HİÇBİR DEVLET HUKUKUN ÜSTÜNDE OLAMAZ
İsrail'in artık herhangi bir devlet gibi uluslararası normları uygulama zorunluluğu olduğunu ifade eden Davutoğlu, ''İsrail'i mazlum edebiyatı üzerine kuran iradenin bugün artık bu argümanı kullanma şansı yoktur. İsrail'i uluslararası hukukun üstünde gören anlayış aslında uluslararası hukuku tehdit eden anlayıştır'' dedi. Davutoğlu, Mavi Marmara'ya karşı saldırı söz konusu olduğunda BM Güvenlik Konseyi'nde yaptığı konuşmada da bu duruma atıfta bulunduğunu hatırlatarak, ''Hiçbir devletin uluslararası hukukun üzerinde olma hakkı yoktur. Bu, BM'nin en tabii, en temel kuralıdır. İsrail kendini BM'nin herhangi bir üyesiyle eşit kabul edene kadar da uluslararası hukuk mücadelemizi sürdüreceğiz'' diye konuştu.
TAM EGEMEN BİR FİLİSTİN DEVLETİ
Ortadoğu'da bir düzenin kurulabilmesi için yarı egemen değil, tam egemen bir Filistin devletinin kurulması gerektiğini belirten Davutoğlu, ''İsrail'in vicdanına ya da merhametine bırakılmış bir Filistin, yarı özerk bir Filistin değil, kendi topraklarında tam egemen ve sınır bütünlüğü tanınmış bir Filistin istiyoruz'' dedi.
Tam egemen Filistin devletinin başkentinin de Doğu Kudüs olması gerektiğini vurgulayan Davutoğlu, şöyle konuştu:
''Bu bir lütuf değildir, Filistinli kardeşlerimizin hakkıdır. Bu, insanlık vicdanını temsil eden Kudüs'e sadakat hisseden bütün Müslümanların, Hıristiyanların, İbranilerin hakkıdır. Kudüs, o vicdanı temsil edecek şekilde Filistin'in başşehri olmalıdır.''
YOLUN SONU FİLİSTİN DEVLETİ
Davutoğlu, ''Oslo süreci, Madrid süreci, yol haritası, quartet... Her türlü diplomatik terminoloji kullanıldı. Bir seferinde uluslararası bir toplantıda da söyledim. Artık 'yol haritası' tabirini duymak istemiyoruz. Yolun sonunu görmek istiyoruz. Yolun sonu Filistin devletidir. O olmadıkça yeni yol haritaları, yeni barış planları üretmenin hiçbir faydası yok. Burada eksik olan uluslararası iradedir. '' diye konuştu