SON HABERLER
Sol Ok
Sağ Ok
ANASAYFAGÜNDEMPOLİTİKADÜNYAGÜNCELEKONOMİYAŞAMSPORÇEVİRİSAĞLIKKÜLTÜREMLAKEĞİTİMFOTOVİDEO
Ebu Bekir Efendinin Afrika'ya gönderilişinin 150. yılı
26.12.2012 15:00

Ebu Bekir Efendinin Afrika'ya gönderilişinin 150. yılı

Bir Osmanlı âlimi Ebubekir Efendi'nin Güney Afrika'ya gönderilişinin 150. yılı anısına...

TIMETURK / Haber Merkezi

Sempozyumun amacı, Türkiye’nin Afrika’ya açılım politikaları çerçevesinde Sahra Altı Afrika ülkelerinden Güney Afrikabölgesi ile ilişkilerimizin daha da güçlenmesine katkıda bulunmaktır. Bu ülkede yaşayan vatandaşlarımıza özgüven vermesi, dindaşlarımızın tarihi bağlarını unutmamalarının sağlanması, Türkçe konuşmaları çok zayıflamış hatta unutmuş olanlara dillerinin canlandırılmasına yardımcı olunması ve Ebûbekir Efendi’nin Güney Afrika Cumhuriyeti toplumu üzerindeki etkilerini nesnel bir biçimde ele almaktır.



Aynı zamanda böyle bir proje Ebûbekir Efendi’nin hala ulaşılamayan kimi torunlarına da ulaşılmasına vesile olacaktır. Ebûbekir Efendi’nin torunlarından bazılarının kültür erozyonuna uğramış olması da sadece yüzyıllık bir süreç içerisinde yaşanan sıkıntıları göstermektedir. Bundan sonrakilerin de kültür ve geleneklerini kaybetmemeleri için böyle bir proje ile başlangıç yapılıp şu anda Güney Afrika Cumhuriyeti’nde Cape Town şehrinde yaşayan Kemal Efendi ve Hişam Nimetullah Efendi gibi aile ileri gelenleri ile irtibata geçilip çalışmalar yapılabilir. Kemal Efendi şu anda aileden 600’e yakın kişi bulunduğunu, kültürel ve dini bağlarınının gittikçe zayıfladığını ve Türkçe öğrenmek istediklerini belirtmiştir. Her ikisi de sempozyuma katılım gerçekleştireceklerdir. Bu bağlamda aile üyelerinin kültürel ihtiyaçlarına cevap verecek çalışmalar için Güney Afrika Cumhuriyeti’ne dini ateşe görevlendirilebilir ve Türk Kültür Merkezi açılabilir. Yunus Emre Enstitüsü ile de gerekli görüşmeler yapılıp Cape Town’da bir çalışma başlatılabilir.



Ebûbekir Efendi Türkiye – Güney Afrika ilişkileri açısından - özellikle sosyo – kültürel bağlamda - en önemli figürlerden biridir. Osmanlı Halifesi adına orada olması özellikle Müslümanlar arasındaki bilgi eksikliğinden dolayı yaşanan anlaşmazlıkların çözümünde büyük bir rol oynamasına vesile olmuştur.

Cape Town Müslümanları, 16 Nisan 1862′de Osmanlı Fahri Konsolosu Roubaix aracılığıyla Güney Afrika’daki İngiliz sömürge valiliğine Cava dilini unuttukları için dini kitaplarını okuyamadıklarını, bu yüzden de kendilerine İslam’ı öğretmek ve anlatmak üzere Hilafet merkezi olan İstanbul’dan bir âlim getirtilmesini istiyorlardı. Osmanlı yönetimi, bu talep kendilerine ulaşınca meseleyi gündemine aldı. Ahmed Cevdet Paşa’nın araştırmaları sonucu bulduğu Ebûbekir Efendi’nin 25 lira maaşla Güney Afrika’ya gönderilmesine karar verildi. Ebu Bekir Efendi, 1814 yılında Irak’ın Şehrizor-Erbil bölgesinde doğdu. Ebu Bekir Efendi'nin ataları Osmanlı kaynaklarında Kerkük bölgesinde iskân edilmiş Hoşnaviler adıyla anılan bir Kürt sülaleden gelmektedir. Osmanlı kaynaklarında bazen Şehrizor’lu diye geçen Kerküklü Ebu Bekir Efendi'nin babası da kendisi gibi bir din hocası olmakla beraber Şehrizor’da kendisine ait olan bir medresede din eğitimi ile meşguldü. Bölgedeki aşiret çatışmalarından dolayı daha sonra Erzurum’a göç eden aile Şehrizor’a bir daha geri dönmemiştir.

Ebûbekir Efendi, 1 Ekim 1862′de İstanbul’dan ayrılarak, uzun ve meşakkatli bir yolculuktan sonra 13 Ocak 1863′te Cape Town’a vardı. İngilizler, Müslümanlar arasında “Halifenin temsilcisi”nin meydana getireceği dalgalanmadan çekindikleri için, Müslüman halktan Ebûbekir Efendi’nin gelişini bir süre sakladılar. Ebûbekir Efendi, başlangıçtaki kendisine karşı ilgisizliğin nedenini anlayamamıştı.

Cape Town Müslümanları biraz gecikmeyle de olsa, Ebûbekir Efendi’nin geldiğini öğrendiler. Şehrin gazeteleri İstanbul’dan gelen bu “büyük misafirden” övgü ve ilgiyle söz ettiler. Ebûbekir Efendi’nin Capetown Müslümanları arasındaki ayrılık ve cehaleti gidermek üzere Halife Abdülaziz tarafından gönderildiği haberi şehrin her tarafına yayıldı.

Ebûbekir Efendi ilk günlerini Cape Town ve halkını tanımakla geçirdi. 13 bin civarında nüfusa ve minaresiz iki camiye sahip olan Cape Town Müslümanları, genellikle dar gelirli olup, daha çok arabacılık, balıkçılık ve çiftçilikle uğraşmaktaydılar. Felemenkçe-Malayca karışımı yeni bir dille konuşuyorlardı. Hıristiyanlar’la araları iyiyken, kendi aralarında devamlı kavga vardı. Bâtıl âdet ve gelenekleri de bulunuyordu.Ebûbekir Efendi Cape Town’da önce Müslümanları birliğe çağırıp ayrılık olmaması için camilerde hutbeyi Osmanlı Sultanı adına okuyordu.

Ebûbekir Efendi, Cape Town’a varışının 15. gününde bir okul açtı. 20 gün içinde 300′den fazla öğrenci topladı. Kur’an-ı Kerim, Arapça, Türkçe öğretti ve dini kitaplar okuttu. Birçok önemli dini kitabı, altı ayda hızla öğrendiği Cava Malaycası’na çevirip, eliyle çoğaltarak öğrencilerine dağıttı. Yaşlılara tatil günlerinde tefsir okutup, sohbet etti.



Ebûbekir Efendi’nin çalışmaları 1870′lerde Güney Afrika’nın her tarafına yayıldı. Ebûbekir Efendi, hafızlığını tamamlayan ve ilmî yeterliliğe sahip öğrencileri, ilmî çalışmalarda bulunmaları için ülkenin çeşitli yerlerine gönderdi. Yetiştirdiği öğrenciler Cape Town’dan başka Port Elizabeth, Johannesburg, Kimberley, Durban hatta Mozambik’te bile Osmanlı okul ve camileri açıp, bütün Güney Afrika Müslümanları’na liderlik yaptılar. Camilerde hutbeler Osmanlı sultanları adına okundu. Açılan kampanyalarla Hicaz Demiryolu için binlerce sterlin toplandı. Yüzlerce Afrikalı 1911 Trablusgarb ve 1912 Balkan savaşlarında savaşmak için Harbiye Nezareti’ne, yani Osmanlı Savaş Bakanlığı’na müracaat ettiler. Milli Mücadele’de de bu durum devam etti. Ankara’ya 17.634 lira ve 875 sterlin gönderip, İstiklâl Harbi şehitlerimiz için İngiliz sömürgesi olan Güney Afrika’da mevlit ve hatimler okutmuşlardı.



Çok yoğun bir eğitim çalışması içerisine giren Ebûbekir Efendi, yetişkinler için akşamları ayrı bir program uyguluyordu. Pazar günleri halka Rûhu’l Beyân tefsirinden vaaz veriyordu. Hanımların eğitimine de ayrıca önem veren Ebûbekir Efendi, hanımlar için de bir okul açmıştı.

Güney Afrika’da bir taraftan eğitim ile meşgûl olan Ebûbekir Efendi, diğer taraftan halka daha iyi bir şekilde nüfûz edebilmek için kısa zamanda mahallî dil olan Felemenkçe’yi ve İngilizce’yi öğrendi. Dinî ve ilmî faaliyetlerini sadece Güney Afrika ile sınırlı tutmayan Ebûbekir Efendi, çeşitli ülkelerden gelen heyetlere de ilmî konularda yardımcı olmaya çalışıyordu. Bu münasebetle de Ebûbekir Efendi’nin birkaç defa Mozambik’e gittiği de bilinmektedir.





Ebûbekir Efendi, 29 Haziran 1880′de Capetown’da 67 yaşında, arkasında altı çocuk bırakarak vefat etti. Cape Town’da Tana Baru mezarlığında defnedildi. Mezarı hâlâ ziyaret edilmektedir. İki evlilik yapan Ebûbekir Efendi’nin ikinci eşinden üç oğlu vardır. İslâmî ilimlerde iyi bir âlim olarak yetiştirdiği büyük oğlu Ahmet Atâullah Efendi, 1884’de Kimberley’de açılan ilk Osmanlı okulunun müdürlüğüne tayin edilmişti.Babalarının ölümünden sonra, eğitimlerini sürdüren çocukları daha sonra Ebûbekir Efendi’nin görevini başarıyla sürdürdüler.





Ebûbekir Efendinin İstanbul’da yaşamış olan kızı Fehime Hanım’ın oğulları Osman Efendi ve Amina Hanım’a, Tekirdağ Çorlu’da yaşamış olan torunlarından Vecihe Hanım’ın ulaşılamayan yakınlarına ulaşılabilir. Cape Town’da yaşadığı sosyal çevreden etkilenerek hıristiyanlığı seçen David Baker Effendi’ye kültür ve geleneklerini hatırlamasına vesile olacaktır. Ebûbekir Efendinin oğullarından Alaaddin Bey’in torunu Kerime Sinclair Efendi sahip olduğu inançlarını koruduğunu ifade ediyor ve Türkiye’nin, Ebûbekir Efendi’nin hatırasına layıkıyla sahip çıkmak için bir şey yapmadığını düşünüyor. Dünyanın diğer bölgelerindeki torunlarına da ulaşma imkânı doğacaktır.

Bu sempozyum neticesinde ortaya çıkacak çalışmalar vesilesiyle Ebûbekir Efendi’nin manevi mirasına sahip çıkmak için bir vakıf veya enstitü kurularakCape Town'u hikmetin ışığıyla aydınlatan o büyük âlime vefamızı da göstermiş oluruz.





Sempozyum neticesinde oluşturulan gündem vesilesiyle Afrika’ya açılım çerçevesinde yapılan çalışmalara akademik, siyasi, sosyal ve kültürel katkıların ortaya çıkmasının sağlanması hedeflenmektedir. Güney Afrika ile ilişkilerimizin yeniden yapılandırılmasına ve nasıl daha iyi olabileceğine dair araştırma ve tecrübe neticelerine göre öneriler sunulacaktır. Geçmişte yapılan çalışmalar gözden geçirilecek ve nelerin yapılmaması gerektiği ve de nelerin eksik kaldığı hususları tespit edilip buna göre bir çalışma stratejisi belirlenmesine katkıda bulunmasına hizmet edeceği düşünülmektedir.

Bu çerçevede önce saha araştırması yapılarak, ilgili kişi, kurum ve kuruluşlarla, sivil toplum kuruluşları ile, üniversitelerden akademisyenlerle gerekli irtibatlar sağlanarak ön incelemeler ve hazırlıkların tamamlanmasıyla bir günlük bir sempozyum gerçekleştirilecektir.

Ebûbekir Efendi’nin hayatının da ortaya çıkacak yeni bilgi ve dokümanlarla “Bir Osmanlı Alimi: Ebubekir Efendi Belgeseli” çekimlerimiz devam etmektedir.

Güney Afrika Hükümeti, Ebûbekir Efendi’nin Güney Afrika’ya gelişinin 115. yılı olan 1978′de “Ebûbekir Efendi Müzesi” açarak, burada Ebûbekir Efendi ve ailesine ait belge, resim ve eşyalar sergilenmeye başlandı.Türkiye olarak biz de Ebûbekir Efendi’nin Güney Afrika’ya gönderilişinin ve oraya ulaşmasının 150. yıldönümlerinde çeşitli etkinliklerle bağlarımızı güçlendirmemiz ve hatırlamamız çok önemlidir. Bu sempozyum bir “tarihe not düşme” çalışmasıdır.

PROGRAM / OPENING SESSION(10:00-10:45)

1-Enver ARPA, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) Ortadoğu Afrika Dairesi Başkanı

2-İstanbul Medeniyet Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Dekanı

3- Ahmet KAVAS, İstanbul Medeniyet Üniversitesi- Çad Büyükelçisi

4- Hişam Nimetullah Effendi

5- Mustafa EFE AFSAM ve Sempozyum Organize Komitesi Adına

Coffe Break: Ara: (10:45-11:00)

BİRİNCİ OTURUM (11:00-12:00)

Güney Afrika – Osmanlı İlişkileri

Oturum Başkanı/: Prof. Dr., Zekeriya KURŞUN ORDAF Başkanı / President of ORDAF /

Marmara Üniversitesi

1- Prof. Dr. Ahmet KAVAS, ORDAF Başkan Yardımcısı/Vice President of ORDAF / İstanbul Medeniyet Üniversitesi/Istanbul Medeniyet University/ T.C. Çad  Büyükelçisi /Ambassdaor of Turkey in Chad

2- Hişam Nimetullah EFFENDİ, Ebubekir Efendi’nin Torunu / Grandson fo Abu Bakr Effendi

3- Serhat ORAKÇI, İHH Afrika Direktörü / IHH Director for Africa

(12:00-13:15) Öğle Yemeği ve Namazı

İKİNCİ OTURUM (13:15-14:15)

Güney Afrika’da Ebubekir Efendi, Osmanlılar, İslam ve Müslümanlar

Oturum Başkanı: Enver ARPA TİKA

1-Ahmet UÇAR, Araştırmacı-Yazar/Researcher-Author

2-Prof. Dr. Muhammed HAROON, Botsvana Üniversitesi/University of Botswana

3-Usman Kemal EFFENDİ, Ebubekir Efendi’nin Torunu/ Grandson fo Abu Bakr Effendi

4-Ömer Faruk YILMAZ, Araştırmacı-Yazar/Researcher-Author

Coffe Break (14:30-15:00)

ÜÇÜNCÜ OTURUM (15:00-16.15)

Türkiye-Güney Afrika İlişkileri ve Güney Afrika’daki Gelişmeler

Oturum Başkanı: Ahmet KAVAS

1-Hamid ADAMS, Aktivist / Activist

2- Dr. Mustafa ÇAKIR, Sabahattin Zaim Üniversitesi / Sabahattin Zaim University

3- Aycan KANDEMİR, Ebubekir Effendi’nin Torunu/ Grandson fo Abu Bakr Effendi

4- Mustafa EFE, Afrika Uzmanı / Expert on Africa

Coffe Break (16:15-16:30)

DÖRDÜNCÜ OTURUM(16:30-17:30)

Torunlarının Dilinden Ebubekir Efendi ve Kapanış

Oturum Başkanı: Ahmet UÇAR

1- Hişam Nimetullah EFFENDİ

2- Rashida EFFENDI

3- Mustafa EFE

KAPANIŞ





    YORUM YAZ

YORUMLAR

Ali Celebcigil / 06.01.2013 22:28:11
adimizi ve dedemlerin adlarini hangi cemaat kullanirsa bizim onayimizin disindadir,Sizler gercek Evladi Resuller hakkinda bilgi edinmeden fikir yürütmeyiniz.Isminin önünde hicbir sekilde Kürt veya Baska bir kimlik konulamaz,Kendisi Osmanli Türk Alimidir.Sizler,Türkiye de yasayan sahte Seyyidlerin arastirmasini yapin.Bakin Adnan Oktar a sorun,Seyyidmidir diye.
Ali CELEBCIGIL
Ali Celebcigil / 06.01.2013 22:27:45
Kendisi Evladi Resul dür. Ve bu belgelidir. Bunu zaten büyük Islam Alimlerinin hepsi bilmektedir, Ayrica damati olan Abdülrezzak Ilmi Efendi, yine büyük Islam Alimi Ömer Nasuhi Bilmen in amcasidir, Ömer Nasuhi Bilmen in dayisi da Piristineli Haci Maksut Efendidir, size Ailemin sadece kücücük bir bölümünü yazdim, Su anda Hz.Muhammed SAV in dünya da yasayan en yakin soyudur, fakat bizler bunu hicbir sekilde, hicbir politik ve cemaat olusumunda kullanmayiz,
Ali Celebcigil / 06.01.2013 22:26:59
Bunlar arstirmaci yazarlar tarafindan tercüme edilmis,hayatinin bir kisminin anlatildigi kitap yilin arastirmasi ödülünü almistir.Ayrica kendisi hakkinda Ingiliz ve Hollanda arsivlerindede bir sürü belge bulunmaktadir,Kendisinin Seyyid oldugu Nakibülesraf larin tuttugu secere ile belgelidir. Merak edenler bulup bakabilirler. Sunu da hatirlatayim sizlere, Osmanli arsivleri dünya nin en hatasiz tutulmus arsivleridir,bunu simdi Cumhuriyet döneminde tutulan arsivlerle karistirmiyalim.
Ali Celebcigil / 06.01.2013 22:26:06
Ordunaryus Profesör Ebubekir Efendi Hz. Hakkinda merak edilen her türlü bilgi Osmanli arsivlerinden elde edilebilinir.Aslinda bu tür polemiklere cevap verme aliskanligim olmamasina ragmen, dedem Ebubekir efendi hz. Hakkinda bilinmesi gereken birkac kücük ayrintiyi bildiriyorum, yoksa onu anlatmaya sayfalar yetmez.Dedem hakkinda Osmanli arsivlerinde bulunan belgeler 200 ün üstündedir.
ali sert / 27.12.2012 00:41:04
merhum hafız A.Samed Mısırda ne arıyordu.Biz Kürtler türklerle islamın yayılışında görev yaparak oralara gittik.yeni yüzyılda islamın yeniden buhran içindeki milletlere yayılmasını Allahın izniyle bu beraberlik meydana getirecektir.içimize sokulan pkk ihanet şebekesi bunu önlemek için kurdurulmuştur.Fakat düşman ne yaparsa yapsın hangi oyunları oynarsa oynasın bu kardeşlik geleceğe taşınacak ve asra asırlara damgasını yendien vuracaktır bu halk fetih toplumu olacaktır yeniden kimse üzülmesin
ali sert / 27.12.2012 00:37:20
Rabbim bu mücahit alimin şeffatine mazhar etsin hepimizi.ömrünü Allah ve resulüne adayan nice isimsizler vardır ki ebubekir efendide bunlardan biriydi.Biz kürtlerin ırkçılık hastalığına (kısmide olsa) tutulmasına kimlerin neden sebep olduğu merhum hocamızdan ve diğer islam mücahidi alimlerden bellidir.islam dışı organizasyonlar kürtleri islamın dışına iterek islamın yentürk ve kürt birlikteliğiyle yayılmasını önlemeye çalışıyorlar. macaristanda bulunan kürtler niçin varlar?
aryantan / 27.12.2012 00:03:47
Bir davet de benden gelsin. derhal islamı literaturu maskeleyen bir kaç kurt faşisti derhal butun bu yapılanların kurtleri zapturapt altına almak, özgurluklerini kıstlamak ve ortadaoğunun ezilen zulumden başnı kaldıramayan en dinamik islam toplumu olan kürtler için kurulmuş bir tezgah olduğunu soylesin. Akabinde ve detayında israilin iranın ve dahi batının kucağında yetişmiş gerillasını ! okul basmak adam kaçırmak şehrin ortayerini bombalamak için en makul sebeblerdir guzellemesi yapsın.
Hamid Karadag / 26.12.2012 21:03:01
bazi proflari hemen goreve davet ediyorum. derhal bu Ebubkkir Efendinin kayi boyundan oldugunu yok olmuyorsa Kurd olmadigini pardon hic degilse en azindan seyyid oldugunu belgelendirsin. vatanimizin bolunmez butunlugune ve ulkemizin kutsal uniter yapisina tehdit olabilir.
selman / 26.12.2012 20:00:10
ebubekr efendinin türkiye tarihi ile ne alakası var. osmanlı nere türkiye cumhuriyeti nere?
Foto Galeriler Videolar Yazarlar Günün Özeti
TİMETÜRK SON HABERLER
ÇOK OKUNANLAR
TİMETÜRK AJANS HABERLERİ
SON YORUMLANANLAR