$

Dolar

47,0421

Euro

53,8382

£

Sterlin

63,0668

Frank

58,2276

Gram Altın

6.158,9000

Bitcoin

3.003.137

$

Dolar

47,0421

Euro

53,8382

£

Sterlin

63,0668

Frank

58,2276

Gram Altın

6.158,9000

Bitcoin

3.003.137

Spor

Arap Baharı'ndan olimpiyatlara

Arap Baharı ülkelerinin sporcuları 2012 Olimpiyatları'na katılabilmek için birçok rakibinin hayal edemeyeceği zorlukları aşmak zorunda kaldı.

12.08.2012 - 12:05
umut
Arap Baharı'ndan olimpiyatlara
Fotoğraf: Arşiv
Linke Tıkla, Timeturk'ü Favorilerine Ekle

Dünya gündemine son 2 yılda damga vuran en önemli gelişmelerden biri kuşkusuz Arap Baharı ’ydı. Devrimlere, çatışmalara, yıkımlara ve değişimlere sahne olan bu ülkelerin sporcuları 2012 Londra Olimpiyatları’na katılabilmek için diğer sporculardan daha zorlu koşullarda mücadele etmek zorunda kaldılar. Birçok ülkede rakipleri en gelişmiş olanaklarla antrenman yaparken onlar şiddeti ve savaşı gördü. Aralarında eylemleri nedeniyle ömür boyu hapis cezasına çarptırılan, hatta gösteri sırasında vurulan bile oldu. Yine de yılmadılar. İşte Arap Baharı ülkelerinden sporcuların olimpiyat karnesi:

MISIR : Arap Baharı ’ndan en çok etkilenen ülkelerden biri olan Mısır ’dan 19 farklı spor dalında 113 sporcu olimpiyatlara katıldı. Olimpiyatların ilk iki haftasında Mısır ’ın sadece iki madalyası vardı. Gümüş madalya alan Alaaddin Ebu Elkasım, olimpiyat tarihinde erkekler eskrimde bir Afrika ülkesine madalya kazandıran ilk isim oldu. Güreşte ise 2004 Olimpiyatları’nın altın madalyalı oyuncusu Kerem Gaber gümüş madalyanın sahibi oldu. Mısır müftüsü Ali Cuma, Mısır ’ı temsil edecek sporcuların oyunların ramazana denk gelmesi nedeniyle oruç tutmayabileceklerini belirten bir fetva vermişti.

TUNUS: Tunus polisinin 17 Aralık 2010’da sebze arabasına el koyduğu Muhammed Buazizi’nin kendini yakması ‘ Arap Baharı ’nı başlatan kıvılcım olmuştu. Tunus’u olimpiyatlarda ‘artistik cimnastik’ dalında temsil eden Vecdi Bouallegue Tunus Devlet Başkanı Zeynel Abidin Bin Ali’nin devrilmesini sağlayan halk ayaklanmasına katılanlar arasındaydı. 2009’da Bin Ali’nin spor salonundaki fotoğrafını yaktığı için eski rejim tarafından ömür boyu hapis cezasına çarptırılan Bouallegue, rejimin devrilmesinden sonra spora geri döndü ve olimpiyatlara gitmeye hak kazandı. Her ne kadar ilk 24’e girip finallere kalamadıysa da cimnastikte ülkesini temsil eden az sayıdaki futbolcudan biri oldu. Ünlü yüzücü Usame Melluli erkekler 1500 metre serbest yüzmede bronz madalya alırken, Habibe Gribi de bayanlar 3000 metre engelli koşu dalında gümüş madalya kazandı.

LİBYA : Libya ’da 42 yıllık Muammer Kaddafi iktidarının devrilmesi sonrasında ülkede yeşil düz zeminden oluşan bayrak yerine kırmızı, siyah ve yeşil renkli üç şeritten oluşan ve siyah şeridin üzerinde beyaz ay-yıldızın bulunduğu yeni bayrak kullanılmaya başlandı. Ancak olimpiyatlara 5 kişiyle katılan Libya ’nın yeni bayrak ile temsil edilmesine karşı çıkan Kaddafi yanlıları Olimpiyat Komitesi Başkanı Ahmed Nebil el-Tahir el-Alem’i kaçırdı. Alem, 1 hafta sonra bırakıldı. Bu koşullar sporcuların performansını da olumsuz etkiledi. Libyalı sporcular ilk turlarda elendi.

YEMEN: Aylar süren hükümet karşıtı gösterilerin 30 yıldır iktidarda olan Devlet Başkanı Ali Abdullah Salih’in koltuğu terk etmesiyle sonuçlandığı Yemen’de şiddet ve yoksulluk ülkeyi terk etmiyor. Olimpiyatlara 4 sporcuyla katılan Yemen’in judodaki temsilcisi Ali Khousrof, Salih rejimine karşı düzenlenen gösterilere katılmıştı. Ancak hükümet güçlerinin göstericilere karşı kullandığı şiddetten o da nasibini aldı. Yüzlerce kişinin öldüğü protestolarda Khousrof da karnından vuruldu. Özel bir tedavi sayesinde sağlığına kavuşan Khousrof, çalışmalara yeniden başlayarak en büyük hayali olan olimpiyatlara katılmayı başardı. Ancak ikinci turda elendi.

CEZAYİR : Arap Baharı ’ndan nispeten az etkilenmesine rağmen gösterilerin sürdüğü ülke, 2012 Olimpiyatları’na 39 sporcuyla katıldı. 800 metre elemelerinde olimpiyat ruhuna aykırı biçimde elinden geleni yapmadığı gerekçesiyle önce diskalifiye edilen, sonra yarışa katılmasına izin verilen Tevfik Maklufi, Erkekler 1500 metrede altın madalya kazanarak ülkesinin gururu oldu. Ülkenin olimpiyat politikaları ise tartışmaları beraberinde getirdi. Geçen mayıstaki ‘Kano Dünya Şampiyonası’nda Cezayirli Nasrettin Bağdadi’nin İsrailli bir sporcuya karşı yarışacağının öğrenilmesi üzerine hükümet, Bağdadi’nin yarıştan çekilmesi için baskı yapmıştı. Ülkenin Olimpiyat Komitesi Başkanı Raşit Hanifi aynı politikanın Londra’da izleneceğini söyledi. Uluslararası Olimpiyat Komitesi ise rakip takımın veya sporcunun, dini veya milliyeti nedeniyle yarıştan çekilmenin olimpiyat etiğine uygun olmadığını vurgulayan bir açıklama yaptı. Buna rağmen Cezayir İsrailli bir sporcu veya takımla eşlenilmesi halinde sporcuların yarışa devam edebilmek için hükümetten izin almak zorunda olduğu konusunda ısrar etti.

SUUDİ ARABİSTAN: 2012 Olimpiyatları’nın hem Suudi Arabistan hem de olimpiyat tarihi açısından ayrı bir önemi var. Bunun nedeni, Suudi Arabistan olimpiyat heyetinde ilk defa 2 kadın sporcunun da bulunması. Uluslararası Olimpiyat Komitesi Başkanı Jacques Rogge da bu konuya vurgu yaparak olimpiyat tarihinde ilk defa tüm ülkelerin takımlarında kadın sporcu bulunduğunu, bunun ‘cinsiyet eşitliği’ açısından çok önemli olduğunu söyledi. Beş dalda 19 sporcuyla temsil edilen ülkenin ilk kadın sporcuları elendi, ama tarihe geçti. Aralarında Kraliyet ailesinden üyelerin de olduğu binicilik takımı ise üçüncü olarak ülkeye tek madalyasını getirdi.

BAHREYN: Sünni hanedana karşı baş kaldıran Şiilerin baskılara rağmen sokakları bırakmadığı Bahreyn, Londra Olimpiyatları’na 12 sporcu gönderdi. Olimpiyat Komitesi Başkanı, Sünni hanedan ailesinden Kraliyet Muhafızları Başkanı Şeyh Nasır bin Hamad el Halife olunca, spor siyasi tartışmaların gölgesinde kaldı. İnsan hakları örgütleri, çok sayıda sporcuyu, antrenörü ve hakemi tutuklatmakla suçladıkları El Halife’nin Londra’ya davet edilmemesi çağrısı yaptı.

SURİYE: Tüm dünya, 2011 martından beri Suriyeli muhalifler ile Devlet Başkanı Beşşar Esad arasındaki mücadeleyi izliyor. Açılış töreninde sıra Suriye heyetinin geçişine geldiğinde alkışların azalması dikkat çekmişti. Büyük baskı altında Londra’da Suriye adına mücadele eden sporcular, genelde siyasi konularda sessiz kalmayı tercih etti. Suriye Olimpiyat Komitesi Başkanı Mahir Hayata ise ordunun halkı korumaya çalıştığını ve ülkede katliamların son bulması için muhalefetin yenilgiye uğraması gerektiğini belirterek Esad yönetimine desteğini ortaya koydu. Suriye’yi 7 dalda temsil eden 10 sporcu, olimpiyatlardan eli boş döndü.

Bu haber hakkında ne düşünüyorsunuz?

Etiketler:

İlgili Haberler

YORUMLAR

0 Yorum

Yorum Yazın