Şebbiha, kelime anlamı ile hayalet ve hortlak sözcüklerine karşılık gelmekte, Arapça’da çokça suç işleyen anlamında kullanılmaktadır. Suriye’de halk arasında görece eski kullanıma sahip olan bu kelime ile hukuksuz işler yapan ama güvenlik güçleri ve devlet içerisindeki güçlü bağlantıları nedeniyle yaptıklarının hesabını vermeyen kişiler kastedilmektedir.
Hafız Esed döneminde de aktif olan Şebbiha, Suriye’de gösterilerin başlamasıyla birlikte göstericilere ve muhaliflere yönelik tasfiye operasyonları yürüten, onlara doğrudan ateş açan sivil, paramiliter çeteler olarak ön plana çıkmıştır. Kendilerine çok hızlı ve görünmeden suç işledikleri için bu adın verildiği de söylenmektedir. Hafız Esed’in dayısının oğlu Nemir Esed tarafından örgütlendiği söylenen Şebbiha’dan 1975’te Suriye ordusunun Lübnan’a girmesiyle birlikte Hafız Esed’in abisi Malik Esed tarafından ilk defa açıkça bahsedilmeye başlanmış, 1982’de ise Rıfat Esed tarafından Şebbiha ilk defa ayaklanmalara karşı kullanılmıştır. Hafız Esed ise Şebbiha güçlerinden özellikle Lübnan ve Suriye’deki siyasi hasımları tasfiye için yararlanmıştır. Sayıları 9 ila 10 bini bulan bu güçler Esed ailesinden Münzir Esed, Hilal Esed, Harun Esed, Emir Esed, Hafız Esed, Ali Esed, Muhammed Esed, Sümer Esed, Suvar Esed ve Fevaz Esed tarafından komuta edilmektedir.
Bu grupların üyelerinin “eğitimsiz, fazla düşünmeyen, gözü kara, iri cüsseli kişilerden hatta azılı mahkûmlar arasındadan seçildiği” söylenmektedir. Grubun kendi içerisinde liderlerini “muallim – öğretmen” diye çağırdığı ve bunun Suriye istihbaratında şube müdürüne verilen bir ad olduğu ifade edilmektedir. Suriye’deki birçok gayr-ı meşru faaliyetlerde rol aldığı ifade edilen grubun, kendilerine karşı mücadele verdiği gerekçesiyle Basil Esed’e suikast tertip ettiği ve trafik kazasından sorumlu olduğu da iddia edilmektedir.
Şebbiha, Mart ayında patlak veren isyan ile birlikte Baas Partisi rejimi tarafından muhalifleri yıldırmak ve gözlerini korkutmak amacıyla kullanılmaktadır. Tamamı Nusayri ailelere mensup olan Şebbiha üyeleri, gösterilerde polis ve ordu güçlerinin yanı sıra konuşlanmakta, sokaklara, evlere ve köylere baskınlar düzenlemektedir. Düzenli bir örgütsel yapısı olmayan grubun özellikle sahil bölgelerinde büyük etkinlik gösterdiği bilinmektedir.