Tahran'ın, Irak üzerinden Suriye'ye mühimmat sevkiyatı yaptığını savunan İhvan lideri Muhammed Riyad el Şakfa, ellerinde bu konuda birçok delil olduğunu söyledi. Katliamları gerçekleştirenler arasında çok fazla İranlı askerler olduğunu ileri süren el Şakfa, 'İran mazlumun değil, bir zalimin yanında yer alıyor. Hz. Hüseyin'i seviyorlarsa böyle davranmamalılar.' diye konuştu.
Riyad el Şakfa, ateşkes ve siyasi diyalog süreci başlatılmasını öngören BM ve Arap Ligi Özel Temsilcisi Kofi Annan'ın barış planının da başarıya ulaşmasını temenni ettiklerini söyledi. Annan planında öngörüldüğü şekilde uluslararası gözetim altında gerçekleşecek bir demokratik seçimin, rejimin sonu olacağını vurguladı. Ancak rejimin, zamana oynayarak planı başarısız kılmak için uğraşacağını sözlerine ekledi. Batı ülkelerinin ve BM'nin Suriye'deki durumla ilgili ciddi tavır almamasından yakınan El Şakfa, rejimin iki şekilde son bulabileceğine dikkat çekti. Birinci yolun askerî müdahale, diğerinin ise Özgür Suriye Ordusu'nun yönetimi devirmesi olduğunu belirtti.
Esed rejimine karşı olan bütün muhalif grupları 'Suriye Milli Meclisi' adı altında bir çatı altında topladıklarını belirten İhvan lideri, muhalifler arasında bir bütünlüğün geçiş dönemini kolaylaştıracağını ve garanti altına alacağını dile getirdi. Sadece Kürt bir grubun meclise henüz dâhil olmadığını ifade ederken, "Kürtlerin bazı talepleri var ama bunlar olabileceğin çok üstünde. Biz onlara tüm hakları vermeye hazırız ve veriyoruz. Fakat bazı grupların özerklik talepleri var ve bunlar da Suriye'yi bölmeye götürecek talepler. Yalnız bu bütün Kürtlerin görüşü değil. Şu anda çok ciddi bir Kürt nüfusu Milli Meclisi'mizde temsil ediliyor." diye konuştu.
PKK HARİÇ TÜM SURİYE KÜRTLERİ ESED KARŞITI
Zaman'a konuşan El Şakfa, şu anda terör örgütü PKK haricinde bütün Kürtlerin Esed rejimine karşı olduğunu belirtti. Esed'in PKK'ya çeşitli kamplarda eğitim imkânı sağladığını ve bunu da Türkiye'ye karşı kullanmak istediğini vurguladı: "Suriye rejimi komşu ülkelere hep zarar vermiştir. Lübnan'da mezhepsel bir savaş ortaya çıkarmak istemiştir. Ürdün'de siyasetçilere suikastlar düzenlemiştir. Şimdi de, PKK'lıları eğitiyor." Suriye'de bir iç savaş ihtimalini değerlendiren El Şakfa, "Şu anda böyle bir tehlike görmüyorum. Esed rejimi, iç savaş olsun diye uğraşıyor. Bunu gerçekleştirmek için bazı istihbarat kuvvetlerini Humus'taki Alevi ailelerini vurmaları için gönderdi. Aynı zamanda Sünni ailelerini öldürmek için de aynısını yaptı. Peki, bunu niye yaptı? Çünkü dünyaya Suriye'de mezhep çatışması olduğunu göstermek istedi. Şu anda Özgür Suriye Ordusu ve muhalif silahlı gruplar arasında anlaşma var. Sivil hedeflere ve hükümet binalarına saldırmayacaklar. Sadece sivilleri koruyacaklar." dedi.
İHVAN ESED SONRASI İÇİN BİLDİRİ YAYIMLADI
Suriye Müslüman Kardeşler hareketi, Beşar Esad sonrası Suriye'de adalet ve hukuk, eşitlik, istikrar ve barışa dayalı bir devlet olacağı konusunda dünyaya güvence veren bir bildiri yayınladı Suriye'deki Müslüman Kardeşler, bildirisinde Esad sonrası Suriye ve geleceğe yönelik taahhütlerini ortaya koydu. Tüm vatandaşların eşit olduğu, sivil bir anayasa, çoğulculuk ve demokrasi sözü verilen bildiride, insan haklarına ve özgürlüklere tam saygı taahhüdü de yapıldı. Suriye İhvan'ı "Bu Sözleşme ve Tüzük ile tüm halkımızın haklarının korunacağı, korkuların bertaraf edileceği, güven ve huzur sağlanacağı taahhüt edilmiştir" dedi.
Müslüman Kardeşler tarafından kabul edilen ulusal bir vizyon ve ortak paydalar sunan bir belge olarak nitelenen yeni tüzüğün, " Suriye'deki bütün dini, mezhebi, etnik, siyasi ve entelektüel eğilimler" arasındaki barış ve uyum için yeni bir toplumsal sözleşme için temel olarak hazırlandığı kaydedildi.
Gelecekteki Suriye, "bireyler ve grupların temel haklarını koruyan bir sivil anayasaya dayalı, modern bir sivil devlet" olarak tanımlandı. "şeffaf, özgür ve adil seçimlerde halkın sandıkta temsilcilerini seçeceği" belirtilen tüzükte çoğulcu demokrasi taahhüdünde bulunuldu.
Suriye İhvanı, bildiride, aynı zamanda,"terörü kınadığını ve mücadele edeceğini, tüm uluslararası sözleşmelere saygılı olacağını, bölgesel ve uluslararası düzeyde istikrar ve güvenlik için çalışacağını, özellikle Lübnan başta olmak üzere komşu ülkeler ile iyi ilişkiler kurmayı" da taahhüt etti.
Gelecekte "intikam veya misillemeye yer olmadığı" belirtilen bildiri, "bu vizyon bizim istediğimiz gelecektir. Açık kalplerimiz ile, bu aziz vatandaki bütün kardeşlerimiz ve ortaklarımız için elimizi uzatıyoruzki, ülkemiz medeni toplumlar arasındaki haklı yerini alsın" ifadesi ile sona erdi.
Bildiride İsrail'den hiçbir şekilde bahsedilmemesi dikkat çekti