin

62,0757

Frank

58,4423

Gram Altın

6.717,4000

Bitcoin

3.537.752

$

Dolar

45,7311

Euro

53,5467

£

Sterlin

62,0757

Frank

58,4423

Gram Altın

6.717,4000

Bitcoin

3.537.752

Çeviri

Brzezinski: Rusya yükselen güç değil!

Dünyadaki en etkili dış politika uzmanlarından kabul edilen Brzezinski, Euronews'e verdiği röportajda Obama'nın ikinci dönemiyle küresel aktörleri değerlendirdi.

20.01.2013 - 15:06
turan
Brzezinski: Rusya yükselen güç değil!
Fotoğraf: Arşiv
Linke Tıkla, Timeturk'ü Favorilerine Ekle

TIMETURK / Haber Merkezi

Başkan Jimmy Carter dönemin ulusal güvenlik danışmanı Zbigniew Brzezinski, Washington’daki en etkili ve en saygın dış politika uzmanlarından. Brzezinski, o zamanlar-senatör olan Barack Obama’nın ilk destekçilerinden biriydi.

Euronews’a verdiği özel söyleşisinde Brzezinski, Obama’nın yeni dış politika ekibini övüyor ve Amerika’nın bir numaralı müttefiki Avrupa’dan daha ileri-görüşlü bir liderlik çağrısı yapıyor.

Euronews’in Washington temsilcisi Stefan Grobe: Dr. Brzezinski, Barack Obama iki eski Senato çalışma arkadaşını Dışişleri ve Savunma Bakanlıkları için seçti. John Kerry ve Chuck Hagel’i. Her ikisi de Vietnam Savaşı deneyimini ağırlıkla kullanıyor. Bu sadece bir tesadüf mü yoksa bu atamalar arkasında Obama’nın özel bir mesajı mı var?

Zbigniew Brzezinski: Her ikisinden bir parça var. Özellikle yani Vietnam’dan çıkarılacak derslerin önemini iletmek için tasarlandığını sanmıyorum fakat öte yandan kesinlikle Vietnam, Amerika’nın küresel ölçekteki macerasında önemli bir safhaydı. Bu noktada her ikisi de muhtemelen bundan geniş dersler alacak kadar zekidirler.

Euronews: Henüz Obama doktrini gibi bir şeyimiz var mı?

Brzezinski: Bir Obama doktrinimiz var fakat her zaman kendim için siyasi bir risk olarak söylediğim gibi bir Obama doktrinimiz var fakat bir Obama stratejimiz yok. Bu iki isim doktrin için bir strateji sağlayabileceğini düşünüyorum.

Euronews: Peki, bu strateji nedir?

Brzezinski: Her şeyden önce çıkış noktası olarak son 200 yıldır şahit olduğumuz geleneksel küresel çatışmaların artık gelecekte yaşanmayacağı olgusunun kabulüyle başlaması gerektiğini düşünüyorum. Yani bu, en güçlü dahi olsa tek bir gücün küresel hegemonya kavramının artık uygulanabilir olmadığıdır. Fakat aynı zamanda daha yüksek potansiyel riskler taşıyan eşzamanlı çatışmalarla karşılaşacağız. Bu yüzden tepkilerimizin çok daha zeki, çeşitli ve diğer başlıca uluslarla ortaklaşa olması gerekir. Aynı zamanda yakın tarihi deneyimizde örtülü şekilde yaşanan herhangi bir topyekun bir yüzleşmeden kaçınmalıyız.

Euronews: ABD başkanının ikinci döneminin ilk yılı her zaman söz verme zamanı olmuştur zira başkanın elinde fazlasıyla dış politika sermayesi vardır. Yaratıcı olmak için dört yılı vardır ve yeniden seçilmek için dikkatli olmak zorunda da değildir. Obama bu sermayeyi nasıl harcayacak? Öncelikleri ne olması gerekir?  

Brzezinski: Önceliklerin bir ölçüde halihazırda yüzleştiğimiz Ortadoğu’da artan çatışma ve gerilim tarafında dikte edildiğini düşünüyorum. Ortadoğu’da çeşitli cephelerden (bahsediyorum) sadece İsrail-Filistin gibi geleneksel olandan değil. Suriye cephesi ve onun daha geniş bölgesel gerilimleri gibi. İran’ın ortaya çıkardığı risklerle de yüzleşmesi gerekiyor. Fakat bunun ötesinde dünya haritasına ve Kuzey Kore’den başlayarak Çin Denizi, Hindistan, Çin, Afganistan, Pakistan, İran, Irak, Suriye üzerinden Nijer ve Mali’ye kadar Avrasya’nın güney sınırlarına bakarsanız, potansiyel olarak patlayıcı gerçek bir kuşakla yüzleşmek zorundasınız.

Euronews: Avrupa’dan bahsedelim. Obama’nın liderliğinde Amerika’nın Avrupalıya dönüştüğüne dair bazı tespitler var. Bunu bir kompliman olarak alabilirim fakat elbette burada keskin bir iğneleme var... Biliyoruz ki Avrupa’nın birçok sorunu var, birçok şey Avrupa’da yanlış gitti. Ancak ayrıca biliyoruz ki Avrupa nihayetinde bir tür sorumluluk ve siyasi liderlik gösterdi. Şunu sormak istiyorum Amerika’nın Avrupa’dan bugünlerde öğrenebileceği bir şey var mı?

Brzezinski: Bir bakıma evet. Avrupa’ya baktığınızda onların bazı sorunları bizim sorunlarımızın aynadaki yansıması gibidir. Ciddi mali sorunlar, sosyo-ekonomik çatışmalar, bazı ciddi iç kutuplaşmaklar, siyasi çıkmazlar ve geleceğin ortak zorlayıcı bir vizyonunu yoksunluğu. Yani birbirimizin meselelerinden öğrenebiliriz. Fakat ben her ikisi için de iyimserim. Meselelerimizi aşacağımızı düşünüyorum. Avrupalıların özellikle Avrupa Birliği’nin atlatacağını sanıyorum.

Euronews: Birleşik Devletler ile Çin, Hindistan ve Rusya gibi yükselen küresel güçler arasındaki rekabete bakın. Amerika hala Avrupa’ya ihtiyacı var mı yoksa Avrupa’ya bugün daha çok mu ihtiyacı var?

Brzezinski: Çin, Hindistan ve Rusya’yı yükselen güçler dediniz. Eğer yakından bakarsanız bunlardan sadece biri yükselen güçtür. Diğer ikisi değildir. Bir tanesi geçmiş için nostaljiyle mücadele etmektedir ve diğer de sosyo-ekonomik şartları hesaba katıldığını kendisini fazlasıyla abartmaktadır. Tek bir yükselen güç vardır o da Çin’dir. Elbette buna dikkat etmeliyiz. Fakat Avrupa halihazırda önemli bir varlıktır. Bizim başlıca ticaret ortağımız, başlıca küresel müttefikimiz ve küresel şarta anlam katabilecek büyük zindelik potansiyeline sahiptir. Bu Avrupalıların ciddi şekilde ne tür bir gelecek istediklerini adreslemesiyle mümkün olacaktır. Avrupa’da tikelciliğe doğru bazı eğilimler, geçmişe dönmek için nostaljik trendler mevcuttur. Ancak bunlar Avrupa’nın meselelerini çözmeyecektir. Avrupa bugün çok daha çağrışımcı ileriye dönük liderliğe ihtiyacı vardı. Birkaç on yıl önce bu mevcuttu ancak bugün bu yok. 

Euronews: Rusya ile siyasi gerilimler Magnitsky Yasası (Amerikalıların Rus çocukları evlat edinmesi ve Radyo Liberty’nin Moskova bürosunun kapatılması) ile ciddi şekilde arttı. Tekrar bu zemine geldik. Obama’nın Rusya ile “reset”ini nasıl değerlendiriyorsunuz? Birçok gözlemciye göre bu tamamen başarısızlık mı? Obama çok mu naifti? Nasıl görüyorsunuz?

Brzezinski: Bunun tamamen bir başarısızlık ve naiflik olduğunu düşünmüyorum. Öncelikle fazlasıyla sınırlıdır. RESET kelimesini düşünün. Bunda öyle çok iddialı bir şey yok. Bu bilgisayar çağından gelen bir kavram, doğru mu? Peki, bilgisayarın reseti nedir? Bu bilgisayarın içinde ya da üzerinde dramatik bir değişiklik değildir. Sadece yeniden ayarlamadır. Yani amaçların mütevazı bir tanımıdır. Bunun izlendiğini düşünüyorum fakat şimdi bunun çok daha zor bir ayar ile izlenmesinin nedeni Putin’in yeniden görünmesidir. İki numaralı Putin, bir numaralı Putin’den çok daha az etkin ve çok daha az çekicidir. Zihni geçmişle, dünya çağında Büyük Rus gücü kavramıyla, yeni bir adla Sovyetler Birliği gibi bir şey yaratmakla meşguldür. Bunlar nihayetinde gerçekçi olmayan amaçlardır. Kaldı ki Rusların çoğunun da bunu desteklediğini sanmıyorum.

Euronews: Obama’nın ikinci döneminin “reset”inin “resetini” göreceğimizi düşünüyor musunuz?

Brzezinski: Bazı mutabakatlar ve bazı ihtilaflar olacaktır.

Euronews’deki bu söyleşi Oğuz Eser tarafından Timeturk.Com için tercüme edilmiştir. 

Bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz?

Etiketler:

İlgili Haberler

YORUMLAR

0 Yorum

Yorum Yazın