Anayasa Mahkemesi'nin 50. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla Ankara'da bir tören düzenleniyor. Törende konuşma yapan Cumhurbaşkanı Gül de konuşmasında adaletin toplum hayatı için temel bir kavram olduğunun altını çizdi ve şunları söyledi:
Sempozyumun bugün ve yarın yapılacak oturumunda 21. Yüzyılda Hak ve Özgürlük hareketleri konusunda tartışacaksınız. Adaletin tecellisinde vazgeçilmez bir rolü olan, devlet ve toplumu birleştiren anayasalara ilişkin düşüncelerimi aktaracağım. Adalet insanlığın hidayetten bir yiyecek gibi barınma gibi ihtiyaç duyduğu bir kavramdır.
Toplum hayatı için temel bir kavramdır. Esasen hukukun erdemi ancak adaletin tecellisine imkan veriyorsa ortaya çıkar. Başkalarının hak ve özgürlükleriyle, farklı kimliklere hoşgörü göstermeyen toplum düzeninde adaletten bahsetmek söz konusu olmaz.
Aynı şekilde devletlerarası ilişkilerde hakkaniyete özen göstermeyen ve insanlığın ortak değerine sahip çıkmayan uluslar arası bir düzenin dünyada barış araması düşünülemez. Diğer taraftan insanlığın ortak mirası olan kültürel varlıklara hoyratça davranmak gelecek kuşaklar için vahim bir adaletsizliktir.
Adalet duygusu rasyonel, evrensel bir gerçeklik taşısa da adaletin kendiliğinden tecelli edeceğini düşünemeyiz.
ADALET MÜLKÜN TEMELİDİR SÖZÜ TESADÜF DEĞİL
Tarih boyunca pek çok filozof ideal devletin nasıl olması gerektiği konusunda tartışmışlardır. Bir çok düşünür bu konuları derinine tartışmıştır. İşleyen toplum hayatı için güçlü bir devlete ihtiyaç vardır.
Çin, İran, İngiltere ve Türkiye gibi ülkelerin bugün hala uluslar arası medeniyet sahnesinde önde gelen konumda olmalarında, sahip oldukları devlet geleneğinin önemi büyüktür.
Adalet mülkün temelidir sözünün bugün kullanılıyor olması tesadüf değildir. İslam ülkelerinin pek çoğunun maruz kaldığı sömürgecilik ile birlikte toplumsal psikoloji bu toplumların, kendi değerlerine yabancılaştığı ortaya çıkmıştır.
Pek çok toplumsal kavramı bugün tekrar yorumlamak zorundayız. Küreselleşme toplumsal unsurlar bakımından bir çok sorunla karşı karşıya bırakmaktadır. Kişi hak ve özgürlüklerinin genişletilmesiyle güvenlik, yürütmenin icraatı ile çoğulculuk, güçler ayrılığı prensibi, milli egemenlik ile uluslar arası meşruiyet, ekonomik büyüme ile adil paylaşım.
Anayasalar yapılırken, bahsettiğim sorunlara yönelik çözümler belirleyici rol oynayacaklardır. Geleneksel devlet kendi güvenliği ve bekasını her şeyin üstünde tutar.
BASKICI YÖNTEM DÖNEMİ ARTIK GEÇMEK ÜZERE
Teknolojik gelişmeler, sosyal medya yenilikleri, dünyada olup biten her şeyi herkes tarafından öğrenilmesine yol açmıştır. Bu gerçeğin farkına varan liderler, değişime öncülük ederken, değişime direnen rejim ve liderler ise hem kendilerine hem halklarına büyük bedel ödetmişlerdir.
Korkuyla bu tür baskıcı yöntemle halkları yönetme dönemi de artık geçmek üzeredir. Netice olarak hem dünyada gelişme devam etmekte, hem de en baskıcı rejimler dahi kendilerini adil gösterme mecburiyetindedirler. Demokratik devlet dünyada ahlaki üstünlüğü ele geçirmiştir.
Doğal olarak demokratik devlet bir anda tek bir yasayla da ortaya çıkmamıştır. Esas süreç toplum ve devletin yani, temsil edilen ve temsil edenin hak ve sorumluluklarının çizilmesiyle başlamıştır. Anayasal hareket ve süreçlerin temel odak noktasında bu konu teşkil etmektedir.
YENİ ANAYASA MESAJI
Reformlar sürekli olmak durumundadır. Çağımızın devleti, demokratik bir devlettir. Temel insan hak ve özgürlüklerine taviz vermeden, güvenliği sağlayan özgürlükçü bir devlettir. Sosyal bir devlettir. Milli çıkarlarının peşinde koşarken, insanlığa karşı sorumluluklarının bilincinde olan sorumlu bir devlettir. Tabiatıyla bu referanslar daha da genişletilebilmektedir.
Türkiye’nin uzun süredir gündeminde yer alan konumlardan biri, yeni bir anayasanın hazırlanması hususudur.
Halkımızın büyük çoğunluğu yürürlükteki anayasanın cevap vermemesinden, milletimizin zenginliğini yok saymasından rahatsızlık duymaktadır. Meşruiyeti yüksek bir meclis tablosunun ortaya çıkması halkımızın beklentilerini de yükseltmiştir.
Aziz milletimizin önünde 1921 ve 24 anayasasından beri ilk defa, doğrudan millet tarafından ilk defa anayasa yapımı fırsatı bulunmaktadır.