Kurtulmuş, yaptığı yazılı açıklamada, 27 Nisan'ın ''ülke siyasi tarihinin son olağan dışı müdahalesi olmasını'' ümit ettiğini belirterek, özetle şunları kaydetti:
''Ankara Cumhuriyet Başsavcıvekilliği, 27 Nisan e-muhtırası için Ocak 2012'de bir soruşturma başlatmıştı. Geçen 3 aylık sürede soruşturmada nasıl bir ilerleme sağlandığınızı bilmiyoruz. Ancak bu soruşturma sürecini de 28 Şubat soruşturma süreci gibi yakından takip edeceğiz.
27 Nisan, siyasi iradeyi doğrudan hedef seçmiş somut bir muhtıradır. Dolayısıyla '27 Nisan muhtıra değildir' gibi yaklaşımları doğru bulmuyoruz. 27 Nisan muhtırası açıkça siyasi iradeyi ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerini hedef almıştı. Muhtıra, seçim sonuçlarına da açık müdahale özelliği taşımaktadır. Dolayısıyla, TSK'nın 27 Nisan girişimi tarihe muhtıra olarak geçmeli ve soruşturulmalıdır. Muhtırayı verenler, girişimlerinde daha ileri gidebilselerdi muhtıra açık bir darbeye dönüşecek, belki de sonuçları 28 Şubat'tan da vahim olacaktı.''
Kurtulmuş, 27 Nisan'ın tüm detaylarıyla aydınlatılması gerektiğini belirterek, ''Muhtırayı ben yazdım, diyerek sorumluluğu üzerine alanlar başta olmak üzere dönemin yetkilileri ve varsa siyasi, bürokratik uzantıları bu soruşturma çerçevesinde ifade vermelidir. Ancak bu şekilde gerçekleri görebiliriz'' değerlendirmesini yaptı.
Darbelerle yüzleşmeden, darbeleri soruşturmadan ''yeni siyaset''in mümkün olmadığını kaydeden Kurtulmuş, ''Yeni Siyaset-Yeni Türkiye için darbecilerle hesaplaşmanın yanı sıra darbelerin eseri olan yasaların da değişmesi gerekir. Örneğin mevcut anayasa, siyasi partiler yasası, seçim yasası, TBMM iç tüzüğü darbe yönetimlerinin eseridir. Değiştirilmesi gerekir'' ifadesini kullandı.