Raporunda, "Başbakan Binyamin Netanyahu'nun yönettiği ve denetlediği karar alma sürecince esaslı ve belirgin düzensizlikler bulunduğunu belirten Lindenstrauss, "Başbakan'ın karar alma süreci, üst düzeydeki siyasi, askeri ve istihbarat yetkililerinin, Türk flotillasının diğer flotillalardan farklı olduğunun farkında olmalarına karşın, düzgün, eşgüdümlü ve belgelenmiş bir takım çalışması olmadan gerçekleşti" ifadesini kullandı.
Raporda ayrıca, karar alma sürecinde Netanyahu'nun, "flotillanın zor kullanılarak durdurulmasının, Mavi Marmara gemisinin güvertesindeki çatışmayı başlatmadaki sorumluluğunu içselleştirmediği" ifadesi de yer aldı. Netanyahu'nun sözcüsü Mark Regev hazırlanan rapor hakkında yaptığı ilk açıklamada, "İsrail'in demokratik süreci, kusuru bağımsız olarak tespit etmek için oluşturulmuş kurumsal mekanizmaları da içerir ve Devlet Denetleyicisi'ne yaptığı çalışma için teşekkür ediyoruz" diye konuştu.
Bu arada sözkonusu raporun aslında hak hukuk tanımayan İsrail eylemlerinin aklamaya yönelik olduğu gözlerden kaçmadı. Söz konusu kanlı saldırının faturası sadece Başbakan Netanyahu'ya kesilirken İsrail Ordusu ve devletinin yaptığı katliamın bir kişiye yüklenerek örtbas edilmeye çalışıldığı kaydedildi.
İsrail askerlerinin Gazze'ye yardım malzemesi taşıyan Mavi Marmara gemisine 31 Mayıs 2010'da Gazze açıklarında düzenledikleri saldırıda biri ABD vatandaşı olmak üzere 9 Türk hayatını kaybetmişti