İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür Müdürlüğü, Kültür A.Ş ve Edebiyat Sanat ve Kültür Araştırmaları Derneğince (ESKADER), Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi'nde düzenlenen etkinlikte konuşan ESKADER Başkanı Mehmet Nuri Yardım, Yalçın'ın, kültür ve fikir mimarları arasında önemli bir yere sahip olduğunu, yüzlerce gencin yetişmesinde emeği bulunduğunu söyledi.
Yardım'ın başkanlığını yaptığı açık oturumda konuşan Yalçın'ın yakın dostlarından Prof. Dr. Salih Tuğ, Süleyman Yalçın ile tanışmalarının çok eskilere dayandığını belirterek, şöyle devam etti:
''Hukuk okuduğum yıllarda Sultanahmet'te milli değerlere bağlı bir hoca var diye duyuyordum. Kendisiyle Aydınlar Kulübünde tanışma fırsatı buldum derken, hoca yurt dışındaymış olmadı. Biz de o zamanlar bilgi ve görgümüzü artırmak için batı ülkelerine gönderildik. Aydınlar Ocağı o zaman birkaç yıl Süleyman başkansız kalmıştı. Ocağı yürüttük. İki sene sonra hoca gelince başkanlığa seçildi. 'Mal sahibi nasıl malının kırkta birini zekat verirse, ilim sahibi de ilminin kırkta birini zekat olarak vermelidir' derdi. Bunun da sosyal etkinliklere katılmakla mümkün olacağını söylerdi. Hocamız, tam gün hastalarıyla ilgilenmiş, ama talebe de yetiştirmiştir. Zamanın ve fikri kazancının zekatını tam manasıyla vermiştir. Hocamın malı mülkü olamadığını biliyorum, ama hocamız Allah'ın verdiği vakitten zekatını vermiştir.''
Prof. Dr. Nevzat Yalçıntaş da ''aziz başkanım'' dediği iki kişiden birinin Süleyman Yalçın, diğerinin ise Ali Coşkun olduğunu, ikisinin de hep cephede savaştığını belirterek, ''İkisi de çok açık sözlüdür. Milletimizin inançlarını kesin bir dille savunan savaşçılardır'' dedi.
Savaşılan cephelerin, tarih alanındaki yanlışlıklarla, Türk diline ve musikiye karşı yapılan haksızlıklarla mücadeleyi içerdiğini vurgulayan Yalçıntaş, bu mücadelenin, milletin kimliğini muhafaza etmeyi amaçladığını anlattı.
Yalçıntaş, Yalçın'ın da aralarında bulunduğu İstanbul'daki fikri çevrenin, tüm bu değerleri muhafaza etmek için çalıştığını, kültür tahrifatına karşı mücadele verdiğini kaydetti.
Dr. Metin Eriş ise Yalçın'ı Aydınlar Ocağı'nın kuruluşu sırasında tanıdığını belirterek, ''Yalçın, lider vasfını kullanarak Kabataş Lisesinde hocalarını cuma namazına götürmüştür. Yalçın, her zaman fevkalade dikkatli, adeta hasta muayene eder gibi sabırlı, itidalli ve yön belirleyici vasıflarıyla toplantılarda temayüz ediyordu. Çalışmalarımızda ortaya çıkan heyecanı dizginleyen, çözümler üreten yapısıyla mutlak olarak aramızda itidal unsuru olmuştur'' diye konuştu.
AA